Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
169
Müştereklerinden her birisi tayin-i hudud ederek hissesini başka başka zabt ve tasarruf ettikten sonra içlerinden bazısı kısmet-i sabıkayı ilga ile tekrar taksim ettirmeye muktedir olamaz.
On yedinci madde — Memurînin izn ve marifeti munzam ve mutasarrıfları yahud vekil-i şer’îleri hazır olmadıkça arazi taksim olunamaz olunduğu takdirce ol taksime itibar olunmaz.
On sekizinci madde — Müşterek arazi mutasarrıfları veyahud içlerinden bazıları sağîr ve sağîre olduğu surette on beşinci maddede beyan olunan vechle kabil-i kısmet olan arazileri vasîleri marifetiyle taksim olunur mecnun ve mecnune ve ma’tuh ve ma’tuhenin arazileri dahi kezalik vasîleri marifetiyle taksim kılınır.
On dokuzuncu madde — Orman ve pırnallık gibi mahallere müstakillen batapu mutasarrıf olan kimse ol mahalli açıp ziraat etmek üzere tarla ittihaz edebilir fakat o makule mahallere müştereken mutasarrıf olanlardan biri diğer şerikinin izni olmadıkça ol mahallerin mecmuunu veyahud bir miktarını açıp tarla yapamaz yaptığı surette şeriki ol açılan yere dahi müşterek olabilir.
Yirminci madde — Sığar ile cünun ve tagallüb ve müddet-i sefer-i baîd olan diyarda bulunmak gibi a’zar-ı şer’iyye-i mu’tebereden biri şer’an tahakkuk etmedikçe on sene bilâ-niza’ tasarruf olunan tapulu araziye müteallik da’valar istima’ olunmaz ve ol a’zar-ı mu’teberenin zeval ve indifaı tarihinden itibaren on seneye kadar araziye müteallik deâvî istima’ olunup müddet-i mezkûre mürurunda istima’ kılınmaz fakat müddeâ-aleyh yedinde bulunan araziyi fuzulen zabt ve ziraat etmiş olduğunu ikrar ve itiraf eder ise bu surette mürur-ı zamana ve tasarrufa itibar olunmayıp ol arazi sahibine alıverilir.
Yirmi birinci madde — Fuzulen veyahud tagallüben zabt ve ziraat olunup sâl-be-sâl hukuk-ı arzı alınmış olan arazi ba’de’l-muhakeme memuru marifetiyle istirdad ve zabt olunduktan sonra gerek memurunun ve gerek arazisini istirdad eden kimsenin ol araziyi fuzul veyahud tagallüben zabt ve ziraat eyleyen şahısdan noksan-ı arz veyahud ecr-i misl almağa salâhiyeti yoktur sağîr
Müştereklerinden her birisi tayin-i hudud ederek hissesini başka başka zabt ve tasarruf ettikten sonra içlerinden bazısı kısmet-i sabıkayı ilga ile tekrar taksim ettirmeye muktedir olamaz.
On yedinci madde — Memurînin izn ve marifeti munzam ve mutasarrıfları yahud vekil-i şer’îleri hazır olmadıkça arazi taksim olunamaz olunduğu takdirce ol taksime itibar olunmaz.
On sekizinci madde — Müşterek arazi mutasarrıfları veyahud içlerinden bazıları sağîr ve sağîre olduğu surette on beşinci maddede beyan olunan vechle kabil-i kısmet olan arazileri vasîleri marifetiyle taksim olunur mecnun ve mecnune ve ma’tuh ve ma’tuhenin arazileri dahi kezalik vasîleri marifetiyle taksim kılınır.
On dokuzuncu madde — Orman ve pırnallık gibi mahallere müstakillen batapu mutasarrıf olan kimse ol mahalli açıp ziraat etmek üzere tarla ittihaz edebilir fakat o makule mahallere müştereken mutasarrıf olanlardan biri diğer şerikinin izni olmadıkça ol mahallerin mecmuunu veyahud bir miktarını açıp tarla yapamaz yaptığı surette şeriki ol açılan yere dahi müşterek olabilir.
Yirminci madde — Sığar ile cünun ve tagallüb ve müddet-i sefer-i baîd olan diyarda bulunmak gibi a’zar-ı şer’iyye-i mu’tebereden biri şer’an tahakkuk etmedikçe on sene bilâ-niza’ tasarruf olunan tapulu araziye müteallik da’valar istima’ olunmaz ve ol a’zar-ı mu’teberenin zeval ve indifaı tarihinden itibaren on seneye kadar araziye müteallik deâvî istima’ olunup müddet-i mezkûre mürurunda istima’ kılınmaz fakat müddeâ-aleyh yedinde bulunan araziyi fuzulen zabt ve ziraat etmiş olduğunu ikrar ve itiraf eder ise bu surette mürur-ı zamana ve tasarrufa itibar olunmayıp ol arazi sahibine alıverilir.
Yirmi birinci madde — Fuzulen veyahud tagallüben zabt ve ziraat olunup sâl-be-sâl hukuk-ı arzı alınmış olan arazi ba’de’l-muhakeme memuru marifetiyle istirdad ve zabt olunduktan sonra gerek memurunun ve gerek arazisini istirdad eden kimsenin ol araziyi fuzul veyahud tagallüben zabt ve ziraat eyleyen şahısdan noksan-ı arz veyahud ecr-i misl almağa salâhiyeti yoktur sağîr