⚠️

Deneysel Transliterasyon (Orijinal kaynaklara danışınız!)

  • Burada görülen çıktı, büyük dil modeli tarafından üretilmiş ve herhangi bir düzeltmeden geçirilmeden, birebir yansıtılmıştır.
  • Bu metnin hatalar ve eksikler içermesi olasıdır. Sadece referans ve ön izleme amaçlı kullanılmalıdır. Daima birincil kaynaklara başvurunuz.
  • Düstur metni Kongre Kütüphanesi adresinden alınmıştır. (Turkey, and Abdülhamid Ii Collection. Düstur. [Istanbul: Matbaa-i Amire Ankara: Başbakanlık Basımevi, 1863] Periodical. https://www.loc.gov/item/ne62000951/.)
Page 186
Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
172

Bazı mevad-ı cezaiye ve adiyeden ve Kanun-ı Cezanın bab-ı salisinde münderic bazı
ahvalden dolayı alınacak cezay-ı nakdi içün iktiza edenlerin re's-
kaza ve ya livaya irsali mümkün olamayacağı gibi ahkamın icrasız kalması
dahi caiz olamayacağından o makule kanunen cezay-ı nakdi ahzı lazım gelen
ahval-i adiye ve cezaiye kaymakam ve zabtiye zabitanı ve teftiş memurları
ve sair memurin-i mevcudenin heyet-i müctemiası içinde bittedkik ahz ve istifa
olunduğu gibi nahiyelerde dahi vuku-ı zuhurunda zabtiye memuru ve katibi
ve oralarda bulunan zabtiye zabiti ve karyenin ihtiyar meclisi azasından
münasipleri mevcud bulundurularak anlardan terkib edecek heyet içinde
keyfiyeti tedkik ile nizama lazım gelen cezay-ı nakdi alınıp yalnız aharın
mezru tarlasına hayvan salıvermek gibi ahvalden tehadüs eden
deavinin nahiye ve karyelerde sulhan hall ve faslı mümkün olamadığı halde re's-
kaza ve ya livaya irsaliyle mahkeme-i mahsusasınca keyfiyet bittedkik sabit
olduktan sonra kanunen muayyen olan hükme tevfikan ziyanı ba'de't-tazmin cezay-ı
nakdi alınıp defter-i mahsusuna kayd olunacak ve mikdarı neye baliğ olur ise
mensub olduğu kazanın üç ayda bir kere tanzim edeceği defterine zeyl
ve ilave olunarak hasılatıyla beraber re's-i livaya gönderilecektir ve hilaf-ı
nizam ve kanun cezay-ı nakdi hükm etmek ve almak memurin hakkında mesuliyet
ve töhmeti mucib olduğu gibi bir töhmetden cezay-ı nakdi ahzı lazım gelir
iken almamak anı cezasız bırakmak demek olarak böyle hareket eden bir memur
dahi vazife-i memuriyetini ifa etmemiş olacağından ne kimse hakkında kanunen
muayyen olan dereceden ziyade cezayı hükme ve ne de müttehem olan kimsenin
muamele-i cezaiyeden istisnasına cevaz göstermemek esas-ı vazife-i zimmet
ve memuriyetdir.

Fi 5 Zilhicce sene 1292 ve fi 21 Kanun-i Evvel sene 1291

(Divan)