Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
34
( Kıbtiyân vergisinin sûret-i tahsîli )
( Hakkında nizâmnâmedir )
Birinci Bend: Kıbtî tâifesinden alınmakda olan vergi kadîmden müretteb ve mukannen vâridât-ı hazîne-i celîleden ise de sûret-i istihsâlinde bir takım yolsuzluk ve karışıklık vukûa gelmekde olduğundan sâye-i meâlî-vâye-i hazret-i şâhânede vilâyetin umûr-ı mülkiye ve mâliyesi hakkında icrâ kılınan tanzîmât ve ıslâhât iktizâsınca bu mâddenin dahi bir kâide-i kaviye ve muttaride tahtına konulması lâzım gelmiş olup şöyle ki Kıbtî nâmına olan tebaa-i devlet-i aliyeden ahzı mukannen bulunan rüsûmât-ı Kıbtiyenin hâline mahsûs bir vergi olup müslim Kıbtîlerden asker alınmadığı gibi gayr-i müslim Kıbtîlerden dahi bedel-i askerî alınmak iktizâ etmeyeceğinden ve fakat müslim ve gayr-i müslim Kıbtîlerden kasaba ve karyelerde emlâk ve akar ve arâzîsi olanların tahrîr-i cedîd usûlü üzere emlâk ve temettüât vergileri başkaca alınıb buna dokunmayacağından yalnız Kıbtîlerin hâliçün her şahs-ı zükûrun beher sene te’diyesi müretteb zimmeti olan vergi âtî bendde beyân olunan sunûfuna göre tevzî ve istihsâl olunacakdır.
İkinci Bend: Vilâyet dâhilinde bulunan müslim ve gayr-i müslim Kıbtî tâifesinin nüfûs-ı zükûru dört kısma taksîm olunarak vergileri ana göre tertîb olunacak ve bu vergi beher sene Mart’dan bed’ ile tahsîl olunup nihâyet üçüncü ayda arkası alınacakdır ve her şahıs müretteb zimmeti olan vergiyi te’diye etdikçe sınıfına göre yedine matbû edâ tezkiresi verilecekdir.
Üçüncü Bend: Sınıf-ı evvel i’tibâr edilecek nüfûs kasaba ve karyelerde oldukça sermâye ve san’at sâhibi olan ve ikinci ve üçüncü sınıflar anların bi’n-nisbe mâdûnunda bulunan takımdan olup dördüncü sınıf dahi amele ve işçi ve hadîsü’s-sin olanlardır.
Dördüncü Bend: İşbu kâide-i cedîdenin hakkıyla ve tamâmıyla icrâ-yı fi’liyâtı içün evvel emirde her mahalde mevcûd müslim ve gayr-i müslim Kıbtîlerin hâl ve mahal ve tahammülüne göre sancakca yekûndan ne kadarı sınıf-ı evvel ve sânî ve ne kadarı sınıf-ı sâlis ve râbi olacağı meclis-i idâre-i vilâyetde tefrîk ve ta’yîn olunarak ve tahrîrât-ı mahsûsa...
( Kıbtiyân vergisinin sûret-i tahsîli )
( Hakkında nizâmnâmedir )
Birinci Bend: Kıbtî tâifesinden alınmakda olan vergi kadîmden müretteb ve mukannen vâridât-ı hazîne-i celîleden ise de sûret-i istihsâlinde bir takım yolsuzluk ve karışıklık vukûa gelmekde olduğundan sâye-i meâlî-vâye-i hazret-i şâhânede vilâyetin umûr-ı mülkiye ve mâliyesi hakkında icrâ kılınan tanzîmât ve ıslâhât iktizâsınca bu mâddenin dahi bir kâide-i kaviye ve muttaride tahtına konulması lâzım gelmiş olup şöyle ki Kıbtî nâmına olan tebaa-i devlet-i aliyeden ahzı mukannen bulunan rüsûmât-ı Kıbtiyenin hâline mahsûs bir vergi olup müslim Kıbtîlerden asker alınmadığı gibi gayr-i müslim Kıbtîlerden dahi bedel-i askerî alınmak iktizâ etmeyeceğinden ve fakat müslim ve gayr-i müslim Kıbtîlerden kasaba ve karyelerde emlâk ve akar ve arâzîsi olanların tahrîr-i cedîd usûlü üzere emlâk ve temettüât vergileri başkaca alınıb buna dokunmayacağından yalnız Kıbtîlerin hâliçün her şahs-ı zükûrun beher sene te’diyesi müretteb zimmeti olan vergi âtî bendde beyân olunan sunûfuna göre tevzî ve istihsâl olunacakdır.
İkinci Bend: Vilâyet dâhilinde bulunan müslim ve gayr-i müslim Kıbtî tâifesinin nüfûs-ı zükûru dört kısma taksîm olunarak vergileri ana göre tertîb olunacak ve bu vergi beher sene Mart’dan bed’ ile tahsîl olunup nihâyet üçüncü ayda arkası alınacakdır ve her şahıs müretteb zimmeti olan vergiyi te’diye etdikçe sınıfına göre yedine matbû edâ tezkiresi verilecekdir.
Üçüncü Bend: Sınıf-ı evvel i’tibâr edilecek nüfûs kasaba ve karyelerde oldukça sermâye ve san’at sâhibi olan ve ikinci ve üçüncü sınıflar anların bi’n-nisbe mâdûnunda bulunan takımdan olup dördüncü sınıf dahi amele ve işçi ve hadîsü’s-sin olanlardır.
Dördüncü Bend: İşbu kâide-i cedîdenin hakkıyla ve tamâmıyla icrâ-yı fi’liyâtı içün evvel emirde her mahalde mevcûd müslim ve gayr-i müslim Kıbtîlerin hâl ve mahal ve tahammülüne göre sancakca yekûndan ne kadarı sınıf-ı evvel ve sânî ve ne kadarı sınıf-ı sâlis ve râbi olacağı meclis-i idâre-i vilâyetde tefrîk ve ta’yîn olunarak ve tahrîrât-ı mahsûsa...