Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
545
Mucib ise kezalik ıslah içün altı aydan üç seneye kadar haps olunur.
Ve eğer cürmü zikr olunan cezanın madununda bir cezayı mucib ise ol
cezanın sülüs müddetini tecavüz etmemek üzere bir müddet-i muayyene ile kezalik ıslah
içün haps olunur.
Kırk birinci madde: Mücriming bir cürmü hîn-i irtikâbında cinnet halinde bulunduğu
sabit olur ise mücazat-ı kanuniyeden mafv tutulur.
Kırk ikinci madde: Bir kimse bir cürmü asla rızası olmayarak mecburen
işlemiş olduğu sabit olursa kezalik mücazat-ı kanuniyeden mafv tutulur.
Ancak bu babda muteber olan mecburiyet cürmün derecatına göre ol kimesneyi
şiar-ı töhmetten bütün bütün beriyyü'z-zimme gösterecek bir keyfiyet ve kendisinin
mukavemet edemeyeceği bir zaruret olmak lazım gelip ebeveynin evlada
ve efendinin hizmetkâra emri gibi tazim ve ihtiramdan neş'et eden haller
mecburiyet addolunmaz.
Kırk üçüncü madde: Mücazat-ı kanuniyede nisânın zükûrdan farkı yoktur ancak
bazı cezaların suver-i icrâiyyesinde anların hususiyet-i hallerine riayet
olunmak lazım gelir.
Kırk dördüncü madde: Emval-i mesruka her kimin yedinde bulunur ise andan
alınır amma tazminat ve masarif-i saire mutlaka ol cürmün failine hükm olunur.
Kırk beşinci madde: Bir cürmün müşterek failleri kanunun sarahati olmayan
mevadde ol cürmün fail-i müstakili gibi mücazat olunur.
Kırk altıncı madde: Cürümde müşterek olanlar istirdad-ı emval-i mesruka ve tazminat
ve masarif-i saire ifasında kefil bil-mal kaidesine tatbikan yekdiğerin kefili
itibar olunarak birinin kudreti olmadığı halde kudreti olandan ahz ve tahsil
kılınır.
Kırk yedinci madde: İdam cezasının küreğe ve kürek cezasının kalebendliğe
ve müebbed kalebendliğin nefy-i ebede ve muvakkat kalebendlik ile hapsin nefy-i muvakkate
tebdili mutlaka irade-i mahsusa-i padişahîye menuttur.
69
Mucib ise kezalik ıslah içün altı aydan üç seneye kadar haps olunur.
Ve eğer cürmü zikr olunan cezanın madununda bir cezayı mucib ise ol
cezanın sülüs müddetini tecavüz etmemek üzere bir müddet-i muayyene ile kezalik ıslah
içün haps olunur.
Kırk birinci madde: Mücriming bir cürmü hîn-i irtikâbında cinnet halinde bulunduğu
sabit olur ise mücazat-ı kanuniyeden mafv tutulur.
Kırk ikinci madde: Bir kimse bir cürmü asla rızası olmayarak mecburen
işlemiş olduğu sabit olursa kezalik mücazat-ı kanuniyeden mafv tutulur.
Ancak bu babda muteber olan mecburiyet cürmün derecatına göre ol kimesneyi
şiar-ı töhmetten bütün bütün beriyyü'z-zimme gösterecek bir keyfiyet ve kendisinin
mukavemet edemeyeceği bir zaruret olmak lazım gelip ebeveynin evlada
ve efendinin hizmetkâra emri gibi tazim ve ihtiramdan neş'et eden haller
mecburiyet addolunmaz.
Kırk üçüncü madde: Mücazat-ı kanuniyede nisânın zükûrdan farkı yoktur ancak
bazı cezaların suver-i icrâiyyesinde anların hususiyet-i hallerine riayet
olunmak lazım gelir.
Kırk dördüncü madde: Emval-i mesruka her kimin yedinde bulunur ise andan
alınır amma tazminat ve masarif-i saire mutlaka ol cürmün failine hükm olunur.
Kırk beşinci madde: Bir cürmün müşterek failleri kanunun sarahati olmayan
mevadde ol cürmün fail-i müstakili gibi mücazat olunur.
Kırk altıncı madde: Cürümde müşterek olanlar istirdad-ı emval-i mesruka ve tazminat
ve masarif-i saire ifasında kefil bil-mal kaidesine tatbikan yekdiğerin kefili
itibar olunarak birinin kudreti olmadığı halde kudreti olandan ahz ve tahsil
kılınır.
Kırk yedinci madde: İdam cezasının küreğe ve kürek cezasının kalebendliğe
ve müebbed kalebendliğin nefy-i ebede ve muvakkat kalebendlik ile hapsin nefy-i muvakkate
tebdili mutlaka irade-i mahsusa-i padişahîye menuttur.
69