Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
52
Matlûbât-ı sahîhasından deynini tesviye edemediği hâlde hakkında muâmelât-ı iflâsiye icrâ olunacakdır.
Dokuzuncu Madde: Emvâl-i mîriyeyi müteahhid olub da ifâ-yı deyn etmediği hâlde iflâsına hükm olunan kimsenin evvelâ hazînece taahhüdü mu‘teber olmamak üzere odası veyâ ticârethânesi kapatdırılacakdır. Sâniyen kendisinin ikâmet etdiği bir hânesinden başka uhdesinde bulunan ve müteallikâtı uhdesine sanî‘atan geçirdiği tebeyyün eden emlâki ve akâr ve emvâli bi’l-müzâyede satdırılıb ve eğer hânesi iki veyâhud dahâ ziyâde olur ise kendisiyle ahâlî-i beytinin ikâmetine kâfî ve hâline çespân olan ve kıymeti kalîl bulunan hânesi evce muhtâc olduğu levâzım-ı zarûriyesiyle berâber bırakılarak kusûru fürûht etdirilib esmânından ve bakâyâ-yı damânatından deyn-i mîrîsi istihsâl olunacakdır.
Onuncu Madde: Bir müteahhidin tedkîk-i hâli meclis-i muhâsebe-i mâliyeye havâle olundukda nihâyet bir ayı tecâvüz etmemek üzere tedkîkâtı ikmâl olunarak sekizinci ve dokuzuncu maddelerde olan ahkâm-ı nizâmiyeye tatbîkan sekteli veyâ müflis olduğuna karâr verilip iktizâ eden mazbatası tanzîm ve takdîm kılınacakdır.
On Birinci Madde: Bir müteahhid te’diye-i deyne muktedir olamadığını arz ve beyân eylemesi bidâyet-i te’diye-i taksît olan ay başından i‘tibâr ile ta‘yîn kılınan iki aya münhasır olub sekizinci maddede beyân kılındığı üzere ol müddet içinde arzuhâl ile işlerini meclis-i muhâsebe-i mâliyeye havâle etdirmeyib de müddet-i mukarrerenin inkizâsından sonra beyân-ı ma‘zerete kalkışırlar ise o makûlelerin ifâdeleri kat‘â kabûl olunmayub ve haklarında sekteli takımına icrâsı lâzım gelen sûret cârî tutulub âdetâ iflâslarına hükm olunarak müflis hakkında terettüb eden muâmele icrâ kılınacakdır.
On İkinci Madde: Hazîne-i celîle emvâlini müteahhid olduğu sarrâflardan aramak lâzım geleceğinden bunların içlerinden ba‘zıları şunda bunda olan alacaklarından havâle ile ifâ-yı deyne kalkışacak oldukları ya‘nî taahhüd etmiş olduğu mâlı mülteziminden tahsîl edib mukâbilinde âhar mahalde olan alacağını gösterdiği hâlde kabûl olunmayub kendisinden tahsîl edilecekdir.
*İkinci*
Matlûbât-ı sahîhasından deynini tesviye edemediği hâlde hakkında muâmelât-ı iflâsiye icrâ olunacakdır.
Dokuzuncu Madde: Emvâl-i mîriyeyi müteahhid olub da ifâ-yı deyn etmediği hâlde iflâsına hükm olunan kimsenin evvelâ hazînece taahhüdü mu‘teber olmamak üzere odası veyâ ticârethânesi kapatdırılacakdır. Sâniyen kendisinin ikâmet etdiği bir hânesinden başka uhdesinde bulunan ve müteallikâtı uhdesine sanî‘atan geçirdiği tebeyyün eden emlâki ve akâr ve emvâli bi’l-müzâyede satdırılıb ve eğer hânesi iki veyâhud dahâ ziyâde olur ise kendisiyle ahâlî-i beytinin ikâmetine kâfî ve hâline çespân olan ve kıymeti kalîl bulunan hânesi evce muhtâc olduğu levâzım-ı zarûriyesiyle berâber bırakılarak kusûru fürûht etdirilib esmânından ve bakâyâ-yı damânatından deyn-i mîrîsi istihsâl olunacakdır.
Onuncu Madde: Bir müteahhidin tedkîk-i hâli meclis-i muhâsebe-i mâliyeye havâle olundukda nihâyet bir ayı tecâvüz etmemek üzere tedkîkâtı ikmâl olunarak sekizinci ve dokuzuncu maddelerde olan ahkâm-ı nizâmiyeye tatbîkan sekteli veyâ müflis olduğuna karâr verilip iktizâ eden mazbatası tanzîm ve takdîm kılınacakdır.
On Birinci Madde: Bir müteahhid te’diye-i deyne muktedir olamadığını arz ve beyân eylemesi bidâyet-i te’diye-i taksît olan ay başından i‘tibâr ile ta‘yîn kılınan iki aya münhasır olub sekizinci maddede beyân kılındığı üzere ol müddet içinde arzuhâl ile işlerini meclis-i muhâsebe-i mâliyeye havâle etdirmeyib de müddet-i mukarrerenin inkizâsından sonra beyân-ı ma‘zerete kalkışırlar ise o makûlelerin ifâdeleri kat‘â kabûl olunmayub ve haklarında sekteli takımına icrâsı lâzım gelen sûret cârî tutulub âdetâ iflâslarına hükm olunarak müflis hakkında terettüb eden muâmele icrâ kılınacakdır.
On İkinci Madde: Hazîne-i celîle emvâlini müteahhid olduğu sarrâflardan aramak lâzım geleceğinden bunların içlerinden ba‘zıları şunda bunda olan alacaklarından havâle ile ifâ-yı deyne kalkışacak oldukları ya‘nî taahhüd etmiş olduğu mâlı mülteziminden tahsîl edib mukâbilinde âhar mahalde olan alacağını gösterdiği hâlde kabûl olunmayub kendisinden tahsîl edilecekdir.
*İkinci*