Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
321
( Nevvâb Hakkında Nizâmnâme )
( Sûret-i Hatt-ı Hümâyûn )
( Mûcebince amel oluna )
Birinci Bend: Umûr-ı niyâbet-i şer‘iyyede istihdâm olunan nevvâb efendiler ehliyet ve rütbe ve haysiyetleri i‘tibâriyle asnâf-ı hamse üzerine tertîb olunup her bir sınıf için hâl ve rütbesine münâsib bilâd ve kazâhâ tahsîs olunarak bundan böyle her bir sınıf kendüye mahsûs olan kazâlar niyâbetlerine bi’t-ta‘yîn sınıf-ı âhara mahsûs olan kazâlar niyâbetlerine ta‘yîn olunmayacakdır. Ve bu sûretde bir sınıf dâhilinde bulunan nevvâbın fevklerinde olan sınıfa mahsûs niyâbet talebine salâhiyeti olmayacağından bu husûsda hıfzan li’n-nizâm hiç bir tarafdan recâ ve iltimâs vukû‘ bulmayacak ve kabûl olunmayacakdır.
İkinci Bend: Bi’l-istihdâm vucûhla dirâyet ve istihkâkları nümâyân olan mevâlî-i fihâm ve kibâr-ı müderrisîn-i kirâm sınıf-ı evvel ve bi-hasebi’l-ehliyye bunların mâ-dûnu bulunan mevâlî-i devriyye ve müderrisîn ile min külli’l-vucûh istihkâkı ma‘rûf ve meşhûr olan eşrâf-ı kudât sınıf-ı sânî ve hademât-ı şer‘iyyede istihdâmları mesbûk olmayıp bu def‘a lede’l-imtihân kâbiliyet ve isti‘dâdları zâhir olacak mevâlî ve müderrisîn ile sınıf-ı sânîden ma‘dûd olan eşrâf-ı kudâtın min ciheti’l-ehliyye mâ-dûnu olanlar sınıf-ı sâlis ve bunlara isti‘dâdca karîb bulunanlar sınıf-ı râbi‘ ve bunların dahi dûnunda olanlar ile âti’z-zikr on ikinci bendde beyân olunduğu minvâl üzere ba‘de’l-imtihân silk-i nevvâba sülûk eden zevât sınıf-ı hâmis i‘tibâr olunacakdır.
Üçüncü Bend: Sunûf-ı erba‘a-i merkûmede bulunan efendilerden biri me’mûr olduğu kazâlarda ale’t-tevâlî hüsn-i sülûk ile gerek ahkâm-ı şer‘iyye icrâsında ve gerek hademât-ı seniyye îfâsında bir gûne kusûr ve tekâsülü ve ahâlî hakkında ta‘addî ve irtikâba dâir bir hareketi zuhûr etmeyip de bi’l-isti‘fâ yâ müddet-i mu‘ayynesini itmâm ile infisâli vukû‘bulur ise hasbe’n-nizâm ya‘ni on birinci bendde...
L 41
( Nevvâb Hakkında Nizâmnâme )
( Sûret-i Hatt-ı Hümâyûn )
( Mûcebince amel oluna )
Birinci Bend: Umûr-ı niyâbet-i şer‘iyyede istihdâm olunan nevvâb efendiler ehliyet ve rütbe ve haysiyetleri i‘tibâriyle asnâf-ı hamse üzerine tertîb olunup her bir sınıf için hâl ve rütbesine münâsib bilâd ve kazâhâ tahsîs olunarak bundan böyle her bir sınıf kendüye mahsûs olan kazâlar niyâbetlerine bi’t-ta‘yîn sınıf-ı âhara mahsûs olan kazâlar niyâbetlerine ta‘yîn olunmayacakdır. Ve bu sûretde bir sınıf dâhilinde bulunan nevvâbın fevklerinde olan sınıfa mahsûs niyâbet talebine salâhiyeti olmayacağından bu husûsda hıfzan li’n-nizâm hiç bir tarafdan recâ ve iltimâs vukû‘ bulmayacak ve kabûl olunmayacakdır.
İkinci Bend: Bi’l-istihdâm vucûhla dirâyet ve istihkâkları nümâyân olan mevâlî-i fihâm ve kibâr-ı müderrisîn-i kirâm sınıf-ı evvel ve bi-hasebi’l-ehliyye bunların mâ-dûnu bulunan mevâlî-i devriyye ve müderrisîn ile min külli’l-vucûh istihkâkı ma‘rûf ve meşhûr olan eşrâf-ı kudât sınıf-ı sânî ve hademât-ı şer‘iyyede istihdâmları mesbûk olmayıp bu def‘a lede’l-imtihân kâbiliyet ve isti‘dâdları zâhir olacak mevâlî ve müderrisîn ile sınıf-ı sânîden ma‘dûd olan eşrâf-ı kudâtın min ciheti’l-ehliyye mâ-dûnu olanlar sınıf-ı sâlis ve bunlara isti‘dâdca karîb bulunanlar sınıf-ı râbi‘ ve bunların dahi dûnunda olanlar ile âti’z-zikr on ikinci bendde beyân olunduğu minvâl üzere ba‘de’l-imtihân silk-i nevvâba sülûk eden zevât sınıf-ı hâmis i‘tibâr olunacakdır.
Üçüncü Bend: Sunûf-ı erba‘a-i merkûmede bulunan efendilerden biri me’mûr olduğu kazâlarda ale’t-tevâlî hüsn-i sülûk ile gerek ahkâm-ı şer‘iyye icrâsında ve gerek hademât-ı seniyye îfâsında bir gûne kusûr ve tekâsülü ve ahâlî hakkında ta‘addî ve irtikâba dâir bir hareketi zuhûr etmeyip de bi’l-isti‘fâ yâ müddet-i mu‘ayynesini itmâm ile infisâli vukû‘bulur ise hasbe’n-nizâm ya‘ni on birinci bendde...
L 41