Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
119
Zarar etdikleri malı gerek birlikde satun alsunlar ve gerek yalnız birisi şirket içün satun almış olsun
Bâb-ı Sâbi’
( Mudârebe hakkında olup üç faslı hâvîdir )
Fasl-ı Evvel
( Mudârebenin ta’rîf ve taksîmi beyânındadır )
1404 Madde Mudârebe bir tarafdan sermâye ve dîger tarafdan sa’y ve amel olmak üzere bir nev’i şirketdir. Sermâye sâhibine rabbü’l-mâl ve âmile mudârib denilir.
1405 Madde Mudârebenin rüknü îcâb ve kabûldür.
Meselâ rabbü’l-mâl mudâribe şu sermâyeyi al ribhi beynimizde yarı yarıya yâhud ikili birli taksîm olunmak üzere mudârebeye sa’y ve amel et dese yâhud şu paraları al ve sermâye et ribhi beynimizde şu nisbet üzere müşterek olsun demek gibi mudârebe ma’nâsını ifâde eder bir söz söylense ve mudârib dahi kabûl eylese mudârebe mün’akid olur.
1406 Madde Mudârebe iki kısımdır.
Biri mudârebe-i mutlaka ve dîgeri mudârebe-i mukayyededir.
1407 Madde Mudârebe-i mutlaka zamân ve mekân ve bir nev’i ticâret ile ve bâyi’ ve müşteriyi ta’yînle mukayyed olmayan mudârebedir.
Ve bunlardan biriyle takyîd olunursa mudârebe-i mukayyede olur.
Meselâ falan vakit yâ falan yerde yâhud falan cins mal al sat ve yâhud falan kimseler ile yâ falan belde ahâlîsiyle alış veriş et dese mudârebe-i mukayyede olur.
Fasl-ı Sânî
( Mudârebenin şurûtu beyânındadır )
1408 Madde Rabbü’l-mâlin tevkîle ve mudâribin vekâlete ehliyetleri şartdır.
1409 Madde Re’sü’l-mâlin sermâye-i şirket olabilecek mal olması şartdır ( Bâb-ı şirket-i akdin fasl-ı sâlisine bak )
Zarar etdikleri malı gerek birlikde satun alsunlar ve gerek yalnız birisi şirket içün satun almış olsun
Bâb-ı Sâbi’
( Mudârebe hakkında olup üç faslı hâvîdir )
Fasl-ı Evvel
( Mudârebenin ta’rîf ve taksîmi beyânındadır )
1404 Madde Mudârebe bir tarafdan sermâye ve dîger tarafdan sa’y ve amel olmak üzere bir nev’i şirketdir. Sermâye sâhibine rabbü’l-mâl ve âmile mudârib denilir.
1405 Madde Mudârebenin rüknü îcâb ve kabûldür.
Meselâ rabbü’l-mâl mudâribe şu sermâyeyi al ribhi beynimizde yarı yarıya yâhud ikili birli taksîm olunmak üzere mudârebeye sa’y ve amel et dese yâhud şu paraları al ve sermâye et ribhi beynimizde şu nisbet üzere müşterek olsun demek gibi mudârebe ma’nâsını ifâde eder bir söz söylense ve mudârib dahi kabûl eylese mudârebe mün’akid olur.
1406 Madde Mudârebe iki kısımdır.
Biri mudârebe-i mutlaka ve dîgeri mudârebe-i mukayyededir.
1407 Madde Mudârebe-i mutlaka zamân ve mekân ve bir nev’i ticâret ile ve bâyi’ ve müşteriyi ta’yînle mukayyed olmayan mudârebedir.
Ve bunlardan biriyle takyîd olunursa mudârebe-i mukayyede olur.
Meselâ falan vakit yâ falan yerde yâhud falan cins mal al sat ve yâhud falan kimseler ile yâ falan belde ahâlîsiyle alış veriş et dese mudârebe-i mukayyede olur.
Fasl-ı Sânî
( Mudârebenin şurûtu beyânındadır )
1408 Madde Rabbü’l-mâlin tevkîle ve mudâribin vekâlete ehliyetleri şartdır.
1409 Madde Re’sü’l-mâlin sermâye-i şirket olabilecek mal olması şartdır ( Bâb-ı şirket-i akdin fasl-ı sâlisine bak )