Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
183
Ol tarlayı hâlî bırakmağa lüzûm görünmek ve esîr olmak gibi a’zâr-ı sahîhadan biri tahakkuk etmeksizin bir tarlayı mutasarrıfı zirâat etmeyüb ve iâre veyâ îcâr sûretiyle dahi etdirmeyüb de üç sene ale’t-tevâlî ta’tîl eder ise gerek arâzînin olduğu mahalde olsun ve gerek müddet-i sefer-i baîd olan mahalde bulunsun ol tarla müstahakk-ı tapu olub mutasarrıf-ı sâbıkı müceddeden tefvîze tâlib olur ise bedel-i misliyle yeniden aña tefvîz olunur tâlib olmaz ise o vakit bi’l-müzâyede tâlibine ihâle kılınır.
Altmış Dokuzuncu Madde
Bir kimsenin uhde-i tasarrufunda bulunan arâzîyi müddet-i medîde su basub ba’dehû su çekildikde ol arâzî müstahakk-ı tapu olmayub mutasarrıf-ı sâbıkı ke’l-evvel zabt ve tasarruf eder mutasarrıf-ı sâbıkı fevt olmuş ise evlâdı veyâhud babası ve anası zabt ve tasarruf eyler bunlardan biri yoğise hakk-ı tapu ashâbına tapu-yı misliyle verilir ve su çekilüb de zirâate salâhiyet kesb eyledikden soñra kendisi veyâhud ber-minvâl-i sâbık hakk-ı intikâle nâil olanlar tasarruf etmeyüb bilâ-özür üç sene ale’t-tevâlî ta’tîl ederler ise müstahakk-ı tapu olur (*)
Yetmişinci Madde
Bir kimse arâzîsini ale’t-tevâlî iki sene bilâ-özür terk ve ta’tîl eyledikden soñra âhara fâriğ oldukda veyâhud fevt olub da ol arâzî evlâdına veyâ babasına veyâ anasına intikâl eyledikde mefrûğun leh veyâhud işbu hakk-ı intikâle nâil olanlar dahi ol kimsenin ta’tîlini ta’kîben bir veyâhud iki sene bilâ-özür ta’tîl ederler ise ol arâzî müstahakk-ı tapu olmaz. (*)
Yetmiş Birinci Madde
Bilâ-özür üç sene ale’t-tevâlî ber-minvâl-i muharrer ta’tîl olunduğu sâbit ve mütehakkık olan yerlerin mutasarrıfı üç sene tamâmında me’mûru tarafından âhara verilmeksizin evlâdını veyâhud babası veyâ anasını terk ederek fevt oldukda ol yerler anlara meccânen intikâl etmeyüb ancak kendilerine tapu-yı misliyle teklîf olunur istinkâf eyledikleri veyâhud ol yerlerin mutasarrıfı hakk-ı intikâle nâil vârisleri olmayarak fevt olduğu hâlde hakk-ı tapu ashâbı aranılmayarak bi’l-müzâyede tâlibine ihâle kılınır. (6)
(*) İşbu altmış dokuz ve yetmişinci maddelerin ahkâmı içün elli dördüncü maddenin şerhine mürâcaat oluna.
Ol tarlayı hâlî bırakmağa lüzûm görünmek ve esîr olmak gibi a’zâr-ı sahîhadan biri tahakkuk etmeksizin bir tarlayı mutasarrıfı zirâat etmeyüb ve iâre veyâ îcâr sûretiyle dahi etdirmeyüb de üç sene ale’t-tevâlî ta’tîl eder ise gerek arâzînin olduğu mahalde olsun ve gerek müddet-i sefer-i baîd olan mahalde bulunsun ol tarla müstahakk-ı tapu olub mutasarrıf-ı sâbıkı müceddeden tefvîze tâlib olur ise bedel-i misliyle yeniden aña tefvîz olunur tâlib olmaz ise o vakit bi’l-müzâyede tâlibine ihâle kılınır.
Altmış Dokuzuncu Madde
Bir kimsenin uhde-i tasarrufunda bulunan arâzîyi müddet-i medîde su basub ba’dehû su çekildikde ol arâzî müstahakk-ı tapu olmayub mutasarrıf-ı sâbıkı ke’l-evvel zabt ve tasarruf eder mutasarrıf-ı sâbıkı fevt olmuş ise evlâdı veyâhud babası ve anası zabt ve tasarruf eyler bunlardan biri yoğise hakk-ı tapu ashâbına tapu-yı misliyle verilir ve su çekilüb de zirâate salâhiyet kesb eyledikden soñra kendisi veyâhud ber-minvâl-i sâbık hakk-ı intikâle nâil olanlar tasarruf etmeyüb bilâ-özür üç sene ale’t-tevâlî ta’tîl ederler ise müstahakk-ı tapu olur (*)
Yetmişinci Madde
Bir kimse arâzîsini ale’t-tevâlî iki sene bilâ-özür terk ve ta’tîl eyledikden soñra âhara fâriğ oldukda veyâhud fevt olub da ol arâzî evlâdına veyâ babasına veyâ anasına intikâl eyledikde mefrûğun leh veyâhud işbu hakk-ı intikâle nâil olanlar dahi ol kimsenin ta’tîlini ta’kîben bir veyâhud iki sene bilâ-özür ta’tîl ederler ise ol arâzî müstahakk-ı tapu olmaz. (*)
Yetmiş Birinci Madde
Bilâ-özür üç sene ale’t-tevâlî ber-minvâl-i muharrer ta’tîl olunduğu sâbit ve mütehakkık olan yerlerin mutasarrıfı üç sene tamâmında me’mûru tarafından âhara verilmeksizin evlâdını veyâhud babası veyâ anasını terk ederek fevt oldukda ol yerler anlara meccânen intikâl etmeyüb ancak kendilerine tapu-yı misliyle teklîf olunur istinkâf eyledikleri veyâhud ol yerlerin mutasarrıfı hakk-ı intikâle nâil vârisleri olmayarak fevt olduğu hâlde hakk-ı tapu ashâbı aranılmayarak bi’l-müzâyede tâlibine ihâle kılınır. (6)
(*) İşbu altmış dokuz ve yetmişinci maddelerin ahkâmı içün elli dördüncü maddenin şerhine mürâcaat oluna.