Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
68
Binâen aleyh deyn-i müşterekin kabl'el-kabz taksimi sahih olmaz.
Meselâ müteveffânın müteaddid kimseler zimmetinde alacağı olub da filânda olan alacağı filân vârisin ve filânda olan alacağı filân vârisin olmak üzere taksim olunsa sahih olmaz.
Ve bu suretde vârislerden biri ne tahsil eder ise vâris-i dîger aña müşârik olur (Bâb-ı evvelin fasl-ı sâlisine bak).
1124 Madde: Hisseler temyiz ve ifrâz olunmadıkça kısmet sahih olmaz.
Meselâ müşterek bir yığın buğday sâhiblerinden biri dîgerine sen yığının şu tarafını al bu tarafı benim olsun dese taksim olunmuş olmaz.
1125 Madde: Maksum hîn-i kısmetde müşâriklerin mülkü olmak şartdır.
Binâen aleyh ba'de'l-kısme maksumun mecmuuna biri müstehak çıksa kısmet bâtıl olur.
Ve kezâ maksumun nısf ve sülüs gibi bir cüz-i şâyiine müstehak çıksa kısmet bâtıl olub maksumun tekrar taksimi lâzım gelir.
Kezâlik bir hissenin mecmuuna müstehak çıksa kısmet bâtıl olub hisse-i bâkıye hissedârlar beyninde müşterek olur.
Ve eğer yalnız bir hissenin bir mikdâr-ı muayyenine yâhud bir cüz-i şâyiine müstehak çıksa ol hisse sâhibi muhayyerdir;
dilerse kısmeti fesheder,
ve dilerse feshetmeyüb mikdâr-ı noksâniyle dîger hissedâra rücû' eder.
Meselâ yüz altmış arşun bir arsa münâsafeten ikiye taksim olundukdan sonra bir hissenin nısfına biri müstehak çıksa ol hisse sâhibi dilerse kısmeti fesheder
ve dilerse hissesinin rub'ile müşârikine rücû' eder ya'ni anın hissesinden yirmi arşun mahalli alır. Ve her hissenin bir mikdâr-ı muayyenine müstehak çıkdığı takdirde eğer müsâvât üzere ise kısmet fesholunmaz.
Ve eğer birininkisi az ve birininkisi çok ise ancak mikdâr-ı ziyâdeye i'tibâr olunur.
Ve yalnız birinin hissesinden bir mikdâr-ı muayyene müstehak çıkmış gibi olur.
Ve ziyâde kimin hissesine isâbet etmiş ise ber vech-i bâlâ muhayyer olub dilerse kısmeti fesheder.
(ve dilerse)
Binâen aleyh deyn-i müşterekin kabl'el-kabz taksimi sahih olmaz.
Meselâ müteveffânın müteaddid kimseler zimmetinde alacağı olub da filânda olan alacağı filân vârisin ve filânda olan alacağı filân vârisin olmak üzere taksim olunsa sahih olmaz.
Ve bu suretde vârislerden biri ne tahsil eder ise vâris-i dîger aña müşârik olur (Bâb-ı evvelin fasl-ı sâlisine bak).
1124 Madde: Hisseler temyiz ve ifrâz olunmadıkça kısmet sahih olmaz.
Meselâ müşterek bir yığın buğday sâhiblerinden biri dîgerine sen yığının şu tarafını al bu tarafı benim olsun dese taksim olunmuş olmaz.
1125 Madde: Maksum hîn-i kısmetde müşâriklerin mülkü olmak şartdır.
Binâen aleyh ba'de'l-kısme maksumun mecmuuna biri müstehak çıksa kısmet bâtıl olur.
Ve kezâ maksumun nısf ve sülüs gibi bir cüz-i şâyiine müstehak çıksa kısmet bâtıl olub maksumun tekrar taksimi lâzım gelir.
Kezâlik bir hissenin mecmuuna müstehak çıksa kısmet bâtıl olub hisse-i bâkıye hissedârlar beyninde müşterek olur.
Ve eğer yalnız bir hissenin bir mikdâr-ı muayyenine yâhud bir cüz-i şâyiine müstehak çıksa ol hisse sâhibi muhayyerdir;
dilerse kısmeti fesheder,
ve dilerse feshetmeyüb mikdâr-ı noksâniyle dîger hissedâra rücû' eder.
Meselâ yüz altmış arşun bir arsa münâsafeten ikiye taksim olundukdan sonra bir hissenin nısfına biri müstehak çıksa ol hisse sâhibi dilerse kısmeti fesheder
ve dilerse hissesinin rub'ile müşârikine rücû' eder ya'ni anın hissesinden yirmi arşun mahalli alır. Ve her hissenin bir mikdâr-ı muayyenine müstehak çıkdığı takdirde eğer müsâvât üzere ise kısmet fesholunmaz.
Ve eğer birininkisi az ve birininkisi çok ise ancak mikdâr-ı ziyâdeye i'tibâr olunur.
Ve yalnız birinin hissesinden bir mikdâr-ı muayyene müstehak çıkmış gibi olur.
Ve ziyâde kimin hissesine isâbet etmiş ise ber vech-i bâlâ muhayyer olub dilerse kısmeti fesheder.
(ve dilerse)