⚠️

Deneysel Transliterasyon (Orijinal kaynaklara danışınız!)

  • Burada görülen çıktı, büyük dil modeli tarafından üretilmiş ve herhangi bir düzeltmeden geçirilmeden, birebir yansıtılmıştır.
  • Bu metnin hatalar ve eksikler içermesi olasıdır. Sadece referans ve ön izleme amaçlı kullanılmalıdır. Daima birincil kaynaklara başvurunuz.
  • Düstur metni Kongre Kütüphanesi adresinden alınmıştır. (Turkey, and Abdülhamid Ii Collection. Düstur. [Istanbul: Matbaa-i Amire Ankara: Başbakanlık Basımevi, 1863] Periodical. https://www.loc.gov/item/ne62000951/.)
Page 21
Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
11

Ve bundan başka her bir cemâat maârif ve hirfet ve sanâyi‘a dâir milletçe mektebler yapmağa me’zûn olub fakat bu makûle mekâtib-i umûmiyenin usûl-i tedrîs ve muallimlerinin intihâbı a‘zâsı taraf-ı şâhâneden mensûb muhtalit bir meclis-i maârifin nezâret ve teftîşi tahtında olması ve ehl-i İslâm ile Hristiyan ve sâir tebaa-i gayr-i müslime miyânesinde veyâhud tebaa-i Îseviye ve sâir tebaa-i gayr-i müslimeden mezâhib-i muhtelifeye tâbi‘ olanların birbiri beyninde ticâret veyâhud cinâyâta müteallik zuhûra gelecek cemî‘ da‘âvî muhtalit dîvânlara havâle olunub istimâ‘-ı da‘vâ içün işbu dîvânlar tarafından akd olunacak meclisler alenî olacağından müddeî ile müddeî aleyh müvâcehe olunarak bunların ikâme edecekleri şâhidler takârîr-i vâkıalarını dâimâ kendü âyîn ve mezhebleri üzere icrâ edecekleri birer yemîn ile tasdîk etmeleri ve hukûk-ı âdiyeye âid olan da‘âvî dahi eyâlât ve elviye muhtalit meclislerinde vâlî ve kâdî-i memleket hâzır oldukları hâlde şer‘an ve nizâmen rü’yet olunub işbu mehâkim ve mecâlisde muhâkemât-ı vâkıa alenî icrâ olunması ve Hristiyan ve sâir tebaa-i gayr-i müslimeden iki kimse beyninde hukûk-ı irsiye gibi da‘âvî-i mahsûsa sâhib-i da‘vâ olanlar istedikleri hâlde patrik veyâ rü’esâ ve mecâlis ma‘rifetiyle rü’yet olunmak üzere havâle kılınması ve mücâzât ve ticâret kânûnlarıyla muhtalit dîvânlarda icrâ olunacak usûl ve nizâmât-ı murâfaât mümkün mertebe sür‘atle ikmâl olunarak ve zabt ve tedvîn kılınarak memâlik-i mahrûsa-i şâhânemde müsta‘mel olan elsine-i muhtelifeye tercüme ile neşr ve i‘lân olunması ve hukûk-ı insâniyeyi hukûk-ı adâlet ile tevfîk etmek içün mazinne-i sû’ olanların veyâhud te’dîbât-ı cezâiyeye müstehak bulunanların habs ve tevkîflerine mahsûs olan kâffe-i mahbes ve mahâll-i sâirede usûl-i habsiyenin mümkün mertebe müddet-i kalîle zarfında ıslâhına mübâşeret olunması ve her hâlde habshânelerde bile cânib-i saltanat-ı seniyemden vaz‘ kılınan nizâmât-ı inzibâtiyeye muvâfık olan muâmelâtdan mâadâ hiç bir gûne mücâzât-ı cismâniye ve eziyet ve işkenceye müşâbih kâffe-i muâmele dahi kâmilen lağv ve ibtâl kılınması ve bunun hilâfında vukû bulacak harekât şedîden men‘ ve zecr olunacağından mâadâ bunun icrâsını emr eden me’mûrîn ile bi’l-fi‘l icrâ eyleyen kesânın dahi cezâ kânûnnâmesi iktizâsınca tekdîr ve te’dîb olunması ve dârü’s-saltanatü’s-seniyem ve eyâlât ve bilâd ve kurâda umûr...