Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
499
İkinci fıkrası mucibince sefine sahiblerine verilen hak ve salahiyet
halel getirilmeyip ancak bunların istidalarıyla salahiyet-i mezbureye nail
olmalarından emtiaları füruht veyahut rehin olunmuş olan kimseler içün
bir zarar neşet eder ise zarar-ı mezbur işbu emtianın selametle mahallerine
vasıl olan emvalin veyahut füruht veyahut rehin keyfiyetlerine sebeb
veren kaza-yı bahriden sonra vuku bulan gark hususundan kurtarılmış
bilcümle emtianın bahaları üzere garame tevzi ve taksim olunmak lazım-ı haldendir.
Yüz yirmi birinci madde
Geminin gitmesi meşrut olan mahal ile emr-i
ticarete dair memnuiyet vaki olup da hamulesiyle beraber geriye avdet eylemesi
lazım geldiği halde gidip gelmek isticar olunmuş olsa dahi kapudanın
yalnız gitmesi içün lazım gelen navlunı istihsale hakkı olacakdır.
Yüz yirmi ikinci madde
Esna-yı seferde sefine bir devletin emriyle yalnız bir müddet
tevgif olunduğu halde müddet-i tevkifi içün mahiye ile isticar olunmuş ise
asla navlun verilmesi ve sefer tamam üzere isticar olunmuş ise ziyade navlun itası
lazım gelmez. Taifenin müddet-i tevkifde olan tayiş ücretleri hasarat-ı bahriyeden
addolunur. Müddet-i mezkure zarfında mahmul emtianın kendi masrafıyle gemiden
ihracına me'zun olup fakat ihrac eylediği suretde yine masrafıyle tekrar
tahmiline veyahut icab eden tazminatı sefinenin mucirine veyahut kapudanına
vermekle mecburdur.
Yüz yirmi üçüncü madde
Ammenin selameti içün bahre atılmış olan
emtianın navlunı kapudana verilip ammenin üzerine garame tevzi ile
tesviye olunur.
Yüz yirmi dördüncü madde
Gark ve şikest olmaktan dolayı zayi ve telef
ve korsan ve düşman tarafından gasb ve zabt olunan emtia içün hiç
bir navlun verilmesi lazım gelmez. Ve ol emtianın navlunı içün ber-vech-i peşin almış
olduğu akçeyi kapudan aksi bir mukavele olmadığı halde iadeye mecburdur.
İkinci fıkrası mucibince sefine sahiblerine verilen hak ve salahiyet
halel getirilmeyip ancak bunların istidalarıyla salahiyet-i mezbureye nail
olmalarından emtiaları füruht veyahut rehin olunmuş olan kimseler içün
bir zarar neşet eder ise zarar-ı mezbur işbu emtianın selametle mahallerine
vasıl olan emvalin veyahut füruht veyahut rehin keyfiyetlerine sebeb
veren kaza-yı bahriden sonra vuku bulan gark hususundan kurtarılmış
bilcümle emtianın bahaları üzere garame tevzi ve taksim olunmak lazım-ı haldendir.
Yüz yirmi birinci madde
Geminin gitmesi meşrut olan mahal ile emr-i
ticarete dair memnuiyet vaki olup da hamulesiyle beraber geriye avdet eylemesi
lazım geldiği halde gidip gelmek isticar olunmuş olsa dahi kapudanın
yalnız gitmesi içün lazım gelen navlunı istihsale hakkı olacakdır.
Yüz yirmi ikinci madde
Esna-yı seferde sefine bir devletin emriyle yalnız bir müddet
tevgif olunduğu halde müddet-i tevkifi içün mahiye ile isticar olunmuş ise
asla navlun verilmesi ve sefer tamam üzere isticar olunmuş ise ziyade navlun itası
lazım gelmez. Taifenin müddet-i tevkifde olan tayiş ücretleri hasarat-ı bahriyeden
addolunur. Müddet-i mezkure zarfında mahmul emtianın kendi masrafıyle gemiden
ihracına me'zun olup fakat ihrac eylediği suretde yine masrafıyle tekrar
tahmiline veyahut icab eden tazminatı sefinenin mucirine veyahut kapudanına
vermekle mecburdur.
Yüz yirmi üçüncü madde
Ammenin selameti içün bahre atılmış olan
emtianın navlunı kapudana verilip ammenin üzerine garame tevzi ile
tesviye olunur.
Yüz yirmi dördüncü madde
Gark ve şikest olmaktan dolayı zayi ve telef
ve korsan ve düşman tarafından gasb ve zabt olunan emtia içün hiç
bir navlun verilmesi lazım gelmez. Ve ol emtianın navlunı içün ber-vech-i peşin almış
olduğu akçeyi kapudan aksi bir mukavele olmadığı halde iadeye mecburdur.