Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
247
beyninde müşterekdir ve Aynaroz’un gerek dâhilinde ve gerek hâricinde vefât eden ale’l-umûm her bir keşîşin şâyet emvâl-i metrûkesi zuhûr edecek olursa vârisi manastırı olur ve fakat arâzî-i mîriyye ve mevkûfe emvâlde dâhil olmayıp kavânîn ve nizâmât-ı mahsûsasına tâbi‘dir.
Yüz on dokuzuncu mâdde: Keşîşlerden her hangisi bir manastıra duhûlünden sonra mâlik olduğu emvâli manastırı ızrâran âhara temlîk ve i‘tâ eylediği müşâhede olunursa kendisine emvâl-i mukaddeseye dahl ve ta‘arruz eder nazarıyla bakılarak ol vechle mezhebce te’dîb ve terbiye olunur.
Yüz yirminci mâdde: Eğer bir şahs keşîşlik silkine dâhil olduktan sonra cihet-i verâset ve yâhûd hibeden dolayı bir gûne emvâle sâhib olacak olursa dilediği gibi tevzî‘e muhtârdır fakat işbu emvâlin bir sülüsü manastırına i‘tâya mecbûr olup bu sülüs dahi hîç bir vakit âhara temlîk ve i‘tâ olunamaz.
Fasl-ı Sâbi‘ ‘Aşer
( Aynaroz’un Rûm Patrîkhânesiyle olan keyfiyet-i irtibâtıyla bunların )
( yekdiğerleri beyninde olan münâsebâtı beyânındadır )
Yüz yirmi birinci mâdde: Gerek kınoviyon ve gerek idiyorritimon nev‘inden olan manastırlardan her birinin bilâ-istisnâ patrîkhâne tarafından sigiliyon ta‘bîr olunan resmî senedi olması lâzımdır.
Yüz yirmi ikinci mâdde: Her manastır gumenosunun intihâbı yirmi birinci bendin ahkâmına tevfîkan patrîkhâne cânibinden tasdîk olunması meşrûtdur.
Yüz yirmi üçüncü mâdde: Manastırlar beyninde ve yâhûd manastır ile merbûtâtı arasında zuhûr eden münâza‘ât Aynaroz’da baş nâzırın odasında tecemmu‘ eden hey’etlerden ya‘nî nâzırların hey’eti ve lonca cem‘iyeti tarafından rü’yet olunup hall ve tesviye olunamadığı hâlde işbu nizâmnâmenin doksan altıncı bendi ahkâmınca tarafeynden birinin istid‘âsı üzerine patrîkhânece istînâfen fasl ü rü’yet olunur.
Yüz yirmi dördüncü mâdde: Muhtâc-ı fasl ve rü’yet olup mu‘allak kalmış olan her gûne mesâil ve husûsâtın hall ve tesviyesi içün lonca cem‘iyeti ve yâhûd a‘zâsının bir sülüsü tarafından taleb vukû‘unda patrîkhâne tarafından Aynaroz’a eksarhos ya‘nî me’mûr-ı mahsûs irsâl olunur.
beyninde müşterekdir ve Aynaroz’un gerek dâhilinde ve gerek hâricinde vefât eden ale’l-umûm her bir keşîşin şâyet emvâl-i metrûkesi zuhûr edecek olursa vârisi manastırı olur ve fakat arâzî-i mîriyye ve mevkûfe emvâlde dâhil olmayıp kavânîn ve nizâmât-ı mahsûsasına tâbi‘dir.
Yüz on dokuzuncu mâdde: Keşîşlerden her hangisi bir manastıra duhûlünden sonra mâlik olduğu emvâli manastırı ızrâran âhara temlîk ve i‘tâ eylediği müşâhede olunursa kendisine emvâl-i mukaddeseye dahl ve ta‘arruz eder nazarıyla bakılarak ol vechle mezhebce te’dîb ve terbiye olunur.
Yüz yirminci mâdde: Eğer bir şahs keşîşlik silkine dâhil olduktan sonra cihet-i verâset ve yâhûd hibeden dolayı bir gûne emvâle sâhib olacak olursa dilediği gibi tevzî‘e muhtârdır fakat işbu emvâlin bir sülüsü manastırına i‘tâya mecbûr olup bu sülüs dahi hîç bir vakit âhara temlîk ve i‘tâ olunamaz.
Fasl-ı Sâbi‘ ‘Aşer
( Aynaroz’un Rûm Patrîkhânesiyle olan keyfiyet-i irtibâtıyla bunların )
( yekdiğerleri beyninde olan münâsebâtı beyânındadır )
Yüz yirmi birinci mâdde: Gerek kınoviyon ve gerek idiyorritimon nev‘inden olan manastırlardan her birinin bilâ-istisnâ patrîkhâne tarafından sigiliyon ta‘bîr olunan resmî senedi olması lâzımdır.
Yüz yirmi ikinci mâdde: Her manastır gumenosunun intihâbı yirmi birinci bendin ahkâmına tevfîkan patrîkhâne cânibinden tasdîk olunması meşrûtdur.
Yüz yirmi üçüncü mâdde: Manastırlar beyninde ve yâhûd manastır ile merbûtâtı arasında zuhûr eden münâza‘ât Aynaroz’da baş nâzırın odasında tecemmu‘ eden hey’etlerden ya‘nî nâzırların hey’eti ve lonca cem‘iyeti tarafından rü’yet olunup hall ve tesviye olunamadığı hâlde işbu nizâmnâmenin doksan altıncı bendi ahkâmınca tarafeynden birinin istid‘âsı üzerine patrîkhânece istînâfen fasl ü rü’yet olunur.
Yüz yirmi dördüncü mâdde: Muhtâc-ı fasl ve rü’yet olup mu‘allak kalmış olan her gûne mesâil ve husûsâtın hall ve tesviyesi içün lonca cem‘iyeti ve yâhûd a‘zâsının bir sülüsü tarafından taleb vukû‘unda patrîkhâne tarafından Aynaroz’a eksarhos ya‘nî me’mûr-ı mahsûs irsâl olunur.