Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
476
olduğu yalnız sefinenin evrak-ı mürûriyesini kapudanın ahz etmiş olmasıyla tebeyyün eder (*)
( Üçüncü Fasıl )
( Sefine sahibleri hakkındadır )
Otuzuncu madde: Her bir sefine sahibi kapudanın harekât ve muamelâtından hakka veche mes’ûldür ya’ni kapudanın harekât ve muamelâtından neş’et eden zarar ve ziyanların tazminine ve sefineye ve seyr ü sefere dâir ettiği mukavelât ve taahhüdâtın ifasına mecburdur lâkin eğer işbu taahhüdât kendisinin emr-i mahsûsuyla vâki olmamış ise sahib-i sefine geminin ve navlunun terkiyle ol taahhüdâttan her halde halâs olabilür ancak sefinenin kapudanı müstakillen ol sefinenin sahibi olduğu takdirce ber-minvâl-i muharrer gemi ve navlunun terkiyle aslâ kurtulamayacağı gibi hissedârân-ı sâire ile müştereken ol sefinenin sahibi olduğu takdirce dahi sefineye ve seyr ü sefere dâir akd ettiği mukavelât ve taahhüdâttan dolayı yalnız kendi hissesine isâbet edecek mikdara kadar şahsan mes’ûl olur.
Otuz birinci madde: Kefâlet irâesi ve devletin ruhsatı ile muhârebe zımnında techîz olunan sefinelerin esnâ-yı seferlerinde üzerlerinde bulunan asker ve tâifeler tarafından vukûa gelen cünha ve cinâyet ve gasb ve gâretden dolayı ol sefinelerin sahibleri kefâlet etmiş oldukları meblağa kadar mes’ûl olub ziyâdesinden mârü’z-zikr fenâlıkları kendileri bizzat icrâ etmiş veyâ ettirmiş olmadıkları halde mes’ûl olmazlar kefâlet-i mezkûre yüz elli nefere kadar asker ve tâifeleri olan sefineler içün iki yüz bin ve ziyâdesi olanlar içün dahi dört yüz bin guruşdan ibâret olacakdır.
Otuz ikinci madde: Sahib-i sefine kapudanıyla olan mukavelesinde ânın teb’îd ve ihrâc olunmamasına dâir bir şart münderic olsa bile yine merkûmu her halde izin vermeğe sâlih olacakdır binâenaleyh kendisine ruhsat verilen kapudanın başkaca bir mukavele-i muharreresi olmadıkça ruhsatı verilmiş
(*) Sefinenin evrak-ı mürûriyesi kırk birinci maddede beyân olunan evrakdan ibâretdir
(olan)
olduğu yalnız sefinenin evrak-ı mürûriyesini kapudanın ahz etmiş olmasıyla tebeyyün eder (*)
( Üçüncü Fasıl )
( Sefine sahibleri hakkındadır )
Otuzuncu madde: Her bir sefine sahibi kapudanın harekât ve muamelâtından hakka veche mes’ûldür ya’ni kapudanın harekât ve muamelâtından neş’et eden zarar ve ziyanların tazminine ve sefineye ve seyr ü sefere dâir ettiği mukavelât ve taahhüdâtın ifasına mecburdur lâkin eğer işbu taahhüdât kendisinin emr-i mahsûsuyla vâki olmamış ise sahib-i sefine geminin ve navlunun terkiyle ol taahhüdâttan her halde halâs olabilür ancak sefinenin kapudanı müstakillen ol sefinenin sahibi olduğu takdirce ber-minvâl-i muharrer gemi ve navlunun terkiyle aslâ kurtulamayacağı gibi hissedârân-ı sâire ile müştereken ol sefinenin sahibi olduğu takdirce dahi sefineye ve seyr ü sefere dâir akd ettiği mukavelât ve taahhüdâttan dolayı yalnız kendi hissesine isâbet edecek mikdara kadar şahsan mes’ûl olur.
Otuz birinci madde: Kefâlet irâesi ve devletin ruhsatı ile muhârebe zımnında techîz olunan sefinelerin esnâ-yı seferlerinde üzerlerinde bulunan asker ve tâifeler tarafından vukûa gelen cünha ve cinâyet ve gasb ve gâretden dolayı ol sefinelerin sahibleri kefâlet etmiş oldukları meblağa kadar mes’ûl olub ziyâdesinden mârü’z-zikr fenâlıkları kendileri bizzat icrâ etmiş veyâ ettirmiş olmadıkları halde mes’ûl olmazlar kefâlet-i mezkûre yüz elli nefere kadar asker ve tâifeleri olan sefineler içün iki yüz bin ve ziyâdesi olanlar içün dahi dört yüz bin guruşdan ibâret olacakdır.
Otuz ikinci madde: Sahib-i sefine kapudanıyla olan mukavelesinde ânın teb’îd ve ihrâc olunmamasına dâir bir şart münderic olsa bile yine merkûmu her halde izin vermeğe sâlih olacakdır binâenaleyh kendisine ruhsat verilen kapudanın başkaca bir mukavele-i muharreresi olmadıkça ruhsatı verilmiş
(*) Sefinenin evrak-ı mürûriyesi kırk birinci maddede beyân olunan evrakdan ibâretdir
(olan)