Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
146
Rehn edemez ve bir beldedeki borcuna rehn etmek üzere istiâre etdiği malı âhir beldedeki borcuna rehn edemez. Edip de âriyet telef yâ zâyi‘ olsa zamân lâzım gelir.
824 Madde — Müsteîr âriyeti âhire îdâ‘ edebilir. Ve yed-i müstevda‘da bilâ-ta‘addî ve lâ-taksîr telef olsa zamân lâzım gelmez. Meselâ bir mahalle gidip gelmek üzere istiâre etdiği bârgir ile oraya vardıkda bârgir yorulup kalmağla orada birine îdâ‘ ettikden sonra bârgir hatf-i enfih telef olsa zamân lâzım gelmez.
825 Madde — Muîr âriyeti taleb ettikde müsteîrin hemân red ve teslîmi lâzım gelir. Ve bilâ-uzr tevkîf ve te'hîr edip de âriyet telef yâ zâyi‘ olsa yâhud kıymetine noksân gelse zâmin olur.
826 Madde — Nassan yâ delâleten muvakkat olan âriyetin hitâm-ı müddetinde muîre reddi lâzımdır. Fakat meks-i mu‘tâd mağfûrdur. Meselâ felân gün vakt-i asra kadar isti‘mâl olunmak üzere istiâre olunan hulyâtı ol vaktın hulûlünde red ve iâde lâzımdır. Kezâlik felânın düğününde kullanılmak üzere istiâre olunan hulyâtı ol düğünün hitâmında red ve iâde lâzımdır. Fakat bunu red ve iâde için mu‘tâd olan mertebe vaktın mürûru mağfûrdur.
827 Madde — Bir iş için bir şey istiâre olundukda ol işin hitâmında âriyet müsteîr yedinde vedî‘a gibi olur. Artık anı isti‘mâl edemez ve meks-i mu‘tâddan ziyâde tevkîf edemez. Edip de telef olsa zâmin olur.
828 Madde — Âriyeti müsteîr binefsihî yâhud emîni ile muîre red eder. Emîni olmayan kimesne ile red edip de kabl-el-vüsûl telef yâ zâyi‘ olsa zâmin olur.
829 Madde — Mücevherât gibi eşyâ-yı nefîseden olan âriyeti muîrin kendisine teslîm etmek lâzımdır. Ammâ sâir âriyeti örf ve âdetde teslîm add olunan mahalle götürmek ve yâ muîrin hizmetkârına vermek red ve teslîmdir. Meselâ âriyet hayvânı muîrin âhuruna götürmek yâhud sâisine vermek teslîmdir.
830
Rehn edemez ve bir beldedeki borcuna rehn etmek üzere istiâre etdiği malı âhir beldedeki borcuna rehn edemez. Edip de âriyet telef yâ zâyi‘ olsa zamân lâzım gelir.
824 Madde — Müsteîr âriyeti âhire îdâ‘ edebilir. Ve yed-i müstevda‘da bilâ-ta‘addî ve lâ-taksîr telef olsa zamân lâzım gelmez. Meselâ bir mahalle gidip gelmek üzere istiâre etdiği bârgir ile oraya vardıkda bârgir yorulup kalmağla orada birine îdâ‘ ettikden sonra bârgir hatf-i enfih telef olsa zamân lâzım gelmez.
825 Madde — Muîr âriyeti taleb ettikde müsteîrin hemân red ve teslîmi lâzım gelir. Ve bilâ-uzr tevkîf ve te'hîr edip de âriyet telef yâ zâyi‘ olsa yâhud kıymetine noksân gelse zâmin olur.
826 Madde — Nassan yâ delâleten muvakkat olan âriyetin hitâm-ı müddetinde muîre reddi lâzımdır. Fakat meks-i mu‘tâd mağfûrdur. Meselâ felân gün vakt-i asra kadar isti‘mâl olunmak üzere istiâre olunan hulyâtı ol vaktın hulûlünde red ve iâde lâzımdır. Kezâlik felânın düğününde kullanılmak üzere istiâre olunan hulyâtı ol düğünün hitâmında red ve iâde lâzımdır. Fakat bunu red ve iâde için mu‘tâd olan mertebe vaktın mürûru mağfûrdur.
827 Madde — Bir iş için bir şey istiâre olundukda ol işin hitâmında âriyet müsteîr yedinde vedî‘a gibi olur. Artık anı isti‘mâl edemez ve meks-i mu‘tâddan ziyâde tevkîf edemez. Edip de telef olsa zâmin olur.
828 Madde — Âriyeti müsteîr binefsihî yâhud emîni ile muîre red eder. Emîni olmayan kimesne ile red edip de kabl-el-vüsûl telef yâ zâyi‘ olsa zâmin olur.
829 Madde — Mücevherât gibi eşyâ-yı nefîseden olan âriyeti muîrin kendisine teslîm etmek lâzımdır. Ammâ sâir âriyeti örf ve âdetde teslîm add olunan mahalle götürmek ve yâ muîrin hizmetkârına vermek red ve teslîmdir. Meselâ âriyet hayvânı muîrin âhuruna götürmek yâhud sâisine vermek teslîmdir.
830