⚠️

Deneysel Transliterasyon (Orijinal kaynaklara danışınız!)

  • Burada görülen çıktı, büyük dil modeli tarafından üretilmiş ve herhangi bir düzeltmeden geçirilmeden, birebir yansıtılmıştır.
  • Bu metnin hatalar ve eksikler içermesi olasıdır. Sadece referans ve ön izleme amaçlı kullanılmalıdır. Daima birincil kaynaklara başvurunuz.
  • Düstur metni Kongre Kütüphanesi adresinden alınmıştır. (Turkey, and Abdülhamid Ii Collection. Düstur. [Istanbul: Matbaa-i Amire Ankara: Başbakanlık Basımevi, 1863] Periodical. https://www.loc.gov/item/ne62000951/.)
Page 637
Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
627

Altıncı madde: Vali vazâif-i mukarrere-i mülkiyesi hâricinde zuhûr edip idâre-i mülkiyeye taalluk eden mevaddan icrâsı Bâb-ı Âlî’nin inzimâm-ı emrine muhtâc olanları esbâb-ı mûcibe ve suver-i icrâiyesini mutazammın mütâlaanâmeler ile berâber arz ve husûsât-ı âdiyeden ma’dûd bulunanları doğrudan doğruya icrâ eder.

Yedinci madde: Valiler dâire-i vilâyeti müddet-i teftîşin her defası nihâyet üç ayı tecâvüz etmemek üzere senede bir veyâ iki defa devr ve teftîş ederler. Şu kadar ki vekâyi-i mühimme ilcâsıyla sûret-i fevkalâdede bir teftîşe lüzûm göründüğü halde bu madde müddet kaydından müstesnâ olup fakat böyle bir hâlin vukûunda derece-i lüzûm ve ehemmiyeti icrâsı akabinde Bâb-ı Âlî’ye ihbâr olunur.

( Kısım-ı Sâni )
( Valilerin umûr-ı mâliyede vazâifi )

Sekizinci madde: Evvelâ vilâyetin kâffe-i vâridât ve tekâlifinin tahsîlâtına, sâniyen emvâl-i müstahsilenin idâre-i umûmiyesine, sâlisen bunlardan neş’et edecek kâffe-i münâzaât ve ihtilâfâta, râbian umûr-ı tahsîliye memurlarının harekât ve muâmelât-ı umûmiyesine vali tarafından nezâret olunur.

Dokuzuncu madde: Vilâyetin idâre-i mâliye ve tahsîliyesi ve heyet-i tahsîliyenin tertîb ve istihdâmı nizâmât-ı mahsûsasına tâbi olup taksîm-i tekâlifte zuhûr edecek münâzaât ve ihtilâfât ve müsted’iyâtın aksâm-ı umûmiyesinde Meclis-i Umûmî-i Vilâyetin ve aksâm-ı husûsiyesinde mecâlis-i idârenin fasl-ı mahsûsunda tâyin olunan kavâide tatbîkan tahkîkât ve ârâsı istihsâl olunduktan sonra tahkîkât-ı vâkıanın netîcesi bilâ-vâsıta veyâ bi’l-vâsıta istîfâ olunan tekâlifin nisbet-i umûmiyesine halel gelecek sûretde ta’dîlini müstelzim olur ise doğrudan doğruya vali tarafından icrâ kılındıktan sonra suver-i icrâiye Mâliye Nezâreti’ne teblîğ edilir. Nisbet-i umûmiyesinin tağyîrine karar verilecek her nev’ tekâlifin tağyîr-i nisbeti ve bi’l-vâsıta ve bilâ-vâsıta tahsîl olunan vâridâtdan cüz’î ve küllî bir meblağın terk veyâ afvı lâzım geldiğinde icrâsı her halde taraf-ı devletten isti’zâna muallaktır.