⚠️

Deneysel Transliterasyon (Orijinal kaynaklara danışınız!)

  • Burada görülen çıktı, büyük dil modeli tarafından üretilmiş ve herhangi bir düzeltmeden geçirilmeden, birebir yansıtılmıştır.
  • Bu metnin hatalar ve eksikler içermesi olasıdır. Sadece referans ve ön izleme amaçlı kullanılmalıdır. Daima birincil kaynaklara başvurunuz.
  • Düstur metni Kongre Kütüphanesi adresinden alınmıştır. (Turkey, and Abdülhamid Ii Collection. Düstur. [Istanbul: Matbaa-i Amire Ankara: Başbakanlık Basımevi, 1863] Periodical. https://www.loc.gov/item/ne62000951/.)
Page 6
Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
3

Talebinde bulunduğu hâlde vukû bulan hüküm ledü’t-tahkik usûl-i meşrûasına muvafık
ise tasdik olunur değil ise istinaf kılınur deyu Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye’nin
1838 inci maddesinde ve bir da‘vâ hakkında lâhik olan hükme mahkûmun aleyh kanaat
etmeyip de ol hükmü hâvi olan i‘lâmın temyizi talebinde bulunduğu hâlde ledü’t-tedkik
usûl-i meşrûasına muvafık ise tasdik kılınur değil ise nakz olunur deyu
1839 uncu maddesinde ve def‘-i da‘vâ kable’l-hükm sahih olduğu gibi ba‘de’l-hükm dahi
sahih olur binâenaleyh bir da‘vâda mahkûmun aleyh olan kimse ol da‘vâyı def‘e
salih bir sebeb serd ve beyan ile def‘-i da‘vâ iddiasında ve iâde-i muhakeme talebinde bulunduğu
hâlde mahkûmun lehin muvacehesinde işbu iddiası istimâ‘ ve bu husus hakkında
muhakemeleri icra olunur deyu 1840 ıncı maddesinde mesturdur icabı ledü’t-tezekkür
mahkûmun aleyh mevâdd-ı sülse-i muharrereden hangisine tevfîkan aleyhine vaki‘ olan hükm-i i‘lâma
itiraz ederse kendi meşîet ve iradesine bırakılmayıp itiraz layihası mu‘terazun
aleyh olan i‘lâmla veyâ bir suret-i musaddakasına rabt edilerek heman hükûmet
vasıtasıyla Bâb-ı Fetvâpenâhîlerine irsal kılınması ve ba‘de’l-vürûd Fetvâhâne-i Celîlelerine
ledü’l-havâle hükm-i i‘lâm usûl-i meşrûasına muvafık görüldüğü hâlde tasdik
olunarak bilâ-tehir mahalline iadesi zımnında makam-ı fetvâya gönderilmesi ve i‘lâm-ı meb‘ûs eğer
usûlüne muvafık değil ise esbabı mufassalan zahr-ı i‘lâma tahşiye ve temhîr kılınması
ve mahallince ne yolda muamele olunmak lâzım gelür ise anın dahi zeyl-i tahşiyede irâe olunması
müşkilât-ı mebhûs anhânın halline kâfi gibi mütâlaa olunmağın ol vechle icrâ-yı îcâbı
ve bu yolda li-ecli’t-temyiz Bâb-ı Fetvâpenâhîlerine takdim kılınan i‘lâmât tasdik olunduğu
takdirde mahkûmun bihin edâ veya teslimine mahkûmun aleyhin kefil vermesi dahi mugayir-i şer‘
olmadığının Adliye Nezâreti’ne iş‘ar buyurulması) arz olunmuş idi.
Bu kere Adliye Nezâret-i Celîlesi’nin fî 4 Zilhicce sene 296 tarihli muhavvel
tezkeresi mütâlaa olundu hulâsa-i meâli Fetvâhânece tedkik sak ve sebklerinden sonra
mevki‘-i icrâya vaz‘ olunması istid‘âsıyla tehir-i icrâ-yı hükmü taleb olunan i‘lâmât-ı
şer‘iyye hakkında ba‘zı taraftan istifsâr-ı muamele olunması üzerine keyfiyet Encümen-i Adliye’ye
ledü’l-havâle i‘lâmât-ı şer‘iyye ahkâmı suret-i kat‘iyede olduğuna binâen tehir-i icrâsı
câiz olmamakla berâber Mecelle’nin 1838 inci maddesinde hükm-i şer‘îlerin kabil-i istinaf
olduğu muharrer olup fakat i‘lâmât-ı şer‘iyye istinafının suver-i icrâiyesine dâir