Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
226
Mu’tedile ile icârât-ı müecceleesi tezyîd olunacak ve işbu nisbet ta’lîmât-ı mahsûsa ile ta’yîn kılınacakdır.
Dördüncü Madde
Musakkafât ve müstagillât-ı mevkûfenin ferâğında binde* otuz ve evlâda intikâlinde binde* on beş harc alınması kemâ-kân mukarrer olub fakat musakkafât ve müstagillât-ı mezkûrenin evlâd-ı zükûr ve inâsdan mâ-adâ bâlâda derecâtı ta’yîn olunan hakk-ı intikâl ashâbından bulunan verese’ye intikâlinde bunların derecelerine göre alınması lâzım gelen harc-ı intikâlin mikdârı nizâm-ı mahsûs ile ta’yîn olunacakdır.
Beşinci Madde
Te’mîn-i deyn içün cârî olan ferâğ bil-vefâ usûlü kemâ-kân cârî olacak ve bu usûle müteferri’ olan ahvâl ve mu’âmelât nizâmât-ı mahsûsa ile ta’yîn olunacakdır.
Altıncı Madde
Musakkafât ve müstagillât-ı mezkûre mutasarrıflarının işbu kânûna ittibâ’a mecbûriyeti olmayub bunlardan her kim kânûn-ı meşrûh ahkâmına ittibâ’ etmek ister ise icâreteyn sûretiyle uhdesinde bulunan musakkafât ve müstagillât-ı mevkûfe senedâtını ta’yîn olunacak şekl ve usûle tevfîkan tecdîd edebilecekdir.
Yedinci Madde
İşbu müsâ’ade-i seniyye bi’t-tevliye tasarruf ve idâresi zât-ı şevket-simât hazret-i hilâfet-penâhîye ‘âid olan selâtîn-i ‘izâm hazerâtıyla müte’allikâtı evkâf-ı celîlesine ve Evkâf-ı Hümâyûn Nezâreti ma’rifetiyle idâre olunmakda bulunan evkâf-ı mazbûtaya münhasır olub evkâf-ı sâirede cereyân etmeyecekdir. Fakat evkâf-ı sâireden vâkıfları ber-hayât olub şurût-ı vakfiyesinin tebdîl ve tağyîri yed-i ihtiyârında bulunanlar dahi işbu hükm-i kânûna tevfîk harekete me’zûn olacaklardır.
Sekizinci Madde
‘Arsası mukâta’alı vakf ve ebniyesi mülk olan musakkafât ve müstagillât hakkında usûl-i kadîmesi vechle mu’âmele icrâ kılınacakdır. Ve bu misillü musakkafât ve müstagillâtın bey’ ve şirâ ve ferâğ ve intikâli vukû’unda mukâta’a-i kadîmesi hadd-i lâyıkına iblâğ olunacakdır.
Dokuzuncu Madde
İşbu kânûn târîh-i i’lânından i’tibâren mer’iyyü’l-icrâ olacakdır.
Zeyl
---
*\*Note: In the text, the word for "per thousand" (binde) appears with dots resembling "yekde" or "yikde" due to a printing irregularity, but legally and contextually reads as "binde" (binde otuz = 30 per 1000).*
Mu’tedile ile icârât-ı müecceleesi tezyîd olunacak ve işbu nisbet ta’lîmât-ı mahsûsa ile ta’yîn kılınacakdır.
Dördüncü Madde
Musakkafât ve müstagillât-ı mevkûfenin ferâğında binde* otuz ve evlâda intikâlinde binde* on beş harc alınması kemâ-kân mukarrer olub fakat musakkafât ve müstagillât-ı mezkûrenin evlâd-ı zükûr ve inâsdan mâ-adâ bâlâda derecâtı ta’yîn olunan hakk-ı intikâl ashâbından bulunan verese’ye intikâlinde bunların derecelerine göre alınması lâzım gelen harc-ı intikâlin mikdârı nizâm-ı mahsûs ile ta’yîn olunacakdır.
Beşinci Madde
Te’mîn-i deyn içün cârî olan ferâğ bil-vefâ usûlü kemâ-kân cârî olacak ve bu usûle müteferri’ olan ahvâl ve mu’âmelât nizâmât-ı mahsûsa ile ta’yîn olunacakdır.
Altıncı Madde
Musakkafât ve müstagillât-ı mezkûre mutasarrıflarının işbu kânûna ittibâ’a mecbûriyeti olmayub bunlardan her kim kânûn-ı meşrûh ahkâmına ittibâ’ etmek ister ise icâreteyn sûretiyle uhdesinde bulunan musakkafât ve müstagillât-ı mevkûfe senedâtını ta’yîn olunacak şekl ve usûle tevfîkan tecdîd edebilecekdir.
Yedinci Madde
İşbu müsâ’ade-i seniyye bi’t-tevliye tasarruf ve idâresi zât-ı şevket-simât hazret-i hilâfet-penâhîye ‘âid olan selâtîn-i ‘izâm hazerâtıyla müte’allikâtı evkâf-ı celîlesine ve Evkâf-ı Hümâyûn Nezâreti ma’rifetiyle idâre olunmakda bulunan evkâf-ı mazbûtaya münhasır olub evkâf-ı sâirede cereyân etmeyecekdir. Fakat evkâf-ı sâireden vâkıfları ber-hayât olub şurût-ı vakfiyesinin tebdîl ve tağyîri yed-i ihtiyârında bulunanlar dahi işbu hükm-i kânûna tevfîk harekete me’zûn olacaklardır.
Sekizinci Madde
‘Arsası mukâta’alı vakf ve ebniyesi mülk olan musakkafât ve müstagillât hakkında usûl-i kadîmesi vechle mu’âmele icrâ kılınacakdır. Ve bu misillü musakkafât ve müstagillâtın bey’ ve şirâ ve ferâğ ve intikâli vukû’unda mukâta’a-i kadîmesi hadd-i lâyıkına iblâğ olunacakdır.
Dokuzuncu Madde
İşbu kânûn târîh-i i’lânından i’tibâren mer’iyyü’l-icrâ olacakdır.
Zeyl
---
*\*Note: In the text, the word for "per thousand" (binde) appears with dots resembling "yekde" or "yikde" due to a printing irregularity, but legally and contextually reads as "binde" (binde otuz = 30 per 1000).*