⚠️

Deneysel Transliterasyon (Orijinal kaynaklara danışınız!)

  • Burada görülen çıktı, büyük dil modeli tarafından üretilmiş ve herhangi bir düzeltmeden geçirilmeden, birebir yansıtılmıştır.
  • Bu metnin hatalar ve eksikler içermesi olasıdır. Sadece referans ve ön izleme amaçlı kullanılmalıdır. Daima birincil kaynaklara başvurunuz.
  • Düstur metni Kongre Kütüphanesi adresinden alınmıştır. (Turkey, and Abdülhamid Ii Collection. Düstur. [Istanbul: Matbaa-i Amire Ankara: Başbakanlık Basımevi, 1863] Periodical. https://www.loc.gov/item/ne62000951/.)
Page 191
Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
177

İstinaf olmak şartıyla görüldüğü halde başka mülâhazaya dahi mahal
olmadığından hem vilayetlerin deâvî meclisleriyle ba‘zı mertebe mütenasib olmak
ve hem de hallce bundan dolayı görülen müşkülât bertaraf edilmek üzere
mevki‘ mahkemelerince bin kuruşa kadar da‘vâlar kemâkân kat‘iyyen rü’yet olunmak
üzere anın fevkinde olan da‘vâların her kaç kuruşa kadar olur ise olsun
kābil-i istinaf olmak üzere rü’yetine me’zuniyet verilmesi
Sâniyen muahharen ittihaz olunan nizâm hükmünce merkez ve mevki‘ mahkemeleri nihayet
bin kuruşa kadar vuku bulan da‘vâya müteallik arzuhalleri bilâ-havale kabul
etmeğe me’zun ve anın fevkinde bulunan arzuhaller mutlakâ havale cem‘iyetinin
tedkikiyle havalesine mevkuf olup halbuki mahkemelere merbut olan dairelerde
ve hususuyla Kartal ve Beykoz ve Eyüp gibi mesafesi ba‘id olan yerlerde bin
beş yüz ve iki bin kuruşluk bir da‘vâ için sahib-i istid‘ânın Bâb-ı Âlî’ye
gelmeğe mecbur olması ve bununla beraber havale cem‘iyetinin kesret-i mesâlihden dolayı
istid‘â-nâmesinin sırası gelinceye değin hayli vakitler zayi‘ etmesi erbâb-ı
mesâlih hakkında su‘ubat ve müşkülâtı müstelzim olduğuna ve havale hususunda
şöyle bir şartın esâsen vaz‘ı mehâkim ve mesâlihin nev‘i cihetiyle bir iş için
başka başka mahkemelere arzuhal verilip de bunlardan yekdiğerine zıdd
ve muhalif hüküm sudur etmek ihtimalinin men‘i mülâhazasına müstenid ise de
mehâkimin hukuk ve vezâif ve salâhiyeti bir nizâm-ı mahsus ile muayyen ve mahdud
olduğu ve mahkeme kendi daire-i salâhiyetini bildiği halde şu mahzurun def‘i
mümkün olacağı ya‘ni arzuhallerin havalesi hususunda havale cem‘iyeti tarafından
ne yolda icra-yı tahkikat olunuyor ise o yolda tahkikatın icrasıyla
mahkemeler vazifeleri haricinde gördüğü maddeleri merci‘lerine redd ve iade
ettiği surette melhuz olan karışıklığa mahal kalmayacağı derkâr bulunduğuna
binâen mahkemelere havale olunacak arzuhallerin mutazammın olduğu da‘vâlara göre şu
derece te’kidat ve tazyikata lüzum olmadığı gibi merkez ve mevki‘ mahkemelerinde
her birinin hal ve vazifelerine göre havale hususunun bütün bütün tevsi‘
hududuyla ucu açık bırakılmak dahi münasib olmayacağından ba‘dezin mevki‘
mahkemelerine beş bin kuruşa ve merkez mahkemelerine yirmi bin kuruşa kadar