Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
232
( Hayrat ve meberrata dair )
Memalik-i mahruse-i şahanede hayrat ve meberrata mahsus olan vakıflar iki nevi
olarak bunun birisi esasen arazi-i emiriyeden iken yalnız menafii hayrata
tahsis olunmuş yerler ve diğeri dahi mülk-i sırf iken vakf edilmiş
olan mahaller olup nevi evveli emr-i tasarrufda arazi-i emiriye usulüne tabi
olduğu gibi ikincisi dahi muhtelif usul ve kavaid altındadır. Dersaadet
ile Rumeli ve Anadolu'nun bazı büyük şehirlerinde olan musakkafat ve sair
müstegallatın ekseri icareteyn denilen usul-i vakfiyeye tabi olup
tesisat-ı vakfiyenin ibtidasında müstegallat icare-i vahide yolunda iken muahharan
icareteyn usulüne tahvil olunmuş ve şöyle ki evailde bir kimse mutasarrıf
olduğu mülk arsa üzerine hane veya han ve dükkan yaparak bunun kirasını
tesis eylediği bir hayra tahsis edip bu mülk vakfın malı ve içinde
bulunan adeta müsteciri olmakla ol mülkün tamir ve termimi ve yanar yıkılır ise
müceddeden inşası vakfına aid olduğundan ve vakıflarda ise tamire kudret
kalmadığından bir çok mülk harab olmuş ve öyle yerlerin icaresi bittabi
düştüğüne mebni evkafın temettü'ü dahi tenezzüle başlamış olmasıyla hem vakıfların
muhafaza-i menafii ve hem de emlake husul-i mamuriyeti maksadıyla cennetmekan
Sultan Süleyman Han-ı Evvel asrında emlake usul-i tasarrufiyesi bir başka
yola konulmuştur çünkü müstecirin ikamet ettiği yeri tamir etmek vazifesinden
olmayıp kendisini bulunduğu yerin imarına mecbur etmek için müddet-i
tasarrufunu temdid eylemek lazım geldiğine ve bu dahi kifayet etmeyip zira
bir adam mamur edeceği şeyi kendisinden sonra evladına dahi
bırakmak isteyeceğine binaen müstecirleri şu maksada hizmet ettirmek için
bir kimse emlak-i vakfiyeden bir mahalle mutasarrıf olmak istedikde icare-i muaccele
namıyla canib-i vakfa bir az akçe verdikten sonra beher sene dahi icare-i müeccele
ismiyle bir mikdar şey vermek ve tamir ve termimi kendisine aid ve izn-i mütevelli ile
her ne bina ve inşa eder ise vakfa teberru' olmak şartıyla ve hakk-ı isticarını
ahare ferağ edebilmek ruhsatıyla müddet-i hayatında kendisi tasarruf etmek
* ve vefatında *
( Hayrat ve meberrata dair )
Memalik-i mahruse-i şahanede hayrat ve meberrata mahsus olan vakıflar iki nevi
olarak bunun birisi esasen arazi-i emiriyeden iken yalnız menafii hayrata
tahsis olunmuş yerler ve diğeri dahi mülk-i sırf iken vakf edilmiş
olan mahaller olup nevi evveli emr-i tasarrufda arazi-i emiriye usulüne tabi
olduğu gibi ikincisi dahi muhtelif usul ve kavaid altındadır. Dersaadet
ile Rumeli ve Anadolu'nun bazı büyük şehirlerinde olan musakkafat ve sair
müstegallatın ekseri icareteyn denilen usul-i vakfiyeye tabi olup
tesisat-ı vakfiyenin ibtidasında müstegallat icare-i vahide yolunda iken muahharan
icareteyn usulüne tahvil olunmuş ve şöyle ki evailde bir kimse mutasarrıf
olduğu mülk arsa üzerine hane veya han ve dükkan yaparak bunun kirasını
tesis eylediği bir hayra tahsis edip bu mülk vakfın malı ve içinde
bulunan adeta müsteciri olmakla ol mülkün tamir ve termimi ve yanar yıkılır ise
müceddeden inşası vakfına aid olduğundan ve vakıflarda ise tamire kudret
kalmadığından bir çok mülk harab olmuş ve öyle yerlerin icaresi bittabi
düştüğüne mebni evkafın temettü'ü dahi tenezzüle başlamış olmasıyla hem vakıfların
muhafaza-i menafii ve hem de emlake husul-i mamuriyeti maksadıyla cennetmekan
Sultan Süleyman Han-ı Evvel asrında emlake usul-i tasarrufiyesi bir başka
yola konulmuştur çünkü müstecirin ikamet ettiği yeri tamir etmek vazifesinden
olmayıp kendisini bulunduğu yerin imarına mecbur etmek için müddet-i
tasarrufunu temdid eylemek lazım geldiğine ve bu dahi kifayet etmeyip zira
bir adam mamur edeceği şeyi kendisinden sonra evladına dahi
bırakmak isteyeceğine binaen müstecirleri şu maksada hizmet ettirmek için
bir kimse emlak-i vakfiyeden bir mahalle mutasarrıf olmak istedikde icare-i muaccele
namıyla canib-i vakfa bir az akçe verdikten sonra beher sene dahi icare-i müeccele
ismiyle bir mikdar şey vermek ve tamir ve termimi kendisine aid ve izn-i mütevelli ile
her ne bina ve inşa eder ise vakfa teberru' olmak şartıyla ve hakk-ı isticarını
ahare ferağ edebilmek ruhsatıyla müddet-i hayatında kendisi tasarruf etmek
* ve vefatında *