Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
79
Mâmûrîn-i Mülkiye Karârnâmesi
eyleyenlerin vukûâtı kezâlik mahallerinden her ay âhirinde nümûnesi vechle ale’l-esâmî vürûd edecek şehrî cedvelleri mûcibince yine icmâlen bir kalem olarak defter-i mezkûre yürütülecekdir.
Elli altıncı madde [1] — Nüzzâr ve vülât ve idâre-i müstakillede bulunan elviye mutasarrıfları elli beşinci maddede mezkûr esas ve şehrî cedvellerini tekaüd sandığı nezâretine vaktile göndermeğe mecbur ve göndermedikleri halde sebeb-i tehir olunanlar mesûl olacaklardır.
Elli yedinci madde — Tekaüd hakkını isbât edenlerin tasdîk-i hukûkunu ve müstahak olacakları tekaüd maaşlarının nisbet ve kemiyet-i nizâmiyesini ve hukûk-ı sâbitenin esas derecâtını hâvî cemiyetden kaleme alınacak mazbatalar tekaüd sandığı nezâretine ve oradan dahi Şûrâ-yı Devlet’e i’tâ edilecektir.
Elli sekizinci madde — Elli dördüncü maddede muharrer mazbatalar Şûrâ-yı Devlet’de tedkîk ve tasdîk olundukdan ve hak-ı tekaüdü isbât eden zâtın icrâ-yı tekaüdüne irâde-i seniye veyâ buyuruldu-ı âlî sâdır oldukdan sonra yedine tekaüdünü musaddık ve maaşın mikdârını mübeyyin Dîvân-ı Hümâyûn’dan meccânen matbû’ berât-ı âlî verilecek ve işbu berât-ı âlîyi hâmil olanlar tekaüd maaşını Dersaâdet’de bu sandıkdan ve vilâyetlerde olanlar Dersaâdet’de bulunan sandıkla muâmelesi icrâ olunmak üzere maaşlarını havâle-i mahallî mal sandığından alacaklardır.
Elli dokuzuncu madde — Tekaüd sandığı sermâye-i umûmiyesinin muâzene-i seneviyesi defteri her sene mâliyenin şubat nihâyetinde tekaüd sandığı muhâsebesinden bi’t-tanzîm cemiyet-i umûmiye tarafından tedkîk ve bir mazbata zeyli tasdîk olunup tekaüd sandığı nezâretinin takrîriyle Şûrâ-yı Devlet’e havâle olunarak oraca dahi dâire-i mahsûsasında ve heyet...
----------
[1] Esas defter ve vukûât cedvellerini ve sandık aidâtını vaktile göndermeyen nüzzâr ve vülât ve mutasarrıfîn ve mâmûrîn-i mâliyeden tekaüdünü isteyenler olduğu takdirde o dâire ve vilâyet ve livâdan aranılan defâtir ve cedâvil ve maa-güzşte aidât kâmilen vürûd edip arkası alınıncaya kadar bu makûlelerin tekaüd istidâlarının tevkîf olunup muâmelesi yürütülmemesi ve bu defter ve cedveller ile aidâtın vürûduyla arkası alındığı târîhin bunlar içün mebde-i istidâ ittihâz kılınması fî 25 Cemâziye’l-evvel sene 1300 târîhli irâde-i aliye ile kâide ittihâz olunmuşdur.
Mâmûrîn-i Mülkiye Karârnâmesi
eyleyenlerin vukûâtı kezâlik mahallerinden her ay âhirinde nümûnesi vechle ale’l-esâmî vürûd edecek şehrî cedvelleri mûcibince yine icmâlen bir kalem olarak defter-i mezkûre yürütülecekdir.
Elli altıncı madde [1] — Nüzzâr ve vülât ve idâre-i müstakillede bulunan elviye mutasarrıfları elli beşinci maddede mezkûr esas ve şehrî cedvellerini tekaüd sandığı nezâretine vaktile göndermeğe mecbur ve göndermedikleri halde sebeb-i tehir olunanlar mesûl olacaklardır.
Elli yedinci madde — Tekaüd hakkını isbât edenlerin tasdîk-i hukûkunu ve müstahak olacakları tekaüd maaşlarının nisbet ve kemiyet-i nizâmiyesini ve hukûk-ı sâbitenin esas derecâtını hâvî cemiyetden kaleme alınacak mazbatalar tekaüd sandığı nezâretine ve oradan dahi Şûrâ-yı Devlet’e i’tâ edilecektir.
Elli sekizinci madde — Elli dördüncü maddede muharrer mazbatalar Şûrâ-yı Devlet’de tedkîk ve tasdîk olundukdan ve hak-ı tekaüdü isbât eden zâtın icrâ-yı tekaüdüne irâde-i seniye veyâ buyuruldu-ı âlî sâdır oldukdan sonra yedine tekaüdünü musaddık ve maaşın mikdârını mübeyyin Dîvân-ı Hümâyûn’dan meccânen matbû’ berât-ı âlî verilecek ve işbu berât-ı âlîyi hâmil olanlar tekaüd maaşını Dersaâdet’de bu sandıkdan ve vilâyetlerde olanlar Dersaâdet’de bulunan sandıkla muâmelesi icrâ olunmak üzere maaşlarını havâle-i mahallî mal sandığından alacaklardır.
Elli dokuzuncu madde — Tekaüd sandığı sermâye-i umûmiyesinin muâzene-i seneviyesi defteri her sene mâliyenin şubat nihâyetinde tekaüd sandığı muhâsebesinden bi’t-tanzîm cemiyet-i umûmiye tarafından tedkîk ve bir mazbata zeyli tasdîk olunup tekaüd sandığı nezâretinin takrîriyle Şûrâ-yı Devlet’e havâle olunarak oraca dahi dâire-i mahsûsasında ve heyet...
----------
[1] Esas defter ve vukûât cedvellerini ve sandık aidâtını vaktile göndermeyen nüzzâr ve vülât ve mutasarrıfîn ve mâmûrîn-i mâliyeden tekaüdünü isteyenler olduğu takdirde o dâire ve vilâyet ve livâdan aranılan defâtir ve cedâvil ve maa-güzşte aidât kâmilen vürûd edip arkası alınıncaya kadar bu makûlelerin tekaüd istidâlarının tevkîf olunup muâmelesi yürütülmemesi ve bu defter ve cedveller ile aidâtın vürûduyla arkası alındığı târîhin bunlar içün mebde-i istidâ ittihâz kılınması fî 25 Cemâziye’l-evvel sene 1300 târîhli irâde-i aliye ile kâide ittihâz olunmuşdur.