Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
249
( Umûm Mekâtib-i Rüşdiye'nin Nizâmnâmesi )
( Dâhiliyesidir )
Birinci Madde: Bilcümle mekâtib-i rüşdiye Maârif Nezâret-i Celîlesi'nin taht-ı nezâretindedir.
İkinci Madde: Bilcümle mekâtib-i rüşdiye'nin idâresi muallim-i evvellere muhavvel olub muallimîn-i mûmâ-ileyhim umûr-ı dâhiliyesini zîrde muharrer mevâdda tatbîkan tesviye edecek ve mugâyir-i nizâm vukûbulacak her dürlü hâl ve hareketden mes'ûl olacakdır.
Dârü'l-Maârif'in müdîr-i mahsûsu olduğundan yalnız mekteb-i mezkûrun umûr-ı idâresi müdîrine âiddir.
( Muallimlerin vezâifi beyânındadır )
Üçüncü Madde: Muallim-i evveller mekâtib-i rüşdiye şâkirdânının zabt ve rabtı ve muallimîn ve şâkirdânın hüsn-i imtizâc ve muâşeretleri esbâbının istihsâline ve her dürlü nizâmât ve evâmirin hüsn-i icrâsına mütemâdiyen ikdâm ve i'tinâ edeceklerdir.
Dördüncü Madde: Muallim-i evveller eyyâm ve evkât-ı muayyenede mektebde bulunmakla mecbûr oldukları misillü imtihân esnâsında olan vakt-i ta'tîlin gayrısında sıla ve tebdîl-i havâ ve bu kabîl şeyler içün âhir memlekete gitmek üzere istid'â ve isti'zân etseler bile ruhsat verilmeyecekdir ve Maârif Nezâreti'nden ruhsat alınmaksızın bir tarafa giden olur ise azl edilecektir.
Beşinci Madde: Bir gûne hareket-i gayr-i marziyede bulunan şâkirdi îcâbına göre tekdîr etmeğe muallim-i evvellerin hak ve salâhiyeti olacak ve üç defa tekdîr olunup da mütenebbih olmayan ve büyük bir kabâhati mürtekib olan şâkirdi dahi Maârif Nezâret-i Celîlesi'nden ba'de'l-isti'zân tard edecekdir.
Altıncı Madde: Muallim-i evveller bilcümle şâkirdân hakkında hüsn-i muâmele edüb tekdîr veyâhud ta'zîr îcâb etdiği sûretde dahi lisân-ı münâsible icrâ ederek hîç bir hâlde unf ve şiddet göstermesi câiz olmayacakdır.
Yedinci Madde: Şâkirdân teneffüs eylediği esnâda hilâf-ı marzî bir gûne hâl ve hareket vukûbulmamasına dikkat edecekdir.
33
ni
( Umûm Mekâtib-i Rüşdiye'nin Nizâmnâmesi )
( Dâhiliyesidir )
Birinci Madde: Bilcümle mekâtib-i rüşdiye Maârif Nezâret-i Celîlesi'nin taht-ı nezâretindedir.
İkinci Madde: Bilcümle mekâtib-i rüşdiye'nin idâresi muallim-i evvellere muhavvel olub muallimîn-i mûmâ-ileyhim umûr-ı dâhiliyesini zîrde muharrer mevâdda tatbîkan tesviye edecek ve mugâyir-i nizâm vukûbulacak her dürlü hâl ve hareketden mes'ûl olacakdır.
Dârü'l-Maârif'in müdîr-i mahsûsu olduğundan yalnız mekteb-i mezkûrun umûr-ı idâresi müdîrine âiddir.
( Muallimlerin vezâifi beyânındadır )
Üçüncü Madde: Muallim-i evveller mekâtib-i rüşdiye şâkirdânının zabt ve rabtı ve muallimîn ve şâkirdânın hüsn-i imtizâc ve muâşeretleri esbâbının istihsâline ve her dürlü nizâmât ve evâmirin hüsn-i icrâsına mütemâdiyen ikdâm ve i'tinâ edeceklerdir.
Dördüncü Madde: Muallim-i evveller eyyâm ve evkât-ı muayyenede mektebde bulunmakla mecbûr oldukları misillü imtihân esnâsında olan vakt-i ta'tîlin gayrısında sıla ve tebdîl-i havâ ve bu kabîl şeyler içün âhir memlekete gitmek üzere istid'â ve isti'zân etseler bile ruhsat verilmeyecekdir ve Maârif Nezâreti'nden ruhsat alınmaksızın bir tarafa giden olur ise azl edilecektir.
Beşinci Madde: Bir gûne hareket-i gayr-i marziyede bulunan şâkirdi îcâbına göre tekdîr etmeğe muallim-i evvellerin hak ve salâhiyeti olacak ve üç defa tekdîr olunup da mütenebbih olmayan ve büyük bir kabâhati mürtekib olan şâkirdi dahi Maârif Nezâret-i Celîlesi'nden ba'de'l-isti'zân tard edecekdir.
Altıncı Madde: Muallim-i evveller bilcümle şâkirdân hakkında hüsn-i muâmele edüb tekdîr veyâhud ta'zîr îcâb etdiği sûretde dahi lisân-ı münâsible icrâ ederek hîç bir hâlde unf ve şiddet göstermesi câiz olmayacakdır.
Yedinci Madde: Şâkirdân teneffüs eylediği esnâda hilâf-ı marzî bir gûne hâl ve hareket vukûbulmamasına dikkat edecekdir.
33
ni