Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
319
On sekizinci bend: Bir muvakkaten nâmevcûd olarak verâsında bulunan kîse usûlüne tatbîk ederek ibkâsını istihsâl etdikden sonra nâmevcûd olan zuhûr eder ise ibkâsı verilen kimesnenin müddeti hitâmına karîb olmadıkça istid‘âsına müsâ‘ade olunmayıp müddet-i mezkûrenin inkizâsı takarrüb etdikde usûlü üzere arzuhâli yüridilerek ibkâsı verilecekdir.
On dokuzuncu bend: Zamân-ı zabtına beş altı mâh var iken ibkâsını istid‘â edenlere müsâ‘ade olunmayıp üç mâh kaldıkda usûlü vechle arzuhâli yüridilerek ibkâsı tahrîr kılınacakdır.
Yirminci bend: Bir kazânın müddeti inkizâsına takarrüb etdikde vakitlerinden birinci ve ikinci ve üçüncü mevcûd olmaz ise dördüncü vaktine ibkâsı i‘tâ olunacakdır ve muvakkatlerinden hîç bir neferi zuhûr etmez ise gıyâbından ibkâ i‘tâsı câ’iz olmayıp kazâ-yı mezkûr ehliyeti tahakkuk ve rütbesi münhal bir zâta müceddeden ve mücezzâ tevcîh kılınacakdır.
Yirmi birinci bend: Kazâ vakitlerinden taşralarda bulunup da zamân-ı zabtı takarrüb eden kimesneler hakkında inhâ ve mazbata takdîm ile ve ba‘zı mahallerden recâ ve şefâ‘at ile gıyâbından ibkâ i‘tâsına bir vechle müsâ‘ade olunmayıp be-her-hâl bi'n-nefs gelip isbât-ı vücûd etmedikçe ibkâ i‘tâsı câ’iz olamayacakdır.
Yirmi ikinci bend: On altıncı bendde muharrer usûlün icrâsıyla bâ-işâret-i ‘aliyye tahrîr ve temhîr olunan ibkâ tezkireleri i‘lâmlarına melfûfen makâm-ı vâlâ-yı meşîhata takdîm olunup i‘lâmlarıyle mukâbele ve tatbîk olunarak medd ve tevcîh tezkireleri misillü bâlâları temhîr buyurulduktan sonra ashâbına i‘tâ olunacak ve ba‘de'n-nizâm makâm-ı müşârün-ileyhden temhîr olunmamış ibkâ tezkireleri zuhûr eder ise kat‘â i‘tibâr olunmayacakdır.
Yirmi üçüncü bend: İbkâsını istid‘â edenlerin tevcîh tezkireleri arzuhâllerinde merbût bulunmak istihsâl-i ibkânın şart-ı a‘zamı olmak cihetiyle yedinde tevcîh tezkiresi bulunmayanlar haklarında iştibâh-ı küllî hâsıl olacağından o makûle tevcîh tezkiresi zâyi‘ oldu deyu arzuhâl eden olur ise kaydı ba‘de'l-ihrâc li-ecli't-tahkîk fetvâhâneye havâle buyurulduqda tezkiresi mevcûd
On sekizinci bend: Bir muvakkaten nâmevcûd olarak verâsında bulunan kîse usûlüne tatbîk ederek ibkâsını istihsâl etdikden sonra nâmevcûd olan zuhûr eder ise ibkâsı verilen kimesnenin müddeti hitâmına karîb olmadıkça istid‘âsına müsâ‘ade olunmayıp müddet-i mezkûrenin inkizâsı takarrüb etdikde usûlü üzere arzuhâli yüridilerek ibkâsı verilecekdir.
On dokuzuncu bend: Zamân-ı zabtına beş altı mâh var iken ibkâsını istid‘â edenlere müsâ‘ade olunmayıp üç mâh kaldıkda usûlü vechle arzuhâli yüridilerek ibkâsı tahrîr kılınacakdır.
Yirminci bend: Bir kazânın müddeti inkizâsına takarrüb etdikde vakitlerinden birinci ve ikinci ve üçüncü mevcûd olmaz ise dördüncü vaktine ibkâsı i‘tâ olunacakdır ve muvakkatlerinden hîç bir neferi zuhûr etmez ise gıyâbından ibkâ i‘tâsı câ’iz olmayıp kazâ-yı mezkûr ehliyeti tahakkuk ve rütbesi münhal bir zâta müceddeden ve mücezzâ tevcîh kılınacakdır.
Yirmi birinci bend: Kazâ vakitlerinden taşralarda bulunup da zamân-ı zabtı takarrüb eden kimesneler hakkında inhâ ve mazbata takdîm ile ve ba‘zı mahallerden recâ ve şefâ‘at ile gıyâbından ibkâ i‘tâsına bir vechle müsâ‘ade olunmayıp be-her-hâl bi'n-nefs gelip isbât-ı vücûd etmedikçe ibkâ i‘tâsı câ’iz olamayacakdır.
Yirmi ikinci bend: On altıncı bendde muharrer usûlün icrâsıyla bâ-işâret-i ‘aliyye tahrîr ve temhîr olunan ibkâ tezkireleri i‘lâmlarına melfûfen makâm-ı vâlâ-yı meşîhata takdîm olunup i‘lâmlarıyle mukâbele ve tatbîk olunarak medd ve tevcîh tezkireleri misillü bâlâları temhîr buyurulduktan sonra ashâbına i‘tâ olunacak ve ba‘de'n-nizâm makâm-ı müşârün-ileyhden temhîr olunmamış ibkâ tezkireleri zuhûr eder ise kat‘â i‘tibâr olunmayacakdır.
Yirmi üçüncü bend: İbkâsını istid‘â edenlerin tevcîh tezkireleri arzuhâllerinde merbût bulunmak istihsâl-i ibkânın şart-ı a‘zamı olmak cihetiyle yedinde tevcîh tezkiresi bulunmayanlar haklarında iştibâh-ı küllî hâsıl olacağından o makûle tevcîh tezkiresi zâyi‘ oldu deyu arzuhâl eden olur ise kaydı ba‘de'l-ihrâc li-ecli't-tahkîk fetvâhâneye havâle buyurulduqda tezkiresi mevcûd