⚠️

Deneysel Transliterasyon (Orijinal kaynaklara danışınız!)

  • Burada görülen çıktı, büyük dil modeli tarafından üretilmiş ve herhangi bir düzeltmeden geçirilmeden, birebir yansıtılmıştır.
  • Bu metnin hatalar ve eksikler içermesi olasıdır. Sadece referans ve ön izleme amaçlı kullanılmalıdır. Daima birincil kaynaklara başvurunuz.
  • Düstur metni Kongre Kütüphanesi adresinden alınmıştır. (Turkey, and Abdülhamid Ii Collection. Düstur. [Istanbul: Matbaa-i Amire Ankara: Başbakanlık Basımevi, 1863] Periodical. https://www.loc.gov/item/ne62000951/.)
Page 612
Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
602

gibi bilakis kaydı olan bir maddenin ilmühaberi zuhur etmez ise o dahi
mahalli zabıta memurlarının adem-i dikkatine mahmul olacağından ve işbu ilmühaberler
sıra numarasıyla yazılacağı cihetle noksanı numarasından bilinerek yani
sekizinci numarada bir ilmühaberden evvel elbette yedinci numarada bir ilmühaber olmak
lazım gelerek bu da mahallerince pek kolay anlaşılacağından ona göre suret-i
cereyanına pek ziyade dikkat olunmalıdır

Altıncı Madde: Cezay-ı nakdi ahzı mutlakâ temyiz-i hukuk ve cinayet ve deavi
meclislerinin hükmüne mevkuf ise de zabıta memurlarının bulundukları nahiye
ve karyelerde rüyet-i muhakemeye me’zun meclis ve mahkeme olmayıp halbuki o makule
yerlerde meselâ aharın mezru tarlasına hayvan salıvermiş olduğu halde
bulunmak ve bozulmuş ve sıhhate muzır şey satmak ve sokaklara süprüntü ve müteaffin nesne
dökmek misillü ba’zı mevad-ı cüz’iye ve adiyeden ve’l-hasıl kanun-ı cezanın
bab-ı salisinde münderic ahvalden dolayı alınacak cezay-ı nakdi içün iktiza
edenlerin re’s-i kaza veya livaya irsali mümkün olamayacağı gibi ahkamının
icrasız kalması dahi caiz olmayacağından o makule ahval-i adiye ve cüz’iyeden
dolayı kanunen ahzı lazım gelen cezay-ı nakdi kaymakam ve zabıta zabitanı
ve teftiş memurları ve sair memurin-i mevcudenin heyet-i müctemiası içinde
bi’t-tedkik ahz ve istifa olunduğu gibi nahiyelerde dahi vuku ve zuhurunda
zabıta memuru ve katibi ve orada bulunan zabıta zabiti ve karyenin ihtiyar
meclisi azasından münasipleri mevcud bulundurularak onlardan terekküb edecek
heyet içinde keyfiyeti tedkik ile sabit olduktan sonra kanunen muayyen olan
hükmüne tevfikan cezay-ı nakdi alınıp defter-i mahsusuna kayd olunacak ve miktarı
neye baliğ olur ise mensub olduğu kazanın üç ayda bir kere tanzim
edeceği defterine zeyl ve ilave olunarak hasılatıyla beraber re’s-i livaya
gönderilecektir ve hilaf-ı nizam ve kanun cezay-ı nakdi hükm etmek ve almak
memurin hakkında mes’uliyet ve töhmeti mucib olduğu gibi bir müttehemden cezay-ı
nakdi ahzı lazım gelir iken almamak anı cezasız bırakmak demek olarak
böyle hareket eden bir memur dahi vazife-i memuriyetini ifa etmemiş olacağından
ne kimse hakkında kanunen muayyen olan dereceden ziyade cezayı hükme ve ne de müttehem
olan