⚠️

Deneysel Transliterasyon (Orijinal kaynaklara danışınız!)

  • Burada görülen çıktı, büyük dil modeli tarafından üretilmiş ve herhangi bir düzeltmeden geçirilmeden, birebir yansıtılmıştır.
  • Bu metnin hatalar ve eksikler içermesi olasıdır. Sadece referans ve ön izleme amaçlı kullanılmalıdır. Daima birincil kaynaklara başvurunuz.
  • Düstur metni Kongre Kütüphanesi adresinden alınmıştır. (Turkey, and Abdülhamid Ii Collection. Düstur. [Istanbul: Matbaa-i Amire Ankara: Başbakanlık Basımevi, 1863] Periodical. https://www.loc.gov/item/ne62000951/.)
Page 220
Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
210

Sâlifü’z-zikr matbû‘ ta‘rîfnâmede beyân ve ta‘rîf olundığı vechle gerek kazâlarda ve gerek sancak başlarında mâh-be-mâh matbû‘ zabtalar doldurularak bir ay zarfında ne kadar ‘ilmühaber cedvelleri terâküm etmiş ise cümlesi birden sancak başından Defterhâne’ye gönderilecektir ve bir ay temâm olmaksızın hasbe’l-îcâb terâküm iden ‘ilmühaber cedvelleri gönderilmek câ’iz ise de bir mâhdan ziyâde mahallinde tevkîf olunub eyleşdirilmesi kat‘â câ’iz olmayacaktır.

Üçünci bend usûl-i cedîde îcâbınca tapu senedâtına hâmiş yazılmak terk olunarak her husûsda müceddeden sened verileceğinden her sened içün üçer guruş kâğıd bahâ ve mahallî kâtibine ‘â’id olarak bir guruş dahi kâtibiye alınub başka bir şey alınmayacaktır.

Dördünci bend hakk-ı intikâle nâ’il olan vârisi olmadığı hâlde vefât iden kimesnenin müstahakk-ı tapu olan arâzîsi zabt ve ihfâ olundığı tebeyyün ve tahakkuk ider ise Arâzî Kânûnnâme-i Hümâyûnu’nun yetmiş yedinci mâddesinde beyân olundığı vechle zabt etmiş olan kimesne hakk-ı tapu ashâbından ise ol vakitdeki ya‘nî ol arâzînin mektûmiyeti tebeyyün eylediği vakitdeki tapu-yı misli ile uhdesine ihâle olunur ve istinkâf eylediği yâhud zabt iden kimesne hakk-ı tapu ashâbından olmadığı takdîrce arâzî-i merkūme bi’l-müzâyede tâlibine tefvîz kılınur ancak işbu usûl-i cedîde îcâbınca koçanlu defterlerin mahallerine vusûlü târîhinden i‘tibâren altı ay mürûruna dek bilâ-‘özür ya‘nî sagîr ve mecnûn ve ma‘tûh olmak veyâhud vatanında bulunmamak gibi a‘zâr-ı mu‘tebereden biri bulunmadıkça hakk-ı tapu ashâbı bu makûle arâzî-i mektûme içün meclis-i memleketine gelerek müceddeden tapu senedi almak üzere ‘ilmühaber ahzına tâlib olmayub da ba‘de meydâne çıkarsa tapu-yı misli aranmayarak bi’l-müzâyede takarrür idecek bedel ile bir kere kendisine teklîf olunarak tâlib oldığı hâlde aña oldığı sûretde keff-i yed eylediğini müş‘ir kendüsinden sened alınarak zuhûr idecek tâlib-i âharına verileceğinden keyfiyet ibtidâdan herkesin ma‘lûmı olmak içün cümleye lâyıkıyla añladılması mahallî me’mûrlarının lâzıme-i zimmetleridir.

Beşinci bend aksâ-yı ‘umrândan ba‘îd olub boz ve kıraç olan yerler tapu

Nizâmnâme