Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
267
resmî ile Nâzırdan ruhsat almağa ve elbisesini terk etmeğe mecburdur
Otuzuncu madde: Talebe-i hâriciye her kangı sınıf ve san’atda olursa olsun sabahleyin ibtidâ geldikleri gibi muayyen olan umum derslerinde hâzır bulunup o günün dersini okudukdan sonra şitâen beş ve sayfen altı saatden aşağı olmamak üzere bulunduğu san’atın imâlâtına gayet dikkat ve ihtimam ile devâm edeceklerdir ve akşamları ruhsat-ı muayyene i’lân olunmadıkça ve yoklama icrâ kılınmadıkça ta’tîl edemeyeceklerdir.
( Bâb-ı Sâni )
( Fasl-ı Evvel )
( Mekteb-i Sanayi me’mûrlarının vezâif-i mahsûsalarını şâmildir )
Otuz birinci madde: Mekteb-i Sanayi Nâzırı mektebin idâre-i umûmiyesine ve umûr-ı hesâbiye ve sanaiyesine ve sâir ahvâl-i dâhiliye ve hâriciyesine müteallik bi’l-cümle işlerden ve dâhilî ve hâricî müdürleri ve muâvinleri ve kâtipleri muhavvel uhdeleri olan şubelerin kezâlik idâre-i umûriyle muhâsebâtından mes’ûl oldukları gibi me’mûrîn ve hademe-i sâirenin dahi her biri me’mûr oldukları hizmetlerin rü’yet ve idâresinden mes’ûldür. Vazîfe-i me’mûriyet ve hizmetlerini îfâ etmeyenlerin kusûr ve müsâmahaları fi’len ve mâddeten sâbit olduğu hâlde müdür ve muâvin ve kâtip gibi me’mûrînden ise nâzır tarafından Şûrâ-yı Devlet’e takrîr olunarak azl ve tebdîl kılınır ve onlardan mâadâ me’murların azl ve nasbı bizzât nâzır tarafından icrâ olunur.
Otuz ikinci madde: Şube-i dâhiliye müdürüyle muâvininin vazîfe-i mahsûsaları mektebde bulunan şâkirdânın işbu nizâmnâmede ta’yîn olunan usûl ve kâideye tatbîkan tedrîs ve ta’lîm ve terbiyesine hasr-ı mesâî ve himmetle berâber mektebin ve şâkirdânın nezâfet ve intizâmına ve elbise ve ta’yînât ve levâzımâtı husûslarında bir gûna telef ve isrâf vukû’ bulmamasına ve aşçı ve hizmetçi ve câmeşûycu gibi hademenin hüsn-i istihdâmına bizzât ve bi’l-vâsıta dikkat ve gayret etmekden ibâretdir. Ve dâhilî şubesinde ki çocukların mâl-ı mevrûsu var ise arayıp meydâna çıkarmak ve emniyet sandığına vaz’ ile çocuğun hesâbına geçirmek ve’l-hâsıl bunların her birinin maddî ve ma’nevî fâidelerini muhâfaza etmek dahi Islahhâne müdür ve muâviniyle kâtibinin vazîfe-i asliyeleridir.
resmî ile Nâzırdan ruhsat almağa ve elbisesini terk etmeğe mecburdur
Otuzuncu madde: Talebe-i hâriciye her kangı sınıf ve san’atda olursa olsun sabahleyin ibtidâ geldikleri gibi muayyen olan umum derslerinde hâzır bulunup o günün dersini okudukdan sonra şitâen beş ve sayfen altı saatden aşağı olmamak üzere bulunduğu san’atın imâlâtına gayet dikkat ve ihtimam ile devâm edeceklerdir ve akşamları ruhsat-ı muayyene i’lân olunmadıkça ve yoklama icrâ kılınmadıkça ta’tîl edemeyeceklerdir.
( Bâb-ı Sâni )
( Fasl-ı Evvel )
( Mekteb-i Sanayi me’mûrlarının vezâif-i mahsûsalarını şâmildir )
Otuz birinci madde: Mekteb-i Sanayi Nâzırı mektebin idâre-i umûmiyesine ve umûr-ı hesâbiye ve sanaiyesine ve sâir ahvâl-i dâhiliye ve hâriciyesine müteallik bi’l-cümle işlerden ve dâhilî ve hâricî müdürleri ve muâvinleri ve kâtipleri muhavvel uhdeleri olan şubelerin kezâlik idâre-i umûriyle muhâsebâtından mes’ûl oldukları gibi me’mûrîn ve hademe-i sâirenin dahi her biri me’mûr oldukları hizmetlerin rü’yet ve idâresinden mes’ûldür. Vazîfe-i me’mûriyet ve hizmetlerini îfâ etmeyenlerin kusûr ve müsâmahaları fi’len ve mâddeten sâbit olduğu hâlde müdür ve muâvin ve kâtip gibi me’mûrînden ise nâzır tarafından Şûrâ-yı Devlet’e takrîr olunarak azl ve tebdîl kılınır ve onlardan mâadâ me’murların azl ve nasbı bizzât nâzır tarafından icrâ olunur.
Otuz ikinci madde: Şube-i dâhiliye müdürüyle muâvininin vazîfe-i mahsûsaları mektebde bulunan şâkirdânın işbu nizâmnâmede ta’yîn olunan usûl ve kâideye tatbîkan tedrîs ve ta’lîm ve terbiyesine hasr-ı mesâî ve himmetle berâber mektebin ve şâkirdânın nezâfet ve intizâmına ve elbise ve ta’yînât ve levâzımâtı husûslarında bir gûna telef ve isrâf vukû’ bulmamasına ve aşçı ve hizmetçi ve câmeşûycu gibi hademenin hüsn-i istihdâmına bizzât ve bi’l-vâsıta dikkat ve gayret etmekden ibâretdir. Ve dâhilî şubesinde ki çocukların mâl-ı mevrûsu var ise arayıp meydâna çıkarmak ve emniyet sandığına vaz’ ile çocuğun hesâbına geçirmek ve’l-hâsıl bunların her birinin maddî ve ma’nevî fâidelerini muhâfaza etmek dahi Islahhâne müdür ve muâviniyle kâtibinin vazîfe-i asliyeleridir.