Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
281
On dördüncü madde: Eytam sandıklarından ticâre akçe ikrâzı lâzım geldikde yedinci maddede beyân olundığı vechle rehn-i kavî ve mu'teber ve müteaddid kefîl alınması ve şerâit-i sâire-i mukarrerenin tamâmîle icrâ kılınması iktizâ eyleyecek ve menâfi'-i umûmiye sandığı olan yerlerde eytam sandıkları emvâlinden menâfi' sandıklarına ve sâir cihete ta'vîz sûretile ve vech-i âharla akçe i'tâsı câiz olmayacakdır.
On beşinci madde: Emvâl-i eytâmın sûret-i muhâfaza ve idâresi hakkında şu sûretle ittihâz olunan usûl ve kâidenin ileride iktizâ etdikçe ta'dîlâtı icrâ olunacakdır ve şimdiki hâlde her memleketde ne kadar emvâl-i eytam ve mecnûn ve ma'tûh var ise sicill-i mehâkimden kaydları çıkarılarak ve keyfiyetleri tahkîk olunarak ma'rifet-i şer'le hesâbları görülüb zâhire çıkarıldıkça ve bir tarafdan vefiyât vukû' ve zuhûra geldikçe iktizâlarının icrâsı me'mûrîn-i mülkiye ve şer'iyenin vezâif-i mahsûsalarındandır.
On altıncı madde: Emvâl-i eytam sandıklarının sermâyesinden ve fâiz ve mütemmi'âtından muharrer usûl ve kâide hâricinde akçe ikrâz olunması ve yâhûd nâzır ve me'mûrlarının ve bu işe ta'alluku olan kimselerin sandık hizmet ve nezâretlerinde bulundukları müddetde bundan az ve çok ve senedli ve senedsiz akçe almaları memnû'iyet-i kaviye ile memnû' olduğundan böyle hâllerin men'-i vukû'u zımnında eytam müdîrleri kefâlet-i mu'tebere ile ta'yîn olunub ve bunlara a'zâ-yı meclisden biri ve aña dahi dîgeri müteselsilen kefâlet etdirilib bi'l-cümle hey'et-i meclisin birbirine kefâletleri alındıkdan sonra içlerinden intihâb edecekleri zât ta'ahhüde teşrîk olunacak ve bir gûne telefât ve ihtilâsât zuhûrunda tazmînât-ı lâzime kefâlet-i müteselsile mülâbesesiyle hey'et-i meclisin mecmû'u hakkında icrâ kılınacakdır.
( Eytam Sandıkları Nizâmnâmesine )
( Zeyl )
Bâliğ-i rüşd olmaksızın mahall-i âhare nakl-i hâne eyleyen yetîmin hisse-i irsiyesi isbât-ı rüşd eyledikden sonra mavtın-ı cedîd ve kadîmi beyninde olan mahkemeler beyninde bi'l-muhâbere gitdiği mahallin mahkeme-i şer'iyesine irsâl ile orada mu'âmele-i şer'iyesi icrâ olunur.
Zeylin irâde-i seniye târîhi fî 16 Zilkade sene 1286
ve fî 5 Şubat sene 1285
36
On dördüncü madde: Eytam sandıklarından ticâre akçe ikrâzı lâzım geldikde yedinci maddede beyân olundığı vechle rehn-i kavî ve mu'teber ve müteaddid kefîl alınması ve şerâit-i sâire-i mukarrerenin tamâmîle icrâ kılınması iktizâ eyleyecek ve menâfi'-i umûmiye sandığı olan yerlerde eytam sandıkları emvâlinden menâfi' sandıklarına ve sâir cihete ta'vîz sûretile ve vech-i âharla akçe i'tâsı câiz olmayacakdır.
On beşinci madde: Emvâl-i eytâmın sûret-i muhâfaza ve idâresi hakkında şu sûretle ittihâz olunan usûl ve kâidenin ileride iktizâ etdikçe ta'dîlâtı icrâ olunacakdır ve şimdiki hâlde her memleketde ne kadar emvâl-i eytam ve mecnûn ve ma'tûh var ise sicill-i mehâkimden kaydları çıkarılarak ve keyfiyetleri tahkîk olunarak ma'rifet-i şer'le hesâbları görülüb zâhire çıkarıldıkça ve bir tarafdan vefiyât vukû' ve zuhûra geldikçe iktizâlarının icrâsı me'mûrîn-i mülkiye ve şer'iyenin vezâif-i mahsûsalarındandır.
On altıncı madde: Emvâl-i eytam sandıklarının sermâyesinden ve fâiz ve mütemmi'âtından muharrer usûl ve kâide hâricinde akçe ikrâz olunması ve yâhûd nâzır ve me'mûrlarının ve bu işe ta'alluku olan kimselerin sandık hizmet ve nezâretlerinde bulundukları müddetde bundan az ve çok ve senedli ve senedsiz akçe almaları memnû'iyet-i kaviye ile memnû' olduğundan böyle hâllerin men'-i vukû'u zımnında eytam müdîrleri kefâlet-i mu'tebere ile ta'yîn olunub ve bunlara a'zâ-yı meclisden biri ve aña dahi dîgeri müteselsilen kefâlet etdirilib bi'l-cümle hey'et-i meclisin birbirine kefâletleri alındıkdan sonra içlerinden intihâb edecekleri zât ta'ahhüde teşrîk olunacak ve bir gûne telefât ve ihtilâsât zuhûrunda tazmînât-ı lâzime kefâlet-i müteselsile mülâbesesiyle hey'et-i meclisin mecmû'u hakkında icrâ kılınacakdır.
( Eytam Sandıkları Nizâmnâmesine )
( Zeyl )
Bâliğ-i rüşd olmaksızın mahall-i âhare nakl-i hâne eyleyen yetîmin hisse-i irsiyesi isbât-ı rüşd eyledikden sonra mavtın-ı cedîd ve kadîmi beyninde olan mahkemeler beyninde bi'l-muhâbere gitdiği mahallin mahkeme-i şer'iyesine irsâl ile orada mu'âmele-i şer'iyesi icrâ olunur.
Zeylin irâde-i seniye târîhi fî 16 Zilkade sene 1286
ve fî 5 Şubat sene 1285
36