Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
99
Ol mahalle gitmeyip de hânesinde giyse yâhud hiç giymese bile ücretin i'tâsı lâzım gelir.
536 Madde Bir kimse kendi giymek içün isticâr eylediği elbiseyi başkasına giydiremez.
537 Madde Hilyât elbise gibidir.
( Fasl-ı Sâlis )
( İcâre-i Hayvân Hakkındadır )
538 Madde Muayyen bir hayvanı istikrâ eylemek sahîh olduğu gibi bir mahall-i muayyene kadar götürmek üzere mekkâri ile mukâvele etmek dahi sahîhdir.
539 Madde Filan mahalle kadar deyu bir muayyen dâbbe istikrâ olunduğu sûretde eğer dâbbe yolda bîtâb olup kalır ise müste’cir muhayyer olur dilerse hayvan tavranıncaya kadar bekler ve dilerse icâreyi nakz eyler ve bu hâlde oraya kadar olan mesâfenin ecr-i müsemmâdan hissesi ne ise anı âcire verir.
540 Madde Filan mahalle şu kadar yük götürmek üzere pazarlık olunduğu sûretde hayvan yolda bîtâb olup kalır ise başka hayvana tahmîl ile yükü ol mahalle kadar götürmeğe mekkâri mecbûr olur.
541 Madde Lâ ale’t-ta’yîn bir hayvan isticârı câiz olmaz. Fakat ba’de’l-akd ta’yîn olunup da müste’cir dahi kabûl eder ise câiz olur. Ve bir de mu’tâd olduğu üzere lâ ale’t-ta’yîn bir nev’den bir dâbbe isticâr olundukda câiz ve mutlak müteârefe masrûf olur. Meselâ âdet olduğu üzere mekkâri ile filan mahalle kadar bir bârgîr isticâr olundukda mekkâri ber-vech-i mu’tâd bir bârgîr ile ol kimseyi oraya îsâl etmeğe borçlu olur.
542 Madde İcârede Sancak ve Vilâyet gibi bir kıt’anın ismiyle hadd-i mesâfeyi ta’yîn eylemek kâfi değildir. Meğer ki ol kıt’anın ismi bir şehre ıtlâk olunmak üzere örf ola. Meselâ Bosna’ya dek yâhud Arabistan’a kadar deyu hayvan istikrâ eylemek sahîh olmayıp varılacak şehir yâ kasaba yâ karyenin ta’yîni lâzım gelir.
Ol mahalle gitmeyip de hânesinde giyse yâhud hiç giymese bile ücretin i'tâsı lâzım gelir.
536 Madde Bir kimse kendi giymek içün isticâr eylediği elbiseyi başkasına giydiremez.
537 Madde Hilyât elbise gibidir.
( Fasl-ı Sâlis )
( İcâre-i Hayvân Hakkındadır )
538 Madde Muayyen bir hayvanı istikrâ eylemek sahîh olduğu gibi bir mahall-i muayyene kadar götürmek üzere mekkâri ile mukâvele etmek dahi sahîhdir.
539 Madde Filan mahalle kadar deyu bir muayyen dâbbe istikrâ olunduğu sûretde eğer dâbbe yolda bîtâb olup kalır ise müste’cir muhayyer olur dilerse hayvan tavranıncaya kadar bekler ve dilerse icâreyi nakz eyler ve bu hâlde oraya kadar olan mesâfenin ecr-i müsemmâdan hissesi ne ise anı âcire verir.
540 Madde Filan mahalle şu kadar yük götürmek üzere pazarlık olunduğu sûretde hayvan yolda bîtâb olup kalır ise başka hayvana tahmîl ile yükü ol mahalle kadar götürmeğe mekkâri mecbûr olur.
541 Madde Lâ ale’t-ta’yîn bir hayvan isticârı câiz olmaz. Fakat ba’de’l-akd ta’yîn olunup da müste’cir dahi kabûl eder ise câiz olur. Ve bir de mu’tâd olduğu üzere lâ ale’t-ta’yîn bir nev’den bir dâbbe isticâr olundukda câiz ve mutlak müteârefe masrûf olur. Meselâ âdet olduğu üzere mekkâri ile filan mahalle kadar bir bârgîr isticâr olundukda mekkâri ber-vech-i mu’tâd bir bârgîr ile ol kimseyi oraya îsâl etmeğe borçlu olur.
542 Madde İcârede Sancak ve Vilâyet gibi bir kıt’anın ismiyle hadd-i mesâfeyi ta’yîn eylemek kâfi değildir. Meğer ki ol kıt’anın ismi bir şehre ıtlâk olunmak üzere örf ola. Meselâ Bosna’ya dek yâhud Arabistan’a kadar deyu hayvan istikrâ eylemek sahîh olmayıp varılacak şehir yâ kasaba yâ karyenin ta’yîni lâzım gelir.