⚠️

Deneysel Transliterasyon (Orijinal kaynaklara danışınız!)

  • Burada görülen çıktı, büyük dil modeli tarafından üretilmiş ve herhangi bir düzeltmeden geçirilmeden, birebir yansıtılmıştır.
  • Bu metnin hatalar ve eksikler içermesi olasıdır. Sadece referans ve ön izleme amaçlı kullanılmalıdır. Daima birincil kaynaklara başvurunuz.
  • Düstur metni Kongre Kütüphanesi adresinden alınmıştır. (Turkey, and Abdülhamid Ii Collection. Düstur. [Istanbul: Matbaa-i Amire Ankara: Başbakanlık Basımevi, 1863] Periodical. https://www.loc.gov/item/ne62000951/.)
Page 84
Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
74

377 Madde Bey’i mevkûf ‘ind’el-icâze hükmü ifâde eder.

378 Madde Bey’i fuzûlîde mâl sâhibi veyâ vekîli yâhud velîsi yâhud vasîsi icâzet verir ise nâfiz ve vermez ise münfesih olur.
Fakat icâzetde bâyi’ ve müşterî ve mücîz ve mebî’ kâim olmak şartdır. Bunlardan birisi helâk olsa icâzet câiz olmaz.

379 Madde Bey’i mukâyadada bedelin ikisi de mebî’ hükmünde olduğundan bunlarda mebî’in şerâiti mu’teberdir.
Fakat teslîmce münâza’a vukû’unda mütebâyi’ân ikisi birden teslîm ve tesellüm ederler.

( Fasl-ı Sâlis )
( Selem Hakkındadır )

380 Madde Bey’ gibi selem dahi îcâb ve kabûl ile mün’akid olur.
Meselâ müşterî bâyi’a yüz kîle buğday içün bin guruş selem verdim deyip o dahi kabûl etdikde ( selem ) mün’akid olur.

381 Madde Selem ancak mikdârını ve sıfatını meselâ a’lâlığını yâ ednâlığını ta’yîn eylemek kâbil olan şeylerde sahîh olur.

382 Madde Mekîlât ve mevzûnât ve mezrû’âtın mikdârı kîle ve vezn ve zirâ’ ile ta’yîn olunur.

383 Madde ‘Adediyât-ı mütekâribenin ta’yîn-i mikdârı sayı ile olduğu gibi kîle ve vezn ile dahi olur.

384 Madde Tuğla ve kerpiç gibi ‘adediyâtın kalıbları mu’ayyen ve ma’lûm olmak lâzımdır.

385 Madde Bez ve çuha emsâli zirâ’iyâtın tûl ve ‘arzı ve rikkatı ve neden ma’mûl ve nerenin işi olduğu ta’yîn olunmak lâzımdır.

386 Madde Selemin sıhhatinde mebî’in cinsi meselâ buğday ve pirinç ve hurma deyu ve nev’i meselâ yağmur ile yâ sak ile hâsıl olan deyu ve sıfatı meselâ a’lâ yâhud ednâ deyu ta’yîn ve gerek mebî’in ve gerek semenin mikdârı ve mebî’in zamân ve mekân-ı teslîmi beyân olunmak şartdır.

387