Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
509
Yüz altmış altıncı madde: Derûn-ı konturatoda mezkûr sefînedeki hamûle üzerine istikrâz-ı bahrî vâki‘ olub da muahharen ol hamûle dîger bir sefîneye nakl ve tahmîl olunarak kazây-ı bahrîden veyâ cihet-i sâireden zâyi‘ ve telef olsa eğer nakl ve tahmîl keyfiyeti bir sebeb-i mücbirden neş’et eylediği kānûnen isbât olunmaz ise mârüzzikr hamûlenin zâyi‘ ve telef olmasından ikrâz iden kimesneye zarar gelmez.
Yüz altmış yedinci madde: Üzerine istikrâz-ı bahrî olunan şeyler külliyen zâyi‘ ve telef olub veyâhud korsan veyâ düşman tarafından gasb ve zabt olunub da zâyi‘ ve telef olmuş ve gasb ve zabt olunmak husûsları bir kazâdan veyâ esbâb-ı mücbireden neş’et itmiş ve istikrâz-ı bahrî senedinde münderic olan vakit ve mahalde vukû‘bulmuş ise ikrâz olunan akçenin istirdâdı câ’iz değildir fakat mezkûr şeylerden bir mikdârı kurtarılmış ise ikrâz iden kimesne işbu kurtarılmış olan eşyâ üzerine hukûkunu zâyi‘ itmez.
Yüz altmış sekizinci madde: Eşyâ-yı merhûne-i mezkûrenin cinsen fenâ ve çürük olduğundan dolayı vâki‘ olan tenezzül-i fî’ât ve tenâkus-ı mikdâr ve telefât ile istikrâz idenin sebebiyetinden veyâhud kapudan veyâ tâ’ifenin hatâsından neş’et iden hasârât mukrize tahmîl olunamaz.
Yüz altmış dokuzuncu madde: Gark ve şikest vukû‘unda eşyâ-yı merhûne-i müstahlasanın masârif-i tahlîsiyesi ba‘de’t-tenzîl kıymet-i bâkiyesiyle düyûn-ı bahrîye kapadılır.
Yüz yetmişinci madde: Tehlike-i bahrîye zamânı istikrâz-ı bahrî konturatosunda ta‘yîn olunmadığı hâlde sefîne ve takım ve âlât ve donanma ve kumanyası içün sefînenin kıyâm ve hareketinden i‘tibâren gitmesi meşrût olan liman veyâ bir mahalde lenger-endâz idince veyâ palamar bağlayınca kadardır ve emti‘a içün dahi emti‘anın sefîneye tahmîl veyâ sefîneye götürülmek üzere ma‘ûnelere vaz‘ olunduğundan ve bir de istikrâz-ı bahrî tahmîl olunmuş emti‘a üzerine esnâ-yı seferde vâki‘ olmuş ise konturatosu târîhinden bed’ ile götürülmesi meşrût olan mahalde karaya tahliye olununcaya kadar i‘tibar olunur.
Yüz altmış altıncı madde: Derûn-ı konturatoda mezkûr sefînedeki hamûle üzerine istikrâz-ı bahrî vâki‘ olub da muahharen ol hamûle dîger bir sefîneye nakl ve tahmîl olunarak kazây-ı bahrîden veyâ cihet-i sâireden zâyi‘ ve telef olsa eğer nakl ve tahmîl keyfiyeti bir sebeb-i mücbirden neş’et eylediği kānûnen isbât olunmaz ise mârüzzikr hamûlenin zâyi‘ ve telef olmasından ikrâz iden kimesneye zarar gelmez.
Yüz altmış yedinci madde: Üzerine istikrâz-ı bahrî olunan şeyler külliyen zâyi‘ ve telef olub veyâhud korsan veyâ düşman tarafından gasb ve zabt olunub da zâyi‘ ve telef olmuş ve gasb ve zabt olunmak husûsları bir kazâdan veyâ esbâb-ı mücbireden neş’et itmiş ve istikrâz-ı bahrî senedinde münderic olan vakit ve mahalde vukû‘bulmuş ise ikrâz olunan akçenin istirdâdı câ’iz değildir fakat mezkûr şeylerden bir mikdârı kurtarılmış ise ikrâz iden kimesne işbu kurtarılmış olan eşyâ üzerine hukûkunu zâyi‘ itmez.
Yüz altmış sekizinci madde: Eşyâ-yı merhûne-i mezkûrenin cinsen fenâ ve çürük olduğundan dolayı vâki‘ olan tenezzül-i fî’ât ve tenâkus-ı mikdâr ve telefât ile istikrâz idenin sebebiyetinden veyâhud kapudan veyâ tâ’ifenin hatâsından neş’et iden hasârât mukrize tahmîl olunamaz.
Yüz altmış dokuzuncu madde: Gark ve şikest vukû‘unda eşyâ-yı merhûne-i müstahlasanın masârif-i tahlîsiyesi ba‘de’t-tenzîl kıymet-i bâkiyesiyle düyûn-ı bahrîye kapadılır.
Yüz yetmişinci madde: Tehlike-i bahrîye zamânı istikrâz-ı bahrî konturatosunda ta‘yîn olunmadığı hâlde sefîne ve takım ve âlât ve donanma ve kumanyası içün sefînenin kıyâm ve hareketinden i‘tibâren gitmesi meşrût olan liman veyâ bir mahalde lenger-endâz idince veyâ palamar bağlayınca kadardır ve emti‘a içün dahi emti‘anın sefîneye tahmîl veyâ sefîneye götürülmek üzere ma‘ûnelere vaz‘ olunduğundan ve bir de istikrâz-ı bahrî tahmîl olunmuş emti‘a üzerine esnâ-yı seferde vâki‘ olmuş ise konturatosu târîhinden bed’ ile götürülmesi meşrût olan mahalde karaya tahliye olununcaya kadar i‘tibar olunur.