Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
882
Götürüp koymak ve yolcuları Kâtib Efendi gelip yazacak olmağla Efendi
mûmâ-ileyh geldiği gibi herkes kendi yolcularını takım takım götürüp kaç
yolcusu var ise tamâmâ yazdırtmak ve kezâlik tabîbin dahi vürûdunda yolcularını
götürüp göstermek.
İkinci Mâdde: Yolcular odalarına yerleştikleri anda sandık ve sepet ve hurç
ve sâir kapalı ve bağlı olanları açtırıp içlerinde elbise ve bez ve paçavra ve sâir her ne ki
var ise çıkartıp iplere asdırmak ve yolcularına hiç bir vakitde fenâ söz
söylemeyip dâimâ tatlı ve güzel söylemek ve eğer ta‘rîf olunacak usûllerin
icrâsında yolculardan inâd eder olur ise aslâ fenâ söylemeyip keyfiyeti gardiyan
başıya ve yâhud lâzım gelen me'mûra haber vermek.
Üçüncü Mâdde: Mühürlü mektûb ve başka kâğıd var ise cümlesini alıp tütsüye
vermek ve üzerleri mühürlü oldukça turası ve çıkısı var ise kezâlik merkûm
gardiyan başı ve sâir lâzım gelen me'mûra haber vermek.
Dördüncü Mâdde: Akşam olup çan çalındığı gibi yolcular yeni odalarına
konup ve sayıp tamâm olduğu hâlde kapısını kapatmak ve gerek gece ve gerek gündüz
aslâ bir vakit yolcular ile dama ve tavla ve kâğıd misillü paralı ve parasız oyun
oynamamak ve yolculardan gerek bahşiş ve gerek sâir sûretle bir akçe almamak.
Beşinci Mâdde: Gece ve gündüz ateşe güzel bakmak ve gece yatar iken mangalı kapayıp
ocakda hiç ateş bırakmamak ve yolculardan birisi her kim olursa olsun
azacık hasta olduğu gibi ya‘nî başım ağrıyor yâhud soğuk aldım dediği vakit
çabuk haber vermek ve gece bile olursa sabâha bırakıp odanın kapısını
örtüp nöbetçi nigehbânlara haber vermek ve yolcular birbiriyle gavga ederler ise gerek
gündüz ve gerek gece olsun hemân o sâ‘at haber vermek.
Altıncı Mâdde: Yolcular lokantaya gidecekleri vakit berâber gidip istedikleri
şeyi almak eğer lokanta önünde günleri başka ya‘nî kendi yolcularından evvel ve sonra
gelmiş yolcu var ise gitmemek ve bir nefer yolcu ile kendi lokantaya yâhud başka
bir yere gider ise odada kalan yolcular kendi gelinceye kadar bir yere gitmemeleri içün
tenbîh eylemek ya‘nî her ne zemân olur ise olsun yolcularını gözü önünden
ayırmayıp
Götürüp koymak ve yolcuları Kâtib Efendi gelip yazacak olmağla Efendi
mûmâ-ileyh geldiği gibi herkes kendi yolcularını takım takım götürüp kaç
yolcusu var ise tamâmâ yazdırtmak ve kezâlik tabîbin dahi vürûdunda yolcularını
götürüp göstermek.
İkinci Mâdde: Yolcular odalarına yerleştikleri anda sandık ve sepet ve hurç
ve sâir kapalı ve bağlı olanları açtırıp içlerinde elbise ve bez ve paçavra ve sâir her ne ki
var ise çıkartıp iplere asdırmak ve yolcularına hiç bir vakitde fenâ söz
söylemeyip dâimâ tatlı ve güzel söylemek ve eğer ta‘rîf olunacak usûllerin
icrâsında yolculardan inâd eder olur ise aslâ fenâ söylemeyip keyfiyeti gardiyan
başıya ve yâhud lâzım gelen me'mûra haber vermek.
Üçüncü Mâdde: Mühürlü mektûb ve başka kâğıd var ise cümlesini alıp tütsüye
vermek ve üzerleri mühürlü oldukça turası ve çıkısı var ise kezâlik merkûm
gardiyan başı ve sâir lâzım gelen me'mûra haber vermek.
Dördüncü Mâdde: Akşam olup çan çalındığı gibi yolcular yeni odalarına
konup ve sayıp tamâm olduğu hâlde kapısını kapatmak ve gerek gece ve gerek gündüz
aslâ bir vakit yolcular ile dama ve tavla ve kâğıd misillü paralı ve parasız oyun
oynamamak ve yolculardan gerek bahşiş ve gerek sâir sûretle bir akçe almamak.
Beşinci Mâdde: Gece ve gündüz ateşe güzel bakmak ve gece yatar iken mangalı kapayıp
ocakda hiç ateş bırakmamak ve yolculardan birisi her kim olursa olsun
azacık hasta olduğu gibi ya‘nî başım ağrıyor yâhud soğuk aldım dediği vakit
çabuk haber vermek ve gece bile olursa sabâha bırakıp odanın kapısını
örtüp nöbetçi nigehbânlara haber vermek ve yolcular birbiriyle gavga ederler ise gerek
gündüz ve gerek gece olsun hemân o sâ‘at haber vermek.
Altıncı Mâdde: Yolcular lokantaya gidecekleri vakit berâber gidip istedikleri
şeyi almak eğer lokanta önünde günleri başka ya‘nî kendi yolcularından evvel ve sonra
gelmiş yolcu var ise gitmemek ve bir nefer yolcu ile kendi lokantaya yâhud başka
bir yere gider ise odada kalan yolcular kendi gelinceye kadar bir yere gitmemeleri içün
tenbîh eylemek ya‘nî her ne zemân olur ise olsun yolcularını gözü önünden
ayırmayıp