Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
231
çıkarılub yerlerine kaide-i meşruhaya tatbikan yeniden digerleri intihab olunacaktır.
Otuzuncu madde: Zikr olunan mütevelliler kinoviyon manastırlarında gumenosun taht-ı nezaretinde olarak icra-yı memuriyet ederler ve manastır sandığının üç miftahından biri bi'l-istihkak gumenosun yedinde bulunarak diger ikisi dahi mütevellilerin nezdinde bulunur ve markûm mütevelliler muhasebe defterlerini tutarak manastırın zî-kıymet eşya-yı kilisaviyesiyle kütüphanesinin hüsn-i muhafazası doğrudan doğruya markûmların dikkat ve ihtimamlarına muhavvel olduğundan bundan dolayı kendileri gerek gumenosa ve gerek bi'l-cümle ihvana karşı mes'uldürler.
Otuz birinci madde: Mezkûr mütevellilerden birisi kitabetde lazım olan sıfat-ı ashabından bulunduğu halde manastırın umur-ı tahririyesini icra eder ve bu sıfatı haiz olmadığı halde kitabet unvanı yine kendüsünde baki olmak üzere kendi mes'uliyeti altında olarak diger bir yazıcı istihdam eder.
Fasl-ı Hâmis
( İdiyortimon nevinden olan manastırların gumenoslarının suret-i intihabiyle hukuk ve vezaifini beyanındadır )
Otuz ikinci madde: İdiyortimon manastırlarının gumenosluğuna kabil-i intihab olacak zatın on sekizinci madde hükmünce kinoviyon manastırları gumenoslarının haiz olması lazım gelen sıfat ile muttasif olması lazimedendir.
Otuz üçüncü madde: İdiyortimon manastırlarının gumenoslarının intihabı yirmi birinci maddenin ahkâmına tevfikan, lazımlardan maada bi'l-cümle ihvan-ı manastırın içtimaında icra olunarak işbu içtimada dahi manastırın ileri gelenlerinden rütbeten en büyüğü riyaset eder.
Otuz dördüncü madde: İntihabın icrası akabinde yirminci madde ahkâmınca beyan olunan muamelat icra olunur.
Otuz beşinci madde: Gumenos manastıra aid kâffe-i hususatda daima idare mütevellileri ile müzakere ederek mevad-ı cariyeye ve ayrıca karar vermeye ve mesalih-i mühimme zuhurunda manastırın ihtiyar ve ileri gelenleriyle istişareye mecburdur fakat verilen kararın emr-i icrası gumenosa aittir.
Otuz altıncı madde: Gumenos daimi surette manastırda ikamete mecbur olup bi'l-cümle...
çıkarılub yerlerine kaide-i meşruhaya tatbikan yeniden digerleri intihab olunacaktır.
Otuzuncu madde: Zikr olunan mütevelliler kinoviyon manastırlarında gumenosun taht-ı nezaretinde olarak icra-yı memuriyet ederler ve manastır sandığının üç miftahından biri bi'l-istihkak gumenosun yedinde bulunarak diger ikisi dahi mütevellilerin nezdinde bulunur ve markûm mütevelliler muhasebe defterlerini tutarak manastırın zî-kıymet eşya-yı kilisaviyesiyle kütüphanesinin hüsn-i muhafazası doğrudan doğruya markûmların dikkat ve ihtimamlarına muhavvel olduğundan bundan dolayı kendileri gerek gumenosa ve gerek bi'l-cümle ihvana karşı mes'uldürler.
Otuz birinci madde: Mezkûr mütevellilerden birisi kitabetde lazım olan sıfat-ı ashabından bulunduğu halde manastırın umur-ı tahririyesini icra eder ve bu sıfatı haiz olmadığı halde kitabet unvanı yine kendüsünde baki olmak üzere kendi mes'uliyeti altında olarak diger bir yazıcı istihdam eder.
Fasl-ı Hâmis
( İdiyortimon nevinden olan manastırların gumenoslarının suret-i intihabiyle hukuk ve vezaifini beyanındadır )
Otuz ikinci madde: İdiyortimon manastırlarının gumenosluğuna kabil-i intihab olacak zatın on sekizinci madde hükmünce kinoviyon manastırları gumenoslarının haiz olması lazım gelen sıfat ile muttasif olması lazimedendir.
Otuz üçüncü madde: İdiyortimon manastırlarının gumenoslarının intihabı yirmi birinci maddenin ahkâmına tevfikan, lazımlardan maada bi'l-cümle ihvan-ı manastırın içtimaında icra olunarak işbu içtimada dahi manastırın ileri gelenlerinden rütbeten en büyüğü riyaset eder.
Otuz dördüncü madde: İntihabın icrası akabinde yirminci madde ahkâmınca beyan olunan muamelat icra olunur.
Otuz beşinci madde: Gumenos manastıra aid kâffe-i hususatda daima idare mütevellileri ile müzakere ederek mevad-ı cariyeye ve ayrıca karar vermeye ve mesalih-i mühimme zuhurunda manastırın ihtiyar ve ileri gelenleriyle istişareye mecburdur fakat verilen kararın emr-i icrası gumenosa aittir.
Otuz altıncı madde: Gumenos daimi surette manastırda ikamete mecbur olup bi'l-cümle...