Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
107
Olup emtianın ribhı sahibine âid olur dükkân sahibi dahi dükkânının ecr-i mislini alır.
Fasl-ı Râbi’
( Şirket-i akde müteallik ba’zı zavâbıt hakkındadır )
1345 Madde Amel takvîm ile mütekavvim olur.
Ya’ni iş ta’yin-i kıymet ile kıymetlenir.
Ve bir şahsın ameli dîger şahsın ameline nisbetle dahâ kıymetli olabilür.
Meselâ şirket-i inân ile şerîk olan iki kimsenin sermâyeleri mütesâvî ve ikisinin dahi amel etmesi meşrût olduğu hâlde birine ribhden fazla hisse i’tâsı şart kılınsa câiz olur.
Zîrâ birisi ahz ü i’tâda dahâ mâhir ve ameli ezyed ve enfa’ olabilür.
1346 Madde Zamân-ı amel bir nev’ ameldir.
Binâen aleyh bir kimse dükkânına erbâb-ı sanâyi’den birini koyup ve takabbül ve taahhüd eylediği işleri ana gördürüp de hâsıl olacak kesbi ya’ni ücreti beynlerinde münâsafeten taksîm etmek üzere akd-i şirket-i sanâyi’ etseler câiz olur.
Ve dükkân sahibinin nısf hisseye istihkâkı ancak ameli zâmin ve müteahhid olmasıyladır şu kadar ki bunun zımnında dükkânın menfaatine dahi nâil olur.
1347 Madde Ribhe istihkâk ba’zan mâl yâ amel ile olduğu gibi ba’zan dahi (85) madde hükmünce zamân ile olur.
Nitekim mudârebede ribhe rabbü’l-mâl mâliyle ve mudârib ameliyle müstahak olur.
Ve erbâb-ı sanâyi’den biri yanına bir şâkird alıp da takabbül ve taahhüd eylediği işleri nısf ücretle ana gördürse câiz olur ve kesbin ya’ni iş sahiblerinden alınan ücretin nısfına ol şâkird ameliyle müstahak olduğu gibi ustâd dahi ameli zâmin ve müteahhid olmasıyle nısf-ı dîgerine müstahak olur.
1348 Madde Sâlifü’z-zikr umûr-ı selâseden ya’ni mâl ve amel ve zamândan birisi bulunmaz ise ribhe istihkâk yoktur.
Olup emtianın ribhı sahibine âid olur dükkân sahibi dahi dükkânının ecr-i mislini alır.
Fasl-ı Râbi’
( Şirket-i akde müteallik ba’zı zavâbıt hakkındadır )
1345 Madde Amel takvîm ile mütekavvim olur.
Ya’ni iş ta’yin-i kıymet ile kıymetlenir.
Ve bir şahsın ameli dîger şahsın ameline nisbetle dahâ kıymetli olabilür.
Meselâ şirket-i inân ile şerîk olan iki kimsenin sermâyeleri mütesâvî ve ikisinin dahi amel etmesi meşrût olduğu hâlde birine ribhden fazla hisse i’tâsı şart kılınsa câiz olur.
Zîrâ birisi ahz ü i’tâda dahâ mâhir ve ameli ezyed ve enfa’ olabilür.
1346 Madde Zamân-ı amel bir nev’ ameldir.
Binâen aleyh bir kimse dükkânına erbâb-ı sanâyi’den birini koyup ve takabbül ve taahhüd eylediği işleri ana gördürüp de hâsıl olacak kesbi ya’ni ücreti beynlerinde münâsafeten taksîm etmek üzere akd-i şirket-i sanâyi’ etseler câiz olur.
Ve dükkân sahibinin nısf hisseye istihkâkı ancak ameli zâmin ve müteahhid olmasıyladır şu kadar ki bunun zımnında dükkânın menfaatine dahi nâil olur.
1347 Madde Ribhe istihkâk ba’zan mâl yâ amel ile olduğu gibi ba’zan dahi (85) madde hükmünce zamân ile olur.
Nitekim mudârebede ribhe rabbü’l-mâl mâliyle ve mudârib ameliyle müstahak olur.
Ve erbâb-ı sanâyi’den biri yanına bir şâkird alıp da takabbül ve taahhüd eylediği işleri nısf ücretle ana gördürse câiz olur ve kesbin ya’ni iş sahiblerinden alınan ücretin nısfına ol şâkird ameliyle müstahak olduğu gibi ustâd dahi ameli zâmin ve müteahhid olmasıyle nısf-ı dîgerine müstahak olur.
1348 Madde Sâlifü’z-zikr umûr-ı selâseden ya’ni mâl ve amel ve zamândan birisi bulunmaz ise ribhe istihkâk yoktur.