Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
551
Töhmet olunanları tevkîf etdirmek esbâbını istihsâl edenler sâirleri hakkında icrâ olunacak mücâzâtdan muâf olub fakat iki seneyi tecâvüz etmemek üzere zabtiye nezâreti altında tutulur.
Altmış Altıncı Mâdde
Her kim meydân ve esvâkda ve mecma-ı nâs olan mahallerde gerek nutuk îrâd ederek ve gerek yafta yapışdırarak ve yâhud matbû varaka neşr eyleyerek ahâli ve sekeneyi işbu fasılda beyân olunan cinâyetleri işlemeğe doğrudan doğruya tahrîk eder ise ol cinâyetlerin fi’len mürtekibi gibi mücâzât olunur fakat zikrolunan tahrîkâtın bir gûne eser-i fi’lîsi zuhûr etmez ise nefy-i ebed cezâsıyla mücâzât kılınır.
( Üçüncü Fasıl )
( Rüşvet beyânındadır )
Altmış Yedinci Mâdde
Tervîc-i merâm içün ne nâm ile olur ise olsun her ne ki alınıb virilür ise rüşvetdir kezâlik rüşvet yolunda bir mülk ve yâ bir mâl vakit ve mahalce değerinden fark-ı fâhiş ile dûn ve ziyâde behâya alınıb satıldığı sûretde ol mülk ve mâlın bu vechile satıldığı fîât ile kıymet-i sahîhası beyninde olan tefâvütü dahi ayn-ı rüşvetdir her nev’i düğünlerde ve akd-i cemiyetlerinde hademe-i devlete mahsûs olmak üzere gerek haremler taraflarından ve gerek erkekler cânibinden hademeye virilen âdi bahşişler müstesnâ olmak üzere pây-endâz nâmıyla ve sâir te’vîlât ve esâmi ile az ve çok virilen hedâyâ dahi rüşvet hükmündedir fakat erbâb-ı ihtiyâc tarafından atiyye ve sadaka istidâsına vesîle ittihâzıyla takdîm olunan ve beyn’el-ahbâ muhabbeten taâtî kılınan meyve ve sâir me’kûlât ve meşrûbât misillü eşyâ-yı cüz’iye ve muhtâcîn ve müstahakkîne ve hademeye hisbeten virilen atâyâ ve bahşişler ve devletçe bâ-ruhsat-ı seniyye alınan hedâyâ-yı resmiyye ve aleniye rüşvet değildir gerek doğrudan doğruya bizzât ve gerek adamları ma’rifetiyle bilvâsıta rüşvet alana mürteşî ve virene râşî ve bunlârn arasında vâsıta olana râiş denilir.
Altmış Sekizinci Mâdde
Mürteşî her kim olur ise olsun ve her kangı rütbe ve mansıb ve me’mûriyetde bulunur ise bulunsun ibtidâ almış olduğu rüşvet râşînin cezâ-yı nakdîsi olmak üzere kendüsünden istirdâd ve bir misli dahi
Töhmet olunanları tevkîf etdirmek esbâbını istihsâl edenler sâirleri hakkında icrâ olunacak mücâzâtdan muâf olub fakat iki seneyi tecâvüz etmemek üzere zabtiye nezâreti altında tutulur.
Altmış Altıncı Mâdde
Her kim meydân ve esvâkda ve mecma-ı nâs olan mahallerde gerek nutuk îrâd ederek ve gerek yafta yapışdırarak ve yâhud matbû varaka neşr eyleyerek ahâli ve sekeneyi işbu fasılda beyân olunan cinâyetleri işlemeğe doğrudan doğruya tahrîk eder ise ol cinâyetlerin fi’len mürtekibi gibi mücâzât olunur fakat zikrolunan tahrîkâtın bir gûne eser-i fi’lîsi zuhûr etmez ise nefy-i ebed cezâsıyla mücâzât kılınır.
( Üçüncü Fasıl )
( Rüşvet beyânındadır )
Altmış Yedinci Mâdde
Tervîc-i merâm içün ne nâm ile olur ise olsun her ne ki alınıb virilür ise rüşvetdir kezâlik rüşvet yolunda bir mülk ve yâ bir mâl vakit ve mahalce değerinden fark-ı fâhiş ile dûn ve ziyâde behâya alınıb satıldığı sûretde ol mülk ve mâlın bu vechile satıldığı fîât ile kıymet-i sahîhası beyninde olan tefâvütü dahi ayn-ı rüşvetdir her nev’i düğünlerde ve akd-i cemiyetlerinde hademe-i devlete mahsûs olmak üzere gerek haremler taraflarından ve gerek erkekler cânibinden hademeye virilen âdi bahşişler müstesnâ olmak üzere pây-endâz nâmıyla ve sâir te’vîlât ve esâmi ile az ve çok virilen hedâyâ dahi rüşvet hükmündedir fakat erbâb-ı ihtiyâc tarafından atiyye ve sadaka istidâsına vesîle ittihâzıyla takdîm olunan ve beyn’el-ahbâ muhabbeten taâtî kılınan meyve ve sâir me’kûlât ve meşrûbât misillü eşyâ-yı cüz’iye ve muhtâcîn ve müstahakkîne ve hademeye hisbeten virilen atâyâ ve bahşişler ve devletçe bâ-ruhsat-ı seniyye alınan hedâyâ-yı resmiyye ve aleniye rüşvet değildir gerek doğrudan doğruya bizzât ve gerek adamları ma’rifetiyle bilvâsıta rüşvet alana mürteşî ve virene râşî ve bunlârn arasında vâsıta olana râiş denilir.
Altmış Sekizinci Mâdde
Mürteşî her kim olur ise olsun ve her kangı rütbe ve mansıb ve me’mûriyetde bulunur ise bulunsun ibtidâ almış olduğu rüşvet râşînin cezâ-yı nakdîsi olmak üzere kendüsünden istirdâd ve bir misli dahi