Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
41
Zirâ akd-i bey' zâten nef' ile zarar beyninde mütereddid olan ukûddandır.
968 Madde Sağîr-i mümeyyizi tecrübe içün mâlın bir mikdârını velîsi kendisine teslîm ile ahz ve i'tâya izin verebilir. Ve rüşdü tahakkuk eder ise bâkî emvâlini dahi kendisine def' ve teslîm eyler.
969 Madde Ribh kasd olunduğuna delâlet eden akd-i mükerrerler ahz ve i'tâya izindir. Meselâ bir sağîre velîsinin alış veriş et yâhûd filân cins malı al sat demesi ahz ve i'tâya izin demektir. Ammâ var çarşudan filân şeyi al yâhûd filân şeyi satıver demesi gibi yalnız bir akdin icrâsını emr etmesi ahz ve i'tâya izin demek olmayıp belki örf ve âdet üzere ol sağîri tevkîlen istihdâm kabîlinden addolunur.
970 Madde Velînin izni zamân ve mekân ve bir nev' ahz ve i'tâ ile takayyüd ve tahassus etmez. Meselâ bir gün yâhûd bir ay içün izin verse sağîr-i mümeyyiz alel-ıtlâk me'zûn olup velîsi anı hacr etmedikçe müebbeden me'zûn kalır. Ve kezâ filân çarşuda alış veriş et dese her yerde ahz ve i'tâya me'zûn olur kezâlik filân cins malı al sat dese her cins emvâli alıp satabilir.
971 Madde İzin sarâhaten olduğu gibi delâleten dahi olur. Meselâ bir sağîr-i mümeyyizi velîsi alış veriş ederken gördükde sükût edip de men' etmese delâleten izindir.
972 Madde Bir sağîre velîsi tarafından izin verildikde taht-ı izinde dâhil olan husûsâtda bâliğ menzilesinde olur ve bey' ve icâre gibi ukûdu mu'teber olur.
973 Madde Bir sağîre izin vermiş olan velîsi ba'dehû anı hacr ile ol izni ibtâl edebilir. Fakat bu vechle izin vermiş ise yine ol vechle hacr etmesi şartdır. Meselâ bir sağîre velîsi ahz ve i'tâ içün izn-i âmm verip de çarşısı halkının ma'lûmu oldukdan sonra anı hacr edecek oldukda hacri dahi
4
Zirâ akd-i bey' zâten nef' ile zarar beyninde mütereddid olan ukûddandır.
968 Madde Sağîr-i mümeyyizi tecrübe içün mâlın bir mikdârını velîsi kendisine teslîm ile ahz ve i'tâya izin verebilir. Ve rüşdü tahakkuk eder ise bâkî emvâlini dahi kendisine def' ve teslîm eyler.
969 Madde Ribh kasd olunduğuna delâlet eden akd-i mükerrerler ahz ve i'tâya izindir. Meselâ bir sağîre velîsinin alış veriş et yâhûd filân cins malı al sat demesi ahz ve i'tâya izin demektir. Ammâ var çarşudan filân şeyi al yâhûd filân şeyi satıver demesi gibi yalnız bir akdin icrâsını emr etmesi ahz ve i'tâya izin demek olmayıp belki örf ve âdet üzere ol sağîri tevkîlen istihdâm kabîlinden addolunur.
970 Madde Velînin izni zamân ve mekân ve bir nev' ahz ve i'tâ ile takayyüd ve tahassus etmez. Meselâ bir gün yâhûd bir ay içün izin verse sağîr-i mümeyyiz alel-ıtlâk me'zûn olup velîsi anı hacr etmedikçe müebbeden me'zûn kalır. Ve kezâ filân çarşuda alış veriş et dese her yerde ahz ve i'tâya me'zûn olur kezâlik filân cins malı al sat dese her cins emvâli alıp satabilir.
971 Madde İzin sarâhaten olduğu gibi delâleten dahi olur. Meselâ bir sağîr-i mümeyyizi velîsi alış veriş ederken gördükde sükût edip de men' etmese delâleten izindir.
972 Madde Bir sağîre velîsi tarafından izin verildikde taht-ı izinde dâhil olan husûsâtda bâliğ menzilesinde olur ve bey' ve icâre gibi ukûdu mu'teber olur.
973 Madde Bir sağîre izin vermiş olan velîsi ba'dehû anı hacr ile ol izni ibtâl edebilir. Fakat bu vechle izin vermiş ise yine ol vechle hacr etmesi şartdır. Meselâ bir sağîre velîsi ahz ve i'tâ içün izn-i âmm verip de çarşısı halkının ma'lûmu oldukdan sonra anı hacr edecek oldukda hacri dahi
4