Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
174
nâil olan vârisleri var ise anlara intikâl eder yoğise müstehak-ı tapu
olur mefrûğun leh dahi vermiş olduğu bedeli fâriğin terikesinden alır
kezâlik arâzi mübâdelesi dahi beher hâl memûrunun iznine mütevakkıfdır
ve arâzi mutasarrıfının memûru izniyle ferâğ ve tefvîzinde mefrûğun lehin veyâhud
tarafından birinin teferruğ ve tefevvüzü lâzımdır
Otuz yedinci madde Arâzi-i mîriyenin teferruğunda mücerred memûrunun izni
kâfi olmağla bir kimse arâzisini memûru izniyle âhara fâriğ olduktan sonra
mefrûğun leh tapu senedi almaksızın fâriğ bulunan kimsene fevt olsa ferâğ-ı
mezkûr mu'teber olmağla ol arâziye mahlûl nazarıyla bakılmaz
Otuz sekizinci madde Bir kimse arâzisini meccânen ya'ni bedel tesmiye etmeyerek
âhara fâriğ olduktan sonra muahharan ol arâzi mukâbilinde bedel iddiâsına
kendisinin salâhiyeti olmayacağı misillü vefâtında veresesinin dahi da'vâya
salâhiyeti olamaz ve mikdâr-ı ma'lûm bedel vermek üzre memûru izniyle âhara
ferâğ eyledikten sonra mefrûğun leh tarafından bedel-i mezkûr fâriğ bulunan kimseye
itâ olunmadığı hâlde fâriğin veyâhud vefâtından sonra hakk-ı intikâle nâil olan
vârislerinin mefrûğun lehden veyâhud mefrûğun leh fevt olmuş ise hakk-ı intikâle
nâil olan vârislerinden ol arâziyi istirdâd ve zabta salâhiyetleri vardır
ve bedel-i markûm itâ olunduğu takdîrde ber-vech-i muharrer da'vâ ve istirdâda
salâhiyet kalmaz
Otuz dokuzuncu madde Bir kimse arâzisini meccânen ve gerek bedel-i ma'lûm mukâbilinde
memûru izniyle âhara ferâğ-ı mu'teber-i kat'î ile fâriğ olduktan sonra ferâğından
rucû' edemez
Kırkıncı madde Bir kimse arâzisini memûru izniyle âhara ferâğ eyledikten sonra
mefrûğun lehin izni bulunmaksızın tekrâr bir başkasına dahi ferâğ eylese ferâğ-ı
sânî mu'teber değildir
Kırk birinci madde Bi'l-iştirâk arâzi tasarruf eden kimsene halît ve şerîkinin
izni olmaksızın hissesini meccânen veyâ bedel mukâbilinde fâriğ olamaz olduğu hâlde
ol şerîkin beş seneye kadar hîn-i talebdeki bedel-i misl ile ol hisseyi
alan kimseden almağa salâhiyeti vardır ve bu beş sene sıgar ve cünûn ve müddet-i sefer
baîd
nâil olan vârisleri var ise anlara intikâl eder yoğise müstehak-ı tapu
olur mefrûğun leh dahi vermiş olduğu bedeli fâriğin terikesinden alır
kezâlik arâzi mübâdelesi dahi beher hâl memûrunun iznine mütevakkıfdır
ve arâzi mutasarrıfının memûru izniyle ferâğ ve tefvîzinde mefrûğun lehin veyâhud
tarafından birinin teferruğ ve tefevvüzü lâzımdır
Otuz yedinci madde Arâzi-i mîriyenin teferruğunda mücerred memûrunun izni
kâfi olmağla bir kimse arâzisini memûru izniyle âhara fâriğ olduktan sonra
mefrûğun leh tapu senedi almaksızın fâriğ bulunan kimsene fevt olsa ferâğ-ı
mezkûr mu'teber olmağla ol arâziye mahlûl nazarıyla bakılmaz
Otuz sekizinci madde Bir kimse arâzisini meccânen ya'ni bedel tesmiye etmeyerek
âhara fâriğ olduktan sonra muahharan ol arâzi mukâbilinde bedel iddiâsına
kendisinin salâhiyeti olmayacağı misillü vefâtında veresesinin dahi da'vâya
salâhiyeti olamaz ve mikdâr-ı ma'lûm bedel vermek üzre memûru izniyle âhara
ferâğ eyledikten sonra mefrûğun leh tarafından bedel-i mezkûr fâriğ bulunan kimseye
itâ olunmadığı hâlde fâriğin veyâhud vefâtından sonra hakk-ı intikâle nâil olan
vârislerinin mefrûğun lehden veyâhud mefrûğun leh fevt olmuş ise hakk-ı intikâle
nâil olan vârislerinden ol arâziyi istirdâd ve zabta salâhiyetleri vardır
ve bedel-i markûm itâ olunduğu takdîrde ber-vech-i muharrer da'vâ ve istirdâda
salâhiyet kalmaz
Otuz dokuzuncu madde Bir kimse arâzisini meccânen ve gerek bedel-i ma'lûm mukâbilinde
memûru izniyle âhara ferâğ-ı mu'teber-i kat'î ile fâriğ olduktan sonra ferâğından
rucû' edemez
Kırkıncı madde Bir kimse arâzisini memûru izniyle âhara ferâğ eyledikten sonra
mefrûğun lehin izni bulunmaksızın tekrâr bir başkasına dahi ferâğ eylese ferâğ-ı
sânî mu'teber değildir
Kırk birinci madde Bi'l-iştirâk arâzi tasarruf eden kimsene halît ve şerîkinin
izni olmaksızın hissesini meccânen veyâ bedel mukâbilinde fâriğ olamaz olduğu hâlde
ol şerîkin beş seneye kadar hîn-i talebdeki bedel-i misl ile ol hisseyi
alan kimseden almağa salâhiyeti vardır ve bu beş sene sıgar ve cünûn ve müddet-i sefer
baîd