Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
686
Yirmi sekizinci bend: Mevâdd-ı husûsiye yani her milletin mevâdd-ı rûhâniye ve mezhebiyesine ve ibâdetgâh ve evkâfının emr-i idâre ve tanzîmine ve bu yolda istihdâm olunan me’mûrların sûret-i istihdâm ve idârelerine ve mekâtib-i mahsûsalarının ıslâh-ı ahvâline ve sâir bu misillü mezâhibe âid olan hukûk ve mesâlih-i mahsûsa meclis-i muhtelit-i umûmîde tezekkür olunmaması umûr-ı tabîiyeden olub mevâdd-ı mezkûre her milletin usûl ve âdet ve âyin ve mezhebce tesviye kılınacak şeyler idüğünden şu halde on yedinci bendde beyân olunduğu üzere mevâdd-ı husûsiye-i mezkûrenin ahâli-i müslimeye âid olanları sırf İslâm vekillerinden ve ahâli-i hristiyaniyeye müteallik bulunanları dahi kezâlik sırf hristiyan vekillerinden mürekkeb mecâlis-i mahsûsada tezekkür ve tesviye kılınacaktır.
Yirmi dokuzuncu bend: Ulûm ve maârif ve hiref ve sanâyiin tevessü ve intişârı gibi menâfi-i umûmeye âid mevâdd-ı hayriye-i müştereke heyet-i meclisce tezekkür olunacaktır.
Otuzuncu bend: Meclis-i umûmî veyâ husûsîye ibrâz olunmak üzere müvekkillerinin cümlesi veyâ bâzıları tarafından bâlâda ta’dâd olunan mevâd dâiresi dâhilinde olarak bir vekile irsâl olunan lâyiha ve arîzaları vekil-i mûmâileyh meclise takdîm ve ibrâz ile berây-ı kırâat meclis kâtibine dahi itâya me’zûn bulunacaktır.
Otuz birinci bend: Taraf-ı devletten tasvîb olunmak şartına ta’lîk ile meclis-i umûmîde tezekkürü vâli-i vilâyet tarafından emrolunacak mevâd üzerine cânib-i meclisden verilecek karâr taraf-ı devletten tasdîk buyurulmadıkça bittabi mevki-i icrâya konulamayacağı misillü şart-ı mezkûra ta’lîk olunmayarak vâli tarafından meclise havâle kılınan mevâd içün dahi verilecek karârı hâvî meclis-i mezkûrdan itâ olunacak mazbatanın hükmü vâli tarafından mevki-i icrâya konulacaktır.
Otuz ikinci bend: Meclis-i mezkûrun yirmi yedinci bendde tâyin olunan mevâd üzerine vukûbulacak müzâkerâtın karârları ayrı ayrı mazbataya derc olunub müddet-i muayenesinin hitâmıyla kapandığını müteâkib mazâbıt-ı mevcûde...
Vâli
Yirmi sekizinci bend: Mevâdd-ı husûsiye yani her milletin mevâdd-ı rûhâniye ve mezhebiyesine ve ibâdetgâh ve evkâfının emr-i idâre ve tanzîmine ve bu yolda istihdâm olunan me’mûrların sûret-i istihdâm ve idârelerine ve mekâtib-i mahsûsalarının ıslâh-ı ahvâline ve sâir bu misillü mezâhibe âid olan hukûk ve mesâlih-i mahsûsa meclis-i muhtelit-i umûmîde tezekkür olunmaması umûr-ı tabîiyeden olub mevâdd-ı mezkûre her milletin usûl ve âdet ve âyin ve mezhebce tesviye kılınacak şeyler idüğünden şu halde on yedinci bendde beyân olunduğu üzere mevâdd-ı husûsiye-i mezkûrenin ahâli-i müslimeye âid olanları sırf İslâm vekillerinden ve ahâli-i hristiyaniyeye müteallik bulunanları dahi kezâlik sırf hristiyan vekillerinden mürekkeb mecâlis-i mahsûsada tezekkür ve tesviye kılınacaktır.
Yirmi dokuzuncu bend: Ulûm ve maârif ve hiref ve sanâyiin tevessü ve intişârı gibi menâfi-i umûmeye âid mevâdd-ı hayriye-i müştereke heyet-i meclisce tezekkür olunacaktır.
Otuzuncu bend: Meclis-i umûmî veyâ husûsîye ibrâz olunmak üzere müvekkillerinin cümlesi veyâ bâzıları tarafından bâlâda ta’dâd olunan mevâd dâiresi dâhilinde olarak bir vekile irsâl olunan lâyiha ve arîzaları vekil-i mûmâileyh meclise takdîm ve ibrâz ile berây-ı kırâat meclis kâtibine dahi itâya me’zûn bulunacaktır.
Otuz birinci bend: Taraf-ı devletten tasvîb olunmak şartına ta’lîk ile meclis-i umûmîde tezekkürü vâli-i vilâyet tarafından emrolunacak mevâd üzerine cânib-i meclisden verilecek karâr taraf-ı devletten tasdîk buyurulmadıkça bittabi mevki-i icrâya konulamayacağı misillü şart-ı mezkûra ta’lîk olunmayarak vâli tarafından meclise havâle kılınan mevâd içün dahi verilecek karârı hâvî meclis-i mezkûrdan itâ olunacak mazbatanın hükmü vâli tarafından mevki-i icrâya konulacaktır.
Otuz ikinci bend: Meclis-i mezkûrun yirmi yedinci bendde tâyin olunan mevâd üzerine vukûbulacak müzâkerâtın karârları ayrı ayrı mazbataya derc olunub müddet-i muayenesinin hitâmıyla kapandığını müteâkib mazâbıt-ı mevcûde...
Vâli