⚠️

Deneysel Transliterasyon (Orijinal kaynaklara danışınız!)

  • Burada görülen çıktı, büyük dil modeli tarafından üretilmiş ve herhangi bir düzeltmeden geçirilmeden, birebir yansıtılmıştır.
  • Bu metnin hatalar ve eksikler içermesi olasıdır. Sadece referans ve ön izleme amaçlı kullanılmalıdır. Daima birincil kaynaklara başvurunuz.
  • Düstur metni Kongre Kütüphanesi adresinden alınmıştır. (Turkey, and Abdülhamid Ii Collection. Düstur. [Istanbul: Matbaa-i Amire Ankara: Başbakanlık Basımevi, 1863] Periodical. https://www.loc.gov/item/ne62000951/.)
Page 187
Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
177

Teferruğ ve tefvîz idemezler fakat haklarında mûcib-i hayr ve menfaat olacağı derkâr ise velî ve vasîleri anlar içün bi’l-velâye ve bi’l-vasâye arâzî alabilürler.

Elli İkinci Madde: Sağîr ve sağîrenin baba ve analarından intikâl etmiş veyâhûd âhar sûretle uhdelerine geçmiş olan arâzîyi velî ve vasîleri zarûret-i deyn veyâ zarûret-i nafaka içün veyâhûd dîger bir sebebe mebnî âhara ferâğ idemez ve kendi uhdelerine dahi geçiremez. Ferâğ eyledikleri veyâ uhdelerine geçirdikleri hâlde sağîr ve sağîre bâliğ ve bâliğa ve tasarrufa kâdir ve kâdire olduklarından sonra on seneye kadar arâzîlerini me’mûru ma’rifetiyle zü’l-yed bulunan kimseden istirdâd ve zabt ederler. Ve kable’l-bülûğ vefât etdiklerinde arâzî-i merkûme hakk-ı intikâle nâil olan vârisleri var ise anlara intikâl eder, yoğise müstehakk-ı tapu olur. Fakat sağîr ve sağîre uhdelerinde bulunan çiftlikler velî ve vasîleri ma’rifetiyle haklarında mûcib-i zarar ve ziyân olmayacak sûretde idâre olunamayub ve müştemilâtı kıymetli olmakla telef ve zâyi’ olmalarından sağîr ve sağîre hakkında hasâr-ı küllî terettüb edeceği tahakkuk ederek mesâğ-ı şer’îye binâen satılmaları lâzım gelüb de ebniye ve müştemilât-ı sâirenin arâzîden tefrîkı sebîliyle sırf arâzînin ibkâsı sağîr ve sağîre hakkında muzır olduğu şer’an tebeyyün ve tahakkuk eder ise taraf-ı şer’den izn hücceti alınarak ol müştemilât ile bile arâzîsi dahi kıymet-i misliye ve hakîkiyesiyle satılabilür. Ve ber-minvâl-i muharrer satıldıkdan sonra sağîr ve sağîrenin ba’de’l-bülûğ ol arâzî ve müştemilât-ı sâireyi istirdâd ve zabt eylemege salâhiyeti kalmaz. Mecnûn ve mecnûne ve ma’tûh ve ma’tûhenin arâzîlerinde dahi hüküm bu minvâl üzeredir.

Elli Üçüncü Madde: Arâzî-i mîriye ve mevkûfe üzerine eşcâr ve kürûm gars olunarak ittihâz kılınmış olan bâğ ve bâğçenin veyâhûd ihdâs olunmuş olan ebniyenin mutasarrıf ve mutasarrıfaları sağîr ve sağîre ve mecnûn ve mecnûne ve ma’tûh ve ma’tûhe bulundukları hâlde velî ve vasîleri bu makûle bâğ ve bâğçeleri ve ebniyeyi müsavviğât-ı şer’îyeye binâen âhara satabilürler ve ol emlâke tebaiyetle yerlerini dahi fâriğ olabilürler.

23