Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
631
Me’murlar ile baş kâtib ve sandık eminlerini intihâb ve ta’yîn edüb serîan
yerlerine dönecek ve me’murlar dahi kendi ma’iyetlerine iktizâ eden ketebe ve hademe
sâiriyi intihâb ve ta’yîn eyleyecek ve panayır ve pazar yerleri muvakkat sûretle açılmakda
olmasıyla bunlar her kangı şehir ve kasaba dâhilinde ise oranın nâzır veyâ müdîr
veyâhud me’mûru tarafından idâre ve rü’yet etdirilecek ve beyân ve ta’rîfi
sebkat etdiği vechile derece be-derece intihâb ve ta’yîn olunacak müdîrlere beşyüz
guruşdan nihâyet bin ve ma’iyetleri baş kâtib ve sandık emînâsiyle mülhakât
me’murlarına ikiyüz guruşdan nihâyet beşyüz ve me’murlar ma’iyetlerine ta’yîn
olunacak ketebe ve sandık emînlerine yüz elli guruşdan nihâyet üçyüz
guruşa kadar ma’âşlar tahsîs kılınacak ve işbu mahalce istihdâm kılınacak
kesânın mu’teberân-ı vücûh ve ahâlîden mültezimler zemânında kullanılıb haklarında
hüsn-i tecrübe sebkat ederek istikâmet ve sadâkat ve dirâyetleri anlaşılmış
olanlar ile sâir münâsib ve muktedir âdemlerden olmasına ve müdîr ve me’mûr ve sandık
emînlerinin behemehal okuyub yazmak bilmeleri iktizâ-yı hâlden bulunmasıyla
ümmî kesân bu vazîfelere intihâb olunmamasına i’tinâ ve dikkat edilecek ve cümlesi
teba’a-i devlet-i aliyyeden olmak üzere kavî kefîllere rabt kılınacak ve işbu istihdâm
olunacak kesânın gerek adedlerince ve gerek mikdâr-ı ma’âşlarınca kâide-i mültezime-i
tasarrufiyeye begâyet ri’âyet olunub lüzûm-ı zarûrî olmadıkça bir ferd bile ziyâde
kullanılmayub ve kullanılanların dahi ma’âşları hadd-i i’tidâlde olarak hîç
bir kimesneye vazîfesi nisbetinden zâid ma’âş tertîb olunmayacak ya’nî bâlâda
muharrer vazîfelerden meselâ ma’âşı beşyüz guruşdan nihâyet bin guruşa kadar
olması gösterilen vazîfeye beşyüz veyâhud altıyüz guruş ma’âş ile âdem
tedârik ve ta’yîni mümkün iken vazîfe-i mezkûre ma’âşının nihâyet raddesi bin guruş
olmak ser-riştesine istinâden hîç bir kimesneye ziyâde ma’âş tahsîs kılınmayacak
ve kılınır ise tahsîs edenlere tazmîn etdirileceğinden başka buna mütecâsir
olanlar hazîne-i celîleye ihânetle müttehem dimek olacağı hasebiyle kendüleri
ber-mûceb-i kânûn mes’ûl dahi tutulacağından hâtır ve müsâ’ade ve tavsiyeye
mebnî lüzûmdan ziyâde veyâhud işe yaramaz âdem kullanılmamasına ve kullanılanlara
dahi ziyâde ma’âş tertîb kılınmamasına cümle tarafından begâyet i’tinâ ve dikkat
Me’murlar ile baş kâtib ve sandık eminlerini intihâb ve ta’yîn edüb serîan
yerlerine dönecek ve me’murlar dahi kendi ma’iyetlerine iktizâ eden ketebe ve hademe
sâiriyi intihâb ve ta’yîn eyleyecek ve panayır ve pazar yerleri muvakkat sûretle açılmakda
olmasıyla bunlar her kangı şehir ve kasaba dâhilinde ise oranın nâzır veyâ müdîr
veyâhud me’mûru tarafından idâre ve rü’yet etdirilecek ve beyân ve ta’rîfi
sebkat etdiği vechile derece be-derece intihâb ve ta’yîn olunacak müdîrlere beşyüz
guruşdan nihâyet bin ve ma’iyetleri baş kâtib ve sandık emînâsiyle mülhakât
me’murlarına ikiyüz guruşdan nihâyet beşyüz ve me’murlar ma’iyetlerine ta’yîn
olunacak ketebe ve sandık emînlerine yüz elli guruşdan nihâyet üçyüz
guruşa kadar ma’âşlar tahsîs kılınacak ve işbu mahalce istihdâm kılınacak
kesânın mu’teberân-ı vücûh ve ahâlîden mültezimler zemânında kullanılıb haklarında
hüsn-i tecrübe sebkat ederek istikâmet ve sadâkat ve dirâyetleri anlaşılmış
olanlar ile sâir münâsib ve muktedir âdemlerden olmasına ve müdîr ve me’mûr ve sandık
emînlerinin behemehal okuyub yazmak bilmeleri iktizâ-yı hâlden bulunmasıyla
ümmî kesân bu vazîfelere intihâb olunmamasına i’tinâ ve dikkat edilecek ve cümlesi
teba’a-i devlet-i aliyyeden olmak üzere kavî kefîllere rabt kılınacak ve işbu istihdâm
olunacak kesânın gerek adedlerince ve gerek mikdâr-ı ma’âşlarınca kâide-i mültezime-i
tasarrufiyeye begâyet ri’âyet olunub lüzûm-ı zarûrî olmadıkça bir ferd bile ziyâde
kullanılmayub ve kullanılanların dahi ma’âşları hadd-i i’tidâlde olarak hîç
bir kimesneye vazîfesi nisbetinden zâid ma’âş tertîb olunmayacak ya’nî bâlâda
muharrer vazîfelerden meselâ ma’âşı beşyüz guruşdan nihâyet bin guruşa kadar
olması gösterilen vazîfeye beşyüz veyâhud altıyüz guruş ma’âş ile âdem
tedârik ve ta’yîni mümkün iken vazîfe-i mezkûre ma’âşının nihâyet raddesi bin guruş
olmak ser-riştesine istinâden hîç bir kimesneye ziyâde ma’âş tahsîs kılınmayacak
ve kılınır ise tahsîs edenlere tazmîn etdirileceğinden başka buna mütecâsir
olanlar hazîne-i celîleye ihânetle müttehem dimek olacağı hasebiyle kendüleri
ber-mûceb-i kânûn mes’ûl dahi tutulacağından hâtır ve müsâ’ade ve tavsiyeye
mebnî lüzûmdan ziyâde veyâhud işe yaramaz âdem kullanılmamasına ve kullanılanlara
dahi ziyâde ma’âş tertîb kılınmamasına cümle tarafından begâyet i’tinâ ve dikkat