Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
420
1654 Madde
Hakimin tekzibiyle dahi tenakuz mürtefi olur.
Mesela bir kimse diğer kimesnenin yedinde olan malı benimdir deyu dava edip müddei aleyh dahi ol mal falanın idi ben andan satun aldım deyu inkar etmekle müddei ikame-i beyyine edip de hükm olunsa mahkumun aleyh ol malın semeniyle bayiine rücu eder. Ve eğerçi ibtida ol mal bayiin idüğünü ikrar etmesiyle sonraki rücuu beyninde tenakuz var ise de hakimin hükmüyle bu ikrarı tekzib olunduğundan tenakuz mürtefi‘dir.
1655 Madde
Mahall-i hafa olup da müddeinin mazereti zahir olur ise tenakuz mafuv olur.
Mesela bir kimse bir haneyi isticar ettikten sonra ben sağir iken pederim bu haneyi benim için iştira etmiş ve hîn-i isticarda haberim yok idi deyu mucirden iddia ve bu yolda bir kıt‘a sened ibraz eylese davası mesmu olur.
Kezalik bir kimse bu haneyi isticar ettikten sonra vaktiyle ol hane kendisine pederinden irsen intikal eylemiş idüğüne vakıf olup da mucirden iddia eylese davası istima kılınır.
1656 Madde
Taksim-i terekeye ibtina, maksumun müşterek olduğunu ikrardır. Binaenaleyh ba‘de’t-taksim maksumu benimdir deyu dava etmek tenakuzdur.
Mesela terekenin taksiminden sonra vereseden birisi ayan-ı maksumeden birini ben müteveffadan satun almış idim yahut müteveffa anı hal-i sıhhatinde bana hibe ve teslim etmiş idi deyu iddia etse mesmu olmaz. Fakat ben sağir iken müteveffa ol malı bana vermiş, vakt-i taksimde bilmiyordum der ise mazur ve davası mesmu olur.
1657 Madde
Mütenakız görünen iki kelamın tevfiki mümkün olup da müddei dahi tevfik eder ise tenakuz mürtefi olur.
Mesela bir hanede müstecir olduğunu ikrar etmiş iken bu hane benimdir deyu dava etse istima olunmaz. Amma müstecir idim sonra sahibinden satun aldım deyu tevfik edilse davası istima olunur.
Ve kezalik bir kimse cihet-i karzdan malumü'l-mikdar guruş dava edip de müddealeyh dahi ben senden bir şey almadım ve seninle beynimizde hiç bir muamele cari olmamıştır yahut ben seni asla tanımam deyip de müddei ikame-i beyyine ettikten (sonra)
1654 Madde
Hakimin tekzibiyle dahi tenakuz mürtefi olur.
Mesela bir kimse diğer kimesnenin yedinde olan malı benimdir deyu dava edip müddei aleyh dahi ol mal falanın idi ben andan satun aldım deyu inkar etmekle müddei ikame-i beyyine edip de hükm olunsa mahkumun aleyh ol malın semeniyle bayiine rücu eder. Ve eğerçi ibtida ol mal bayiin idüğünü ikrar etmesiyle sonraki rücuu beyninde tenakuz var ise de hakimin hükmüyle bu ikrarı tekzib olunduğundan tenakuz mürtefi‘dir.
1655 Madde
Mahall-i hafa olup da müddeinin mazereti zahir olur ise tenakuz mafuv olur.
Mesela bir kimse bir haneyi isticar ettikten sonra ben sağir iken pederim bu haneyi benim için iştira etmiş ve hîn-i isticarda haberim yok idi deyu mucirden iddia ve bu yolda bir kıt‘a sened ibraz eylese davası mesmu olur.
Kezalik bir kimse bu haneyi isticar ettikten sonra vaktiyle ol hane kendisine pederinden irsen intikal eylemiş idüğüne vakıf olup da mucirden iddia eylese davası istima kılınır.
1656 Madde
Taksim-i terekeye ibtina, maksumun müşterek olduğunu ikrardır. Binaenaleyh ba‘de’t-taksim maksumu benimdir deyu dava etmek tenakuzdur.
Mesela terekenin taksiminden sonra vereseden birisi ayan-ı maksumeden birini ben müteveffadan satun almış idim yahut müteveffa anı hal-i sıhhatinde bana hibe ve teslim etmiş idi deyu iddia etse mesmu olmaz. Fakat ben sağir iken müteveffa ol malı bana vermiş, vakt-i taksimde bilmiyordum der ise mazur ve davası mesmu olur.
1657 Madde
Mütenakız görünen iki kelamın tevfiki mümkün olup da müddei dahi tevfik eder ise tenakuz mürtefi olur.
Mesela bir hanede müstecir olduğunu ikrar etmiş iken bu hane benimdir deyu dava etse istima olunmaz. Amma müstecir idim sonra sahibinden satun aldım deyu tevfik edilse davası istima olunur.
Ve kezalik bir kimse cihet-i karzdan malumü'l-mikdar guruş dava edip de müddealeyh dahi ben senden bir şey almadım ve seninle beynimizde hiç bir muamele cari olmamıştır yahut ben seni asla tanımam deyip de müddei ikame-i beyyine ettikten (sonra)