Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
234
Rumeli-i Şarkî
On ikinci madde Avukatlar bir tarafın tesviye-i hususatına vekâlet etdikleri
halde diğer tarafın ne işlerini deruhde ve ne de anlara icra-yı nasayih edemezler
ve bununla beraber bir işin celse-i rü'yeti esnasında hâkim veyahud müdde-i umumîlik
sıfatında bulunmuş olan veyahud bu misillü memurlar ile beynlerinde münasebat ve muamelât-ı resmiyesi
bulunan avukatlar dahi o gibi işlere vekil olamazlar
Avukatlar bir davanın rü'yeti esnasında diğer tarafa ita-yı nasihat edemezler
On üçüncü madde Avukatlar vekâletnamelerinde tayin olunan müddet-i salahiyete değin
kendilerine tevdi olunan işin menafiini vikayeye mecburdurlar şayet tesviye-i icabatı
yoluna devamda kusur edecek olurlar ise mes'ul tutulup müvekkilleri dahi
kendilerine vekillikden ihrac edebilirler
İşbu avukatlar yalnız müvekkillerinin inzimam-ı muvafakati üzerine hususat-ı mevkûlelerinden
keff-i yed edebilirler
On dördüncü madde Vekâletname hükm ve kuvvetden sakıt oldukdan sonra avukat
olan kimse bir davanın esna-yı rü'yetinde kendisine tevdi olunan bilcümle evrak-ı
resmiye ve sairenin nüsha-i asliyelerini müvekkilinin talebi üzerine kendisine redd ve ita
etmeğe mecburdur gerek işbu mecburiyet ve gerek evrakın muhafazası mecburiyeti
ol babdaki vekâlet hükmünün rehin-i hitam olduğu günden itibaren üç sene mürurundan
sonra fesh ve ilga olunur
On beşinci madde Avukat olan kimse vekâletnameyi vekil olduğu tarafa iadeye
mecbur değildir ancak müvekkilin vekâletname derununa vekâletin fesh ve imha olunduğunu
iş'ar ve işaret etmeğe hakkı vardır
On altıncı madde Dava vekilinin bir gûne manii vukuunda mes'uliyet-i nizamiyesi
kendisine aid olmak üzere yerine diğer vekil tayin etmeğe hakkı vardır
Eğer serd edeceği maniin bir sebeb-i vâhiye mebni olduğu ve yerine diğer vekil tayin
etmeksizin müvekkilini terk eylediği takdirde müvekkilin zarar ve ziyanını tazmin etdikden maada
anın talebi üzerine te'dibat-ı nizamiyeye dahi müstahak olur
On yedinci madde Avukatın alacağı bir mikdar-ı muayyen ücret içün her daim akd-i
mukaveleye hakk var ise de ancak kendisine tevdi olunan bir davanın ya bir kısmını
veyahud kâffesini kendi hesabı içün deruhde etmeğe salahiyeti olamaz
( On sekizinci )
Rumeli-i Şarkî
On ikinci madde Avukatlar bir tarafın tesviye-i hususatına vekâlet etdikleri
halde diğer tarafın ne işlerini deruhde ve ne de anlara icra-yı nasayih edemezler
ve bununla beraber bir işin celse-i rü'yeti esnasında hâkim veyahud müdde-i umumîlik
sıfatında bulunmuş olan veyahud bu misillü memurlar ile beynlerinde münasebat ve muamelât-ı resmiyesi
bulunan avukatlar dahi o gibi işlere vekil olamazlar
Avukatlar bir davanın rü'yeti esnasında diğer tarafa ita-yı nasihat edemezler
On üçüncü madde Avukatlar vekâletnamelerinde tayin olunan müddet-i salahiyete değin
kendilerine tevdi olunan işin menafiini vikayeye mecburdurlar şayet tesviye-i icabatı
yoluna devamda kusur edecek olurlar ise mes'ul tutulup müvekkilleri dahi
kendilerine vekillikden ihrac edebilirler
İşbu avukatlar yalnız müvekkillerinin inzimam-ı muvafakati üzerine hususat-ı mevkûlelerinden
keff-i yed edebilirler
On dördüncü madde Vekâletname hükm ve kuvvetden sakıt oldukdan sonra avukat
olan kimse bir davanın esna-yı rü'yetinde kendisine tevdi olunan bilcümle evrak-ı
resmiye ve sairenin nüsha-i asliyelerini müvekkilinin talebi üzerine kendisine redd ve ita
etmeğe mecburdur gerek işbu mecburiyet ve gerek evrakın muhafazası mecburiyeti
ol babdaki vekâlet hükmünün rehin-i hitam olduğu günden itibaren üç sene mürurundan
sonra fesh ve ilga olunur
On beşinci madde Avukat olan kimse vekâletnameyi vekil olduğu tarafa iadeye
mecbur değildir ancak müvekkilin vekâletname derununa vekâletin fesh ve imha olunduğunu
iş'ar ve işaret etmeğe hakkı vardır
On altıncı madde Dava vekilinin bir gûne manii vukuunda mes'uliyet-i nizamiyesi
kendisine aid olmak üzere yerine diğer vekil tayin etmeğe hakkı vardır
Eğer serd edeceği maniin bir sebeb-i vâhiye mebni olduğu ve yerine diğer vekil tayin
etmeksizin müvekkilini terk eylediği takdirde müvekkilin zarar ve ziyanını tazmin etdikden maada
anın talebi üzerine te'dibat-ı nizamiyeye dahi müstahak olur
On yedinci madde Avukatın alacağı bir mikdar-ı muayyen ücret içün her daim akd-i
mukaveleye hakk var ise de ancak kendisine tevdi olunan bir davanın ya bir kısmını
veyahud kâffesini kendi hesabı içün deruhde etmeğe salahiyeti olamaz
( On sekizinci )