Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
(Islahat-ı dahiliyeye dair vekâlet-i mutlakaya hitaben şeref-sâdır)
(olan ferman-ı âlinin suret-i münifesidir)
Ba'de'l-elkâb
Her devlet-i mütemeddinenin akdem-i umûru hukuk-ı âmmenin te'mîni kaziyesi olup bu esasın muhafaza ve bekasına medar olan esbab ve vesail mutlakâ kâffe-i ibâd haklarında bilâ-istisnâ iltizâm-ı adalet ve idâre-i hükûmetde intizâm-ı hareketle hâsıl olur ve her şahsın her türlü fevâid ve menâfii vatan ve memleketinin âsâyiş ve ma'mûriyetiyle me'mûn ve mahfûz olabilip emniyet ve menfaat-i husûsiye ancak emniyet ve menfaat-i umûmiye ile vücûda gelir binâenaleyh cülûs-ı hümâyûn-ı şâhânemizden berü bütün âleme neşrolunan efkâr ve niyyât-ı hayr-âyât-ı mülûkânem bi-avni'llâhi te'âlâ saltanat-ı seniyyemizin i'tilâ-yı şân ve şevketi ve sunûf-ı teb'amızın devâm-ı huzûr ve râhatesiyle memâlik-i devlet-i aliyyemizin servet ve ma'mûriyetince müstaid olduğu terakkiyâtın istikmâli maddelerine ma'tûf idüğünden şu âmâl-i hayriye-i mülûkânemin bir kat daha tevsî'-i dâire-i ma'delet-i bâhiresiyle emniyet-i umûmiyeye tamâmen kâfil ve teb'a-i şâhânemin her sınıfına aid ve şâmil olacak müsâadât ve ıslâhâtın bu kere teyemmünen ta'yîn ve i'lânı 'ind-i hilâfet-peyvend-i hümâyûnumda karîn-i tasvîb olarak husûsât-ı âtiyetü'z-zikr ilâ-mâşâallâhu te'âlâ destûru'l-amel tutulmak üzere icrâlarına irâde-i adâlet-ifâde-i pâdişâhânem şeref-sâdır olmuştur şöyle ki te'mîn-i hukûk
(Ve mâba'duhû)
(olan ferman-ı âlinin suret-i münifesidir)
Ba'de'l-elkâb
Her devlet-i mütemeddinenin akdem-i umûru hukuk-ı âmmenin te'mîni kaziyesi olup bu esasın muhafaza ve bekasına medar olan esbab ve vesail mutlakâ kâffe-i ibâd haklarında bilâ-istisnâ iltizâm-ı adalet ve idâre-i hükûmetde intizâm-ı hareketle hâsıl olur ve her şahsın her türlü fevâid ve menâfii vatan ve memleketinin âsâyiş ve ma'mûriyetiyle me'mûn ve mahfûz olabilip emniyet ve menfaat-i husûsiye ancak emniyet ve menfaat-i umûmiye ile vücûda gelir binâenaleyh cülûs-ı hümâyûn-ı şâhânemizden berü bütün âleme neşrolunan efkâr ve niyyât-ı hayr-âyât-ı mülûkânem bi-avni'llâhi te'âlâ saltanat-ı seniyyemizin i'tilâ-yı şân ve şevketi ve sunûf-ı teb'amızın devâm-ı huzûr ve râhatesiyle memâlik-i devlet-i aliyyemizin servet ve ma'mûriyetince müstaid olduğu terakkiyâtın istikmâli maddelerine ma'tûf idüğünden şu âmâl-i hayriye-i mülûkânemin bir kat daha tevsî'-i dâire-i ma'delet-i bâhiresiyle emniyet-i umûmiyeye tamâmen kâfil ve teb'a-i şâhânemin her sınıfına aid ve şâmil olacak müsâadât ve ıslâhâtın bu kere teyemmünen ta'yîn ve i'lânı 'ind-i hilâfet-peyvend-i hümâyûnumda karîn-i tasvîb olarak husûsât-ı âtiyetü'z-zikr ilâ-mâşâallâhu te'âlâ destûru'l-amel tutulmak üzere icrâlarına irâde-i adâlet-ifâde-i pâdişâhânem şeref-sâdır olmuştur şöyle ki te'mîn-i hukûk
(Ve mâba'duhû)