Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
248
Bulunmadığı halde toptan mezad edilerek ihâlesi câiz olacakdır.
On Altıncı Madde — Ba‘zı yerlerde aslâ tâlib bulunamamak veyâhud bulunur ise de kendülerine i‘timâd ve emniyet olunamamak sebebiyle a‘şârın köy be-köy ihâlesi kâbil ve mümkin olamaz ise o misillü yerlerde a‘şârın kazâ be-kazâ dahi müzâyede ve ihâlesi câiz olacakdır. Ve bu vechle kazâ be-kazâ mezad ve ihâle olunacak mahâller a‘şârı beşinci maddede muharrer olduğu vechle başlı mahsûlün mevsim-i idrâkinden bir mâh mukaddem re’s-i livâda mezâda konulup ve altıncı maddede muharrer usûle tevfîkan ihâle-i kat‘iyye içün her bir kazâya yevm-i mahsûs ta‘yîn ile lâzım gelen mahâllere evvelce i‘lân olunup on birinci maddenin ahkâmına tatbîkan eyyâm-ı muayyenesinde hadd-i lâyıkı bulan kazâlara karârdâdesi çekilecek ve kazâlar karârdâdesinin hükmü beş gün olmakla bu beş gün içinde dîger tâlib zuhûr eder ise yüzde yarım zam etdikçe karârdâde bozulmayacakdır. Ve yüzde yarım ve daha ziyâde zam eden olur ise on ikinci maddede muharrer kâideye tevfîkan bi’l-kabûl hasmıyla muvâcehe edilip ve pey kesilip tekrâr karârdâde çekildikden ve ta‘yîn olunan beş gün müddet temâm oldukdan sonra on üçüncü maddede muharrer usûl mûcibince sûret-i kat‘iyyede ihâlesi icrâ olunacakdır. Ve toptan bir sancağın veyâ vilâyâtın a‘şârı müzâyede ve ihâle olunmayacakdır.
On Yedinci Madde — Gerek mütevellîler idâresinde olup da intikâlâtın tevsî‘inden dolayı vâridât-ı a‘şâriyyesi müddet-i ma‘lûme zarfında cânib-i mîrîden bi’l-müzâyede tâlibine ihâle edilmekde olan ve gerek min’el-kadîm müstakillen veyâhud arâzî-i mîriyye ile mahlûtan cânib-i mîrîden müzâyede ve ihâle kılınan kurâ ve mezâri‘-i mevkûfe a‘şârı bâlâda muharrer kavâide tevfîkan bi’l-müzâyede tâliblerine ihâle ve tâlibleri bulunmayanların ber-mûcib-i usûl emâneten idâresi lâzım gelecek. Ve mütevellî ve zâviyedârları idâresinde bulunan mahâller bedelâtının humsu tevsî‘-i intikâlât mukâbili mâl sandıklarına ahz ile kusûru doğrudan doğruya mütevellî ve zâviyedârlarına verilecekdir. Ve kurâ ve mezâri‘-i mevkûfe hîn-i müzâyedede mütevellî ve zâviyedârları uhdelerinde takarrür eder ise kendülerinden mâl sandıkları içün fakat bedelin humsu aranılacakdır. Ve bi’l-müzâyede ihâle olunan kurâ ve mezâri‘-i mevkûfenin bedelâtından mesârif-i ta‘şîriyye (nâmıyla)
Bulunmadığı halde toptan mezad edilerek ihâlesi câiz olacakdır.
On Altıncı Madde — Ba‘zı yerlerde aslâ tâlib bulunamamak veyâhud bulunur ise de kendülerine i‘timâd ve emniyet olunamamak sebebiyle a‘şârın köy be-köy ihâlesi kâbil ve mümkin olamaz ise o misillü yerlerde a‘şârın kazâ be-kazâ dahi müzâyede ve ihâlesi câiz olacakdır. Ve bu vechle kazâ be-kazâ mezad ve ihâle olunacak mahâller a‘şârı beşinci maddede muharrer olduğu vechle başlı mahsûlün mevsim-i idrâkinden bir mâh mukaddem re’s-i livâda mezâda konulup ve altıncı maddede muharrer usûle tevfîkan ihâle-i kat‘iyye içün her bir kazâya yevm-i mahsûs ta‘yîn ile lâzım gelen mahâllere evvelce i‘lân olunup on birinci maddenin ahkâmına tatbîkan eyyâm-ı muayyenesinde hadd-i lâyıkı bulan kazâlara karârdâdesi çekilecek ve kazâlar karârdâdesinin hükmü beş gün olmakla bu beş gün içinde dîger tâlib zuhûr eder ise yüzde yarım zam etdikçe karârdâde bozulmayacakdır. Ve yüzde yarım ve daha ziyâde zam eden olur ise on ikinci maddede muharrer kâideye tevfîkan bi’l-kabûl hasmıyla muvâcehe edilip ve pey kesilip tekrâr karârdâde çekildikden ve ta‘yîn olunan beş gün müddet temâm oldukdan sonra on üçüncü maddede muharrer usûl mûcibince sûret-i kat‘iyyede ihâlesi icrâ olunacakdır. Ve toptan bir sancağın veyâ vilâyâtın a‘şârı müzâyede ve ihâle olunmayacakdır.
On Yedinci Madde — Gerek mütevellîler idâresinde olup da intikâlâtın tevsî‘inden dolayı vâridât-ı a‘şâriyyesi müddet-i ma‘lûme zarfında cânib-i mîrîden bi’l-müzâyede tâlibine ihâle edilmekde olan ve gerek min’el-kadîm müstakillen veyâhud arâzî-i mîriyye ile mahlûtan cânib-i mîrîden müzâyede ve ihâle kılınan kurâ ve mezâri‘-i mevkûfe a‘şârı bâlâda muharrer kavâide tevfîkan bi’l-müzâyede tâliblerine ihâle ve tâlibleri bulunmayanların ber-mûcib-i usûl emâneten idâresi lâzım gelecek. Ve mütevellî ve zâviyedârları idâresinde bulunan mahâller bedelâtının humsu tevsî‘-i intikâlât mukâbili mâl sandıklarına ahz ile kusûru doğrudan doğruya mütevellî ve zâviyedârlarına verilecekdir. Ve kurâ ve mezâri‘-i mevkûfe hîn-i müzâyedede mütevellî ve zâviyedârları uhdelerinde takarrür eder ise kendülerinden mâl sandıkları içün fakat bedelin humsu aranılacakdır. Ve bi’l-müzâyede ihâle olunan kurâ ve mezâri‘-i mevkûfenin bedelâtından mesârif-i ta‘şîriyye (nâmıyla)