Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
8
Pâdişâhânem olarak cülûs-ı meymenet-me’nûs-ı hümâyûnum gününden berü bu bâbda
zuhûra gelen himem-i mahsûsa-i şâhânemin cidd olsun pek çok semere-i
nâfiası meşhûd olub mülk ve milletimizin ma’mûriyet ve serveti ân-be-ân tezâyüd
itmekde ise de Devlet-i Aliyyemizin şânına muvâfık ve milel-i mütemeddine arasında bi-hakk
hâiz olduğu mevki’-i âlî ve mühimme lâyık olan hâlin kemâle îsâli içün
şimdiye kadar vaz’ ve te’sîsine muvaffak olduğum nizâmât-ı cedîde-i hayriyenin
ez-ser-i nev te’kîd ve tevsî’i matlûb-ı adâlet-mashûb-ı pâdişâhânem olduğu
hâlde umûm tebaa-i şâhânemizin mesâî-i cemîle-i hamiyetkârâneleri ve müttefik-i hâss
bâhirü’l-ihlâsımız olan düvel-i mufahhamenin himmet ve muâvenet-i hayrhâhâneleri
eseri olmak üzere Devlet-i Aliyyemizin bu kerre bi-inâyetillâhi teâlâ hâricen hukûk-ı
seniyyesi bir kâideye te’kîd eylediğine ve bu cihetle şu asr-ı devlet
aliyyemiz içün bir zamân-ı hayriyet-iktirânın mebde’i olacağından dâhilen dahi
saltanat-ı seniyyemizin tezyîd-i kuvvet ve miknetini ve revâbıt-ı kalbiyye-i vatandâşî ile
birbirine merbût olan ve nazar-ı adâlet-eser-i müşfikânemde müsâvî bulunan
kâffe-i sunûf-ı tebaa-i şâhânemin her yüzden husûl-i temâmî-i saâdet-hâl ve memâlik-i
şâhânemizin ma’mûriyetini müstelzim olacak esbâb ve vesâilin ân-be-ân ilerlemesi
murâd-ı merhamet-i’tiyâd-ı mülûkânem iktizâsından bulunduğuna binâen husûsât-ı
âtiyyeü’z-zikrin icrâsına irâde-i adâlet-ifâde-i pâdişâhânem şeref-sudûr olmuşdur
şöyle ki Gülhâne’de kırâat olunan Hatt-ı Hümâyûnum ile ve Tanzîmât-ı Hayriye
mûcibince her dîn ve mezhebde bulunan kâffe-i tebaa-i şâhânem hakkında bilâ-istisnâ emniyet-i
cân ve mâl ve mahfûziyet-i nâmûs içün taraf-ı eşref-i pâdişâhânemden
va’d ve ihsân olunmuş olan te’mînât bu kerre dahi te’kîd ve te’yîd kılındığından
bunun kâmilen fi’le çıkarılması içün tedâbîr-i müessirenin ittihâz olunması ve zîr-i
cenâh-ı âtıfet-i seniyye-i pâdişâhânemde olarak Memâlik-i Mahrûse-i Şâhânemde
bulunan Hıristiyan ve sâir tebaa-i gayr-i müslime cemâatlerine ecdâd-ı izâmım
taraflarından virilmiş ve sinîn-i ahîrede i’tâ ve ihsân kılınmış olan bi’l-cümle
imtiyâzât ve muâfiyât-ı rûhâniye bu kerre dahi takrîr ve îfâ kılınub fakat
Hıristiyan ve tebaa-i gayr-i müslime-i sâirenin her bir cemâati bir mühlet-i muayyen içinde
imtiyâzât ve muâfiyât-ı hâzıralarının rü’yet ve muâyenesine ibtidâr ile ol bâbda
vaktin
Pâdişâhânem olarak cülûs-ı meymenet-me’nûs-ı hümâyûnum gününden berü bu bâbda
zuhûra gelen himem-i mahsûsa-i şâhânemin cidd olsun pek çok semere-i
nâfiası meşhûd olub mülk ve milletimizin ma’mûriyet ve serveti ân-be-ân tezâyüd
itmekde ise de Devlet-i Aliyyemizin şânına muvâfık ve milel-i mütemeddine arasında bi-hakk
hâiz olduğu mevki’-i âlî ve mühimme lâyık olan hâlin kemâle îsâli içün
şimdiye kadar vaz’ ve te’sîsine muvaffak olduğum nizâmât-ı cedîde-i hayriyenin
ez-ser-i nev te’kîd ve tevsî’i matlûb-ı adâlet-mashûb-ı pâdişâhânem olduğu
hâlde umûm tebaa-i şâhânemizin mesâî-i cemîle-i hamiyetkârâneleri ve müttefik-i hâss
bâhirü’l-ihlâsımız olan düvel-i mufahhamenin himmet ve muâvenet-i hayrhâhâneleri
eseri olmak üzere Devlet-i Aliyyemizin bu kerre bi-inâyetillâhi teâlâ hâricen hukûk-ı
seniyyesi bir kâideye te’kîd eylediğine ve bu cihetle şu asr-ı devlet
aliyyemiz içün bir zamân-ı hayriyet-iktirânın mebde’i olacağından dâhilen dahi
saltanat-ı seniyyemizin tezyîd-i kuvvet ve miknetini ve revâbıt-ı kalbiyye-i vatandâşî ile
birbirine merbût olan ve nazar-ı adâlet-eser-i müşfikânemde müsâvî bulunan
kâffe-i sunûf-ı tebaa-i şâhânemin her yüzden husûl-i temâmî-i saâdet-hâl ve memâlik-i
şâhânemizin ma’mûriyetini müstelzim olacak esbâb ve vesâilin ân-be-ân ilerlemesi
murâd-ı merhamet-i’tiyâd-ı mülûkânem iktizâsından bulunduğuna binâen husûsât-ı
âtiyyeü’z-zikrin icrâsına irâde-i adâlet-ifâde-i pâdişâhânem şeref-sudûr olmuşdur
şöyle ki Gülhâne’de kırâat olunan Hatt-ı Hümâyûnum ile ve Tanzîmât-ı Hayriye
mûcibince her dîn ve mezhebde bulunan kâffe-i tebaa-i şâhânem hakkında bilâ-istisnâ emniyet-i
cân ve mâl ve mahfûziyet-i nâmûs içün taraf-ı eşref-i pâdişâhânemden
va’d ve ihsân olunmuş olan te’mînât bu kerre dahi te’kîd ve te’yîd kılındığından
bunun kâmilen fi’le çıkarılması içün tedâbîr-i müessirenin ittihâz olunması ve zîr-i
cenâh-ı âtıfet-i seniyye-i pâdişâhânemde olarak Memâlik-i Mahrûse-i Şâhânemde
bulunan Hıristiyan ve sâir tebaa-i gayr-i müslime cemâatlerine ecdâd-ı izâmım
taraflarından virilmiş ve sinîn-i ahîrede i’tâ ve ihsân kılınmış olan bi’l-cümle
imtiyâzât ve muâfiyât-ı rûhâniye bu kerre dahi takrîr ve îfâ kılınub fakat
Hıristiyan ve tebaa-i gayr-i müslime-i sâirenin her bir cemâati bir mühlet-i muayyen içinde
imtiyâzât ve muâfiyât-ı hâzıralarının rü’yet ve muâyenesine ibtidâr ile ol bâbda
vaktin