⚠️

Deneysel Transliterasyon (Orijinal kaynaklara danışınız!)

  • Burada görülen çıktı, büyük dil modeli tarafından üretilmiş ve herhangi bir düzeltmeden geçirilmeden, birebir yansıtılmıştır.
  • Bu metnin hatalar ve eksikler içermesi olasıdır. Sadece referans ve ön izleme amaçlı kullanılmalıdır. Daima birincil kaynaklara başvurunuz.
  • Düstur metni Kongre Kütüphanesi adresinden alınmıştır. (Turkey, and Abdülhamid Ii Collection. Düstur. [Istanbul: Matbaa-i Amire Ankara: Başbakanlık Basımevi, 1863] Periodical. https://www.loc.gov/item/ne62000951/.)
Page 151
Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
141

796 Madde - İki kimse müşterek mallarını bir kimseye ida’ ettikten sonra ol şeriklerden birisi gelip de âharın gıyabında hissesini müstevda’dan talep ettikte vedia eğer misliyatdan ise müstevda’ anın hissesini kendisine verir ve eğer kıyemiyattan ise vermez.

797 Madde - Vediayı teslimde mekan-ı ida’ muteberdir. Mesela İstanbul’da ida’ olunan meta’ yine İstanbul’da teslim olunur. Edirne’de teslim etmek üzere müstevda’a cebr olunamaz.

798 Madde - Vedianın menafii sahibinindir. Mesela emanet olan hayvanın yavrusu ve sütü ve yünü sahibine aid olur.

799 Madde - Sahib-i vedia gaib olup da üzerine nafakası vacip olan kimsenin müracaatı üzerine hakim ol gaibin vedia olan akçesinden ol kimseye nafaka takdir ettikte müstevda’ kendi yedinde vedia olan akçeden ol kimsenin nafakasına sarf etse zaman lazım gelmez. Fakat hakimin emri olmaksızın sarf eder ise zamin olur.

800 Madde - Müstevda’a cünun ârız olup da sahv u ifakatından ye’s geldikte kabl-el-cinne ahz etmiş olduğu vedia aynen mevcut olsa sahibi bir muteber kefil göstererek mecnunun malından tazmine salahiyeti vardır. Fakat sonra kendine ifakat gelip de vediayı sahibine red etmiş yahut bila-taaddi ve la-taksir vedia telef ya zayi’ olmuş idüğünü beyan eder ise yeminile tasdik olunarak ahz olunmuş olan akçesini istirdad eyler.

801 Madde - Müstevda’ fevt oldukta vedia aynen terekesinde bulunduğu surette varisi yedinde dahi emanet olmağla sahibine red olunur. Amma aynen terekesinde bulunmadığı surette eğer müstevda’ın hal-i hayatında ol vediayı sahibine red ettim yahut bila-taaddi zayi’ oldu demek gibi bir suretle vedianın halini beyan ve takrir eylediğini varisi isbat eder ise zaman lazım gelmez. Kezalik varis biz vediayı biliriz şöyle idi böyle idi deyu tavsif ve tefsir ederek müstevda’ın vefatından sonra bila-taaddi ve la-taksir zayi’ olduğunu beyan etse yeminile tasdik olunarak zaman lazım gelmez.