Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
303
Dokuzuncu ve onuncu ve on birinci maddelerde beyan olunacak usûle tevfîkan icra olunacaktır.
Sekizinci Madde: Gerek taşralarda ve gerek İstanbul ve Bilâd-ı Selâse’de mübayaa olunacak akar ve emlâk-i saire mübayaalarının hîn-i icrasında bayiin sahihan mülkü olduğunu müş’ir mahallesi tarafından memhûr ve muteber ilmühaber ahz olunmadıkça ve yedinde senedât-ı atîka var ise ibraz ettirilip görülmedikçe emlâk-i mezkûrenin mübayaaları hiç bir mahkeme tarafından icra olunmayacaktır. Ve eğer bayiin yedinde senedât-ı atîka yoğise tahkikât-ı muktaziye-i kâfiye icra kılındıktan sonra ilmühaber-i mezkûr ile iktifa olunacaktır.
Dokuzuncu Madde: Rumeli ve Anadolu taraflarında vaki mülk akar ve emlâk-i sairenin sahibi Dersaadet’te bulunup da mahalline bizzat gitmeyerek veyahut tarafından vekil-i şer’î göndermeyerek emlâkini âhara bey’ edecek olur ise o makule emlâkin Rumeli tarafında olanlarının mübayaası yalnız Rumeli ve Anadolu tarafında bulunanlarının mübayaası dahi yalnız Anadolu Kazaskerleri semâhatlü efendiler hazarâtı taraflarından icra olunacaktır.
Onuncu Madde: Taşralarda bir kaza hududu dahilinde bulunan akar ve emlâk-i sairenin sahibi memuriyet veyahut sair cihetle diğer kazada sakin olup da mahalline bizzat gitmeyerek veyahut tarafından vekil-i şer’î göndermeyerek emlâkini âhara bey’ edecek olur ise emlâk-i mezkûrenin mübayaası bayiin sakin olduğu kaza hakimi tarafından icra olunacaktır.
On Birinci Madde: Memalik-i Mahrusa’nın havi olduğu bir kaza hududu dahilinde olup da sahibi kaza-i âharda veyahut Dersaadet’te bulunan akar ve emlâkin dokuzuncu ve onuncu maddelerde beyan olunduğu vechile mübayaaları icra olunduğu vakitte bayiin sahihan mülkü olduğunu mübeyyin yedinde ilâm ve hüccet ve mazbata misillü bir gûna sened olmadıkça ve der-dest senedât-ı atîkası var ise ibraz ettirilip görülmedikçe emlâk-i mezkûrenin mübayaası icra
Dokuzuncu ve onuncu ve on birinci maddelerde beyan olunacak usûle tevfîkan icra olunacaktır.
Sekizinci Madde: Gerek taşralarda ve gerek İstanbul ve Bilâd-ı Selâse’de mübayaa olunacak akar ve emlâk-i saire mübayaalarının hîn-i icrasında bayiin sahihan mülkü olduğunu müş’ir mahallesi tarafından memhûr ve muteber ilmühaber ahz olunmadıkça ve yedinde senedât-ı atîka var ise ibraz ettirilip görülmedikçe emlâk-i mezkûrenin mübayaaları hiç bir mahkeme tarafından icra olunmayacaktır. Ve eğer bayiin yedinde senedât-ı atîka yoğise tahkikât-ı muktaziye-i kâfiye icra kılındıktan sonra ilmühaber-i mezkûr ile iktifa olunacaktır.
Dokuzuncu Madde: Rumeli ve Anadolu taraflarında vaki mülk akar ve emlâk-i sairenin sahibi Dersaadet’te bulunup da mahalline bizzat gitmeyerek veyahut tarafından vekil-i şer’î göndermeyerek emlâkini âhara bey’ edecek olur ise o makule emlâkin Rumeli tarafında olanlarının mübayaası yalnız Rumeli ve Anadolu tarafında bulunanlarının mübayaası dahi yalnız Anadolu Kazaskerleri semâhatlü efendiler hazarâtı taraflarından icra olunacaktır.
Onuncu Madde: Taşralarda bir kaza hududu dahilinde bulunan akar ve emlâk-i sairenin sahibi memuriyet veyahut sair cihetle diğer kazada sakin olup da mahalline bizzat gitmeyerek veyahut tarafından vekil-i şer’î göndermeyerek emlâkini âhara bey’ edecek olur ise emlâk-i mezkûrenin mübayaası bayiin sakin olduğu kaza hakimi tarafından icra olunacaktır.
On Birinci Madde: Memalik-i Mahrusa’nın havi olduğu bir kaza hududu dahilinde olup da sahibi kaza-i âharda veyahut Dersaadet’te bulunan akar ve emlâkin dokuzuncu ve onuncu maddelerde beyan olunduğu vechile mübayaaları icra olunduğu vakitte bayiin sahihan mülkü olduğunu mübeyyin yedinde ilâm ve hüccet ve mazbata misillü bir gûna sened olmadıkça ve der-dest senedât-ı atîkası var ise ibraz ettirilip görülmedikçe emlâk-i mezkûrenin mübayaası icra