⚠️

Deneysel Transliterasyon (Orijinal kaynaklara danışınız!)

  • Burada görülen çıktı, büyük dil modeli tarafından üretilmiş ve herhangi bir düzeltmeden geçirilmeden, birebir yansıtılmıştır.
  • Bu metnin hatalar ve eksikler içermesi olasıdır. Sadece referans ve ön izleme amaçlı kullanılmalıdır. Daima birincil kaynaklara başvurunuz.
  • Düstur metni Kongre Kütüphanesi adresinden alınmıştır. (Turkey, and Abdülhamid Ii Collection. Düstur. [Istanbul: Matbaa-i Amire Ankara: Başbakanlık Basımevi, 1863] Periodical. https://www.loc.gov/item/ne62000951/.)
Page 180
Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
170

Sagire ve mecnun ve mecnunenin ve ma'tuh ve ma'tuhenin arazisinde dahi hüküm bu vechiledir.

Yirmi İkinci Madde: Fuzûlen veyahut tegallüben zabt ve ziraat olunan arazi istirdad olundukda ol arazide ber-vech-i meşruh zabt etmiş olan kimse tarafından ekilmiş ve yetişmiş olan ekin veyahut hadravat-ı saireyi araziyi istirdad eden kimse ol kimseye memuru marifetiyle kal' ettirebilip ol ekin veyahut hadravatı zabta salahiyeti yoktur.

Yirmi Üçüncü Madde: Bir kimse mutasarrıf olduğu arazisini ahara icar veyahut iare eylediği halde müstecir ve gerek müsteir bulunan kimse müddet-i medîde ol araziyi ziraat ve tasarruf etmesiyle ol kimse müstecir veyahut müsteir olduğunu mu'terif iken üzerinde hakk-ı karârı sabit olmaz. Ve bu suretde mürur-ı zamana itibar olunmayıp arazi mutasarrıfı olan kimsenin cemi' zamanda arazisini yed-i müsteir ve müstecirden ahz ve zabta salahiyeti vardır.

Yirmi Dördüncü Madde: Bir karye veyahut üç beş karye ahalisine mahsus olan kışlak ve yaylaklardan başka min-el-kadim müstakillen yaylak ve kışlak ittihaz kılınmış ve bi't-tapu müstakillen veyahut müştereken tasarruf olunagelmiş olan mahallerin arazi-i mezruadan farkı olmayıp hakkında zikr olunan ve bundan sonra beyan olunacak muamelat-ı kanuniye tamamen icra kılınır ve şu iki nev' yaylak ve kışlağın sahiplerinden dahi tahammüllerine göre rüsumat-ı kışlakiye ve yaylakiye ahz olunur.

Yirmi Beşinci Madde: Bir kimse mutasarrıf olduğu arazisine memurunun izni olmadıkça kürûm ve enva-i eşcar-ı müsmire gars ederek bağ ve bahçe ittihaz edemeyip hatta bila-izin etmiş bulunur ise üç seneye kadar ol eşcarı kal' ettirmeğe canib-i mirinin salahiyeti vardır üç seneyi tecavüz edip de ol eşcardan intifa' olunmak derecesine gelmiş ise ale'l-hale terk olunmak lazım gelir fakat gerek bu makule bila-izin gars olunup üç seneyi tecavüz etmiş olan ve gerek memurunun izniyle dikilmiş olan eşcar-ı müsmire araziye tabi olmayıp sahibinin mülkü olarak ancak hasılat-ı vakıasından sene-be-sene öşür alınır ve böyle eşcarı hasılatından öşür alınan bağ ve bahçelerin yerleri için mukataa takdir olunamaz.

Yirmi altıncı