Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
162
Asıl ve fer’inin bir mahkemede hall ü hasmi yine sâlifü’l-beyân usûl-i muhâkeme
nizâmnâmesi ahkâmından olmasına nazaran zikr olunan senedâtın mühür ve imzâları
hakkında gerek müddeî ve gerek müddeî aleyh tarafından bir iddiâ vukûunda ol mahkeme-i
hukûkiyede ol emirde tetkîk ve hall olunarak ba’de asıl da’vâya bakılması
her hâlde usûl-i mevzûaya muvâfık olacağına binâen ba’d-ezin senedât-ı mebhûs
anhâdan dolayı esnâ-yı muhâkemede bir tarafın cezâyı müstelzim bir fiil ve hareketi
olduğu yakînen anlaşıldıkça ve hasım cânibi anın cezâsının ta’yîni zımnında mahkeme-i
cezâiyeye havâleyi taleb ve istid’â etmedikçe havâle olunmaması ve bu vechle şerâit-i
lâzimeyi câmi’ olmasından dolayı mahkeme-i cezâiyeye havâle olunan cihetin orada
tetkîk ve hasmine kadar asıl da’vânın veyâhud ba’zı cihetlerinin rü’yet ve hükmü
usûl-i muhâkemece kâbil göründüğü hâlde mahkeme-i cezâya muhavvel cihetin hitâmına
değin tevkîf ve te’hîr olunmayıp itmâm ve ikmâl edilmesi
ve senedât-ı mezkûre hakkında icrâ olunacak muâmele bahsine gelince eğerçi bu bâbda
lâzım gelecek muâmelât Mecelle komisyonunda der-dest-i tanzîm olan Kitâbü’l-Muhâkemât’a
bi’l-etrâf derc olunmuş ise de bunun neşr ve i’lânı biraz vakte dahâ muhtâc
olarak şimdilik bir kâide-i muvakkate ittihâzına ihtiyâc bedîhî bulunduğundan ve kitâb-ı
mezkûre bu bâbda derc olunan mebhasın zübdesi ise bir kimse resm ve âdete muvâfık
olarak yazıp yâhud yazdırıp da mumzâ veyâ mahtûm olarak vermiş olduğu deyn
senedi kendisinin olduğunu mu’terif iken hâvî olduğu borcu inkâr etse
inkârına i’tibâr olunmaması ve sened kendisinin olduğunu inkâr eylediği takdîrde
eğer hat ve hâtemi meşhûr ve müte’ârif ise inkârına i’tibâr olunmayıp ol sened ile
amel olunması ve eğer hat ve hâtemi meşhûr ve müte’ârif değil ise istiktâb ve ehl-i
hibreye irâe olunarak ehl-i hibre yazısının ikisi de bir şahsın yazısı
olduğunu bi’l-ittifâk haber verirler ise sened ol kimsenin olduğuna hükm edilmesi
ve’l-hâsıl sened şâibe-i tezvîr ve şübhe-i tasnî’den berî olduğu hâlde anınla amel
olunup olmadığı sûretde müddeî aleyh ol sened kendi senedi olduğunu inkâr
eylediği gibi asıl deyni dahi münkir ise deyni olmayıp sened dahi kendisinin
olmadığına müddeînin talebiyle tahlîf kılınması mes’elelerinden ibâret olarak kitâb-ı
mezkûrun neşrine kadar mehâkim-i hukûkiyede inkâr olunan senedâtın müddeî aleyhimin
( olduğu )
Asıl ve fer’inin bir mahkemede hall ü hasmi yine sâlifü’l-beyân usûl-i muhâkeme
nizâmnâmesi ahkâmından olmasına nazaran zikr olunan senedâtın mühür ve imzâları
hakkında gerek müddeî ve gerek müddeî aleyh tarafından bir iddiâ vukûunda ol mahkeme-i
hukûkiyede ol emirde tetkîk ve hall olunarak ba’de asıl da’vâya bakılması
her hâlde usûl-i mevzûaya muvâfık olacağına binâen ba’d-ezin senedât-ı mebhûs
anhâdan dolayı esnâ-yı muhâkemede bir tarafın cezâyı müstelzim bir fiil ve hareketi
olduğu yakînen anlaşıldıkça ve hasım cânibi anın cezâsının ta’yîni zımnında mahkeme-i
cezâiyeye havâleyi taleb ve istid’â etmedikçe havâle olunmaması ve bu vechle şerâit-i
lâzimeyi câmi’ olmasından dolayı mahkeme-i cezâiyeye havâle olunan cihetin orada
tetkîk ve hasmine kadar asıl da’vânın veyâhud ba’zı cihetlerinin rü’yet ve hükmü
usûl-i muhâkemece kâbil göründüğü hâlde mahkeme-i cezâya muhavvel cihetin hitâmına
değin tevkîf ve te’hîr olunmayıp itmâm ve ikmâl edilmesi
ve senedât-ı mezkûre hakkında icrâ olunacak muâmele bahsine gelince eğerçi bu bâbda
lâzım gelecek muâmelât Mecelle komisyonunda der-dest-i tanzîm olan Kitâbü’l-Muhâkemât’a
bi’l-etrâf derc olunmuş ise de bunun neşr ve i’lânı biraz vakte dahâ muhtâc
olarak şimdilik bir kâide-i muvakkate ittihâzına ihtiyâc bedîhî bulunduğundan ve kitâb-ı
mezkûre bu bâbda derc olunan mebhasın zübdesi ise bir kimse resm ve âdete muvâfık
olarak yazıp yâhud yazdırıp da mumzâ veyâ mahtûm olarak vermiş olduğu deyn
senedi kendisinin olduğunu mu’terif iken hâvî olduğu borcu inkâr etse
inkârına i’tibâr olunmaması ve sened kendisinin olduğunu inkâr eylediği takdîrde
eğer hat ve hâtemi meşhûr ve müte’ârif ise inkârına i’tibâr olunmayıp ol sened ile
amel olunması ve eğer hat ve hâtemi meşhûr ve müte’ârif değil ise istiktâb ve ehl-i
hibreye irâe olunarak ehl-i hibre yazısının ikisi de bir şahsın yazısı
olduğunu bi’l-ittifâk haber verirler ise sened ol kimsenin olduğuna hükm edilmesi
ve’l-hâsıl sened şâibe-i tezvîr ve şübhe-i tasnî’den berî olduğu hâlde anınla amel
olunup olmadığı sûretde müddeî aleyh ol sened kendi senedi olduğunu inkâr
eylediği gibi asıl deyni dahi münkir ise deyni olmayıp sened dahi kendisinin
olmadığına müddeînin talebiyle tahlîf kılınması mes’elelerinden ibâret olarak kitâb-ı
mezkûrun neşrine kadar mehâkim-i hukûkiyede inkâr olunan senedâtın müddeî aleyhimin
( olduğu )