Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
63
( Fasl-ı Sâdis )
( Sevm-i şirâ ve sevm-i nazar hakkındadır )
298 Madde — Sevm-i şirâ tarîkiyle yani tesmiye-i semen olunarak iştirâ etmek üzere müşterinin kabz edip de götürdüğü mal müşteri yedinde telef ve zayi oldukda kıyemiyâttan olduğu takdirde kıymetini ve misliyâttan olduğu takdirde mislini bâyia vermesi lâzım gelir. Ammâ semen tesmiye olunmamış ise müşteri yedinde emânet hükmünde olarak bilâ-taaddî telef ve zayi olduğu halde zamân lâzım gelmez. Meselâ bâyi bu hayvanın bahâsı bin kuruştur götür beğenir isen al deyip müşteri dahi o vechile iştirâ etmek üzere alıp götürse ve hânesinde hayvan telef olsa zikr-i bahâsını bâyia vermesi lâzım gelir. Ammâ bahâsı beyân edilmeyerek bâyi götür beğenir isen alırsın deyip müşteri dahi beğenir ise badehu pazarlığı edip de iştirâ eylemek üzere götürdükde yedinde bilâ-taaddî telef olsa zamân lâzım gelmez.
299 Madde — Sevm-i nazar tarîkiyle yani görmek yâhud göstermek üzere kabz olunan mal gerek bahâsı beyân olunsun ve gerek beyân olunmasın kâbızın yedinde emânet olarak bilâ-taaddî telef ve zayi olsa zamân lâzım gelmez.
( Bâb-ı Sâdis )
( Hıyârât beyanında olup yedi faslı hâvîdir )
( Fasl-ı Evvel )
( Hıyâr-ı şart beyanındadır )
300 Madde — Bâyi yâ müşteri ve yâhud ikisi birden müddet-i malûme içinde beyi feshetmek yâhud icâzet ile infâz eylemek hususunda muhayyer olmak üzere beyde şart kılmak câizdir.
301 Madde — Hıyâr-ı şart ile muhayyer olan taraf müddet-i hıyârında yani muhayyer olduğu müddet zarfında dilerse beyi fesheder ve dilerse mücîz olur.
302 Madde — Gerek fesih ve gerek icâzet kavlen olduğu gibi fiilen dahi olur.
303 Madde — İcâzet-i kavliye icâzet verdim yâ râzı oldum gibi rızâya ve fesih kavli feshettim yâ vazgeçtim gibi adem-i rızâya delâlet eden sözlerdir.
( Fasl-ı Sâdis )
( Sevm-i şirâ ve sevm-i nazar hakkındadır )
298 Madde — Sevm-i şirâ tarîkiyle yani tesmiye-i semen olunarak iştirâ etmek üzere müşterinin kabz edip de götürdüğü mal müşteri yedinde telef ve zayi oldukda kıyemiyâttan olduğu takdirde kıymetini ve misliyâttan olduğu takdirde mislini bâyia vermesi lâzım gelir. Ammâ semen tesmiye olunmamış ise müşteri yedinde emânet hükmünde olarak bilâ-taaddî telef ve zayi olduğu halde zamân lâzım gelmez. Meselâ bâyi bu hayvanın bahâsı bin kuruştur götür beğenir isen al deyip müşteri dahi o vechile iştirâ etmek üzere alıp götürse ve hânesinde hayvan telef olsa zikr-i bahâsını bâyia vermesi lâzım gelir. Ammâ bahâsı beyân edilmeyerek bâyi götür beğenir isen alırsın deyip müşteri dahi beğenir ise badehu pazarlığı edip de iştirâ eylemek üzere götürdükde yedinde bilâ-taaddî telef olsa zamân lâzım gelmez.
299 Madde — Sevm-i nazar tarîkiyle yani görmek yâhud göstermek üzere kabz olunan mal gerek bahâsı beyân olunsun ve gerek beyân olunmasın kâbızın yedinde emânet olarak bilâ-taaddî telef ve zayi olsa zamân lâzım gelmez.
( Bâb-ı Sâdis )
( Hıyârât beyanında olup yedi faslı hâvîdir )
( Fasl-ı Evvel )
( Hıyâr-ı şart beyanındadır )
300 Madde — Bâyi yâ müşteri ve yâhud ikisi birden müddet-i malûme içinde beyi feshetmek yâhud icâzet ile infâz eylemek hususunda muhayyer olmak üzere beyde şart kılmak câizdir.
301 Madde — Hıyâr-ı şart ile muhayyer olan taraf müddet-i hıyârında yani muhayyer olduğu müddet zarfında dilerse beyi fesheder ve dilerse mücîz olur.
302 Madde — Gerek fesih ve gerek icâzet kavlen olduğu gibi fiilen dahi olur.
303 Madde — İcâzet-i kavliye icâzet verdim yâ râzı oldum gibi rızâya ve fesih kavli feshettim yâ vazgeçtim gibi adem-i rızâya delâlet eden sözlerdir.