⚠️

Deneysel Transliterasyon (Orijinal kaynaklara danışınız!)

  • Burada görülen çıktı, büyük dil modeli tarafından üretilmiş ve herhangi bir düzeltmeden geçirilmeden, birebir yansıtılmıştır.
  • Bu metnin hatalar ve eksikler içermesi olasıdır. Sadece referans ve ön izleme amaçlı kullanılmalıdır. Daima birincil kaynaklara başvurunuz.
  • Düstur metni Kongre Kütüphanesi adresinden alınmıştır. (Turkey, and Abdülhamid Ii Collection. Düstur. [Istanbul: Matbaa-i Amire Ankara: Başbakanlık Basımevi, 1863] Periodical. https://www.loc.gov/item/ne62000951/.)
Page 57
Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
43

983 Madde Bir sağîrin rüşdü sâbit olmadın emvâli vasîsi tarafından kendisine verilip de ol sağîrin yedinde zâyi‘ olsa yâhud sağîr itlâf etse vasî dâmin olur.

984 Madde Bir sağîrin bulûğu üzerine malı kendisine verilmeyip de ba‘dehu sefîh olduğu tahakkuk etse hâkim tarafından hacr olunur.

985 Madde Hadd-i bulûğ ihtilâm ve ihbâl (ya‘ni gebe eylemek) ve hayz ve habel (ya‘ni gebe olmak) ile sâbit olur.

986 Madde Sinn-i bulûğun mebdei erkekde tâm on iki ve kızda tâm dokuz ve müntehâsı ikisinde dahi tâm on beş yaşdır ve bir erkek on iki ve bir kız dokuz yaşını tekmîl edip de bâliğ olmasa bâliğ oluncaya dek mürâhik ve mürâhika denilir.

987 Madde Müntehâ-yı sinn-i bulûğa varmış iken kendisinde âsâr-ı bulûğ zâhir olmayan kimse hükmen bâliğ add olunur.

988 Madde Mebde-i sinn-i bulûğa varmayan bir çocuk bâliğim deyu da‘vâ eylese kabûl olunmaz.

989 Madde Bir mürâhik yâhud mürâhika huzûr-ı hâkimde bâliğ olduğunu ikrâr ettikde cüssesinin bulûğa tahammülü olmamak hasebiyle zâhir-i hâl kendisini mükezzib olur ise bu ikrârı tasdîk olunmaz ve eğer cüssesinin bulûğa tahammülü olup da zâhir-i hâl kendisini tekzîb etmez ise tasdîk olunur ve ukûd ve ikrârı nâfiz ve mu‘teber olur ve bir müddet sonra ben ol vakit ya‘ni hîn-i ikrârda bâliğ değil idim deyu ba‘de’l-ikrâr vâki‘ olan tasarrufât-ı kavliyesini feshetmek istese ona iltifât ve i‘tibâr olunmaz.

Fasl-ı Sâlis

( Sefîh-i mahcûr hakkındadır )

990 Madde Sefîh-i mahcûr mu‘âmelâtda sağîr-i mümeyyiz gibidir fakat sefîhin velîsi ancak hâkimdir anın üzerinde eb ve ceddin ve vasîlerinin hakk-ı velâyeti yoktur.